Kullananlar, tuzun günlük rutininizi iyileştirmenin en iyi yolu olduğunu ve vücudun daha iyi nemlenmesine, sindirimine ve detoksifikasyonuna yardımcı olduğunu iddia ediyor.
Hatta bir TikTok fenomeni, “Eğer sade su içiyorsanız, muhtemelen yeterince sıvı almıyorsunuzdur.” dedi. Ancak uzmanlar yıllardır aşırı sodyum alımı konusunda uyarılarda bulunuyor ve günlük alımın 2.300 mg’ı geçmemesini öneriyor. Oysa:
Çok fazla sodyum kan basıncını yükseltebilir ve felç ve kalp krizi riskini artırabilir.
Ancak bazıları suyuna iki çay kaşığı tuz ekliyor ve bu da 3.360 mg sodyum anlamına geliyor. Bu, sadece bir bardak suda önerilen günlük miktarın 1.000 mg üzerinde.
Peki, gerçek nedir? Sudaki tuz sıvı ihtiyacınızı karşılar mı yoksa sağlığınıza zarar verebilir mi? Uzmanlar bu eğilimin hiçbir faydasının olmadığını söylüyor.
Diyetisyen , “Bu faydalı değil” diyor. Sıvı ihtiyacınızı karşılamak için sadece su yeterli olurken, içine tuz eklemek sağlığa zararlı bile olabilir.
Amerikan Kalp Derneği’ne göre aşırı sodyum alımı şişkinliğe, kilo alımına ve uyku sorunlarına yol açabiliyor. Ayrıca, aşırı sodyum bazı insan grupları için, özellikle yüksek tansiyonu veya böbrek sorunları olanlar için tehlikeli olabilir.
Suyun içindeki tuzun vücudun detoksifikasyonuna yardımcı olduğu iddiasına gelince, Young böbreklerin zaten doğal olarak toksinleri kendi kendine temizlediğini, dolayısıyla vücuda daha fazla “yardım” etmeye gerek olmadığını belirtiyor.
PEKİ YA SİNDİRİM?
Young, herhangi bir faydanın tuzdan değil, suyun kendisinden kaynaklandığını söylüyor.
İnsanlar neden tuzun sıvı alımına yardımcı olduğuna inanıyor?
Bu eğilimin muhtemelen bir başka takıntıyla, elektrolitlerle de ilgisi var.
Sodyum, potasyum ve magnezyum gibi elektrolitler vücudun düzgün çalışmasına yardımcı olan önemli minerallerdir. Ancak uzmana göre insanların çoğu bunları yiyeceklerden alıyor ve ayrıca içeceklerle tüketmelerine gerek yok.
Örneğin, sodyum ekmekte, soslarda ve baharatlarda bulunurken, meyve ve sebzeler potasyum ve magnezyum açısından zengin kaynaklardır.
Ek elektrolitlere ihtiyaç duyan tek kişiler, uzun süre ve yoğun antrenman yapan sporcular (örneğin maraton koşucuları, uzun mesafe bisikletçileri) ve bazı ilaçların bir sonucu olabilen hiponatremi (kandaki sodyum seviyesinin düşmesi) sorunu yaşayan kişilerdir.
Uzman, “Beslenmeniz yoluyla yeterli sodyum almamanız neredeyse imkansızdır” diyor. “Sade su içmek yeterlidir.”
Suyunuza tuz eklemek isterseniz uzman, bir çay kaşığının sekizde birinden fazla tuz eklememenizi öneriyor. Ancak elektrolit alımınız konusunda endişeleriniz varsa elektrolitli içecekler tuzlu sudan daha iyi bir seçimdir, çünkü sadece sodyum değil, potasyum ve magnezyum gibi diğer mineralleri de içerir.
SODYUM ALIMI
Sodyum vücuttaki sıvıların düzenlenmesi için önemlidir, ancak zaten beslenme yoluyla yeterli miktarda alıyoruz. Tuzlu su içmek, sizi kolayca önerilen sınırın üzerine çıkarabilir.
Gıdalardaki en büyük sodyum kaynakları işlenmiş etler (jambon, sosis, peynir, cips ve benzeri yiyecekler), hazır soslar ve salata sosları, ekmek, dondurulmuş hazır yemekler, çorbalar, karides ve pizza gibi fast food’lardır. Bazıları çoğunlukla taze, işlenmemiş gıdalar yiyen insanların yeterli sodyum tüketmediğini savunuyor.