Ortadoğu’da şubat ayı sonunda patlak veren savaşın küresel enerji hatlarında yarattığı tahribat, Avrupa ekonomisinin üzerinde kara bulutlar gezdirmeye devam ediyor. Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başekonomisti Philip Lane, bölgede tırmanan jeopolitik gerilimin ve fırlayan enerji maliyetlerinin Euro Bölgesi makroekonomik görünümünü belirgin şekilde kötüleştirdiğini resmen ilan etti.
Japonya’nın prestijli ekonomi gazetesi Nikkei’ye kapsamlı bir mülakat veren Lane, yüksek enerji fiyatlarının kıta genelinde tüketim ve yatırımları baltaladığını, bu durumun net bir enerji ithalatçısı olan Avrupa ekonomisi üzerinde ağır bir ayak bağına dönüştüğünü vurguladı.

ENFLASYON TAHMİNLERİ YUKARI REVİZE EDİLECEK
Başekonomist Philip Lane, petrol fiyatlarının bankanın mart ayındaki resmi öngörülerinin çok üzerinde seyrettiğine dikkat çekti. ABD’den gelen sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) sevkiyatlarının enerji piyasasındaki ani şoku bir nebze de olsa hafiflettiğini belirten Lane, buna rağmen üretim ve lojistik hatlarındaki enflasyonist baskının yukarı yönlü sürmesini engelleyemediklerini kaydetti.
Bölgedeki askeri çatışmaların uzamasının Avrupa genelinde çok daha uzun süreli bir ekonomik zayıflama ve durgunluk (resesyon) dönemini tetikleyebileceğini ifade eden Lane, ECB’nin 11 Haziran’daki kritik faiz toplantısında üç aylık yeni makroekonomik tahmin raporunu masaya yatıracaklarını ve haziran ayında enflasyon tahminlerini muhtemelen daha da yukarı yönlü revize etmek zorunda kalacaklarını açıkladı.
MASADA ÜÇ FARKLI SAVAŞ SENARYOSU VAR
Orta Ölçekli Şok Senaryosu: Enerji şokunun kalıcı ancak orta ölçekte kalması durumunda, ECB’nin mevcut duruşunu koruyarak sınırlı bir faiz tepkisi vermesi yeterli olacak.
Doğrusal Olmayan Büyüme Senaryosu: Orta Doğu’daki krizin kontrolsüz ve doğrusal olmayan bir şekilde büyümesi, petrolün tırmanmaya devam etmesi halinde ise Euro Bölgesi’ni korumak adına çok daha güçlü ve agresif bir parasal sıkılaşma (faiz artışı) döngüsü kaçınılmaz hale gelecek.
“2022’DEKİ GECİKME HATALARI TEKRARLANMAYACAK”
Rusya-Ukrayna Savaşı’nın patlak verdiği dönemde ECB’nin enflasyonist şoka müdahale etmekte çok geciktiğine ve sınıfta kaldığına yönelik uluslararası eleştirilere de doğrudan yanıt veren Başekonomist Lane, 2022 yılındaki şartlar ile bugünün oldukça farklı olduğunu savundu.
Lane, 2022 yılında pandemi sonrasında hızla açılan talep yönlü, aşırı ısınmış bir ekonomi ve negatif faiz ortamı olduğunu hatırlatarak, bugün ise Avrupa genelinde iç talebin zaten oldukça zayıf seyrettiğini belirtti. ECB’nin bu yeni jeopolitik şoka faizlerin ve enflasyonun yüzde 2 civarında dengelendiği “nötr” bir pozisyonda yakalandığını kaydeden Lane, bankanın süreci anlık olarak izlediğini ve kararların tamamen gelecekteki verilere göre şekilleneceğini sözlerine ekledi.
PİYASALARDA 11 HAZİRAN BEKLENTİSİ: FAİZLER %2,25’E ÇIKABİLİR
ECB kanadından gelen bu temkinli ve sıkılaşma yanlısı açıklamalar, uluslararası para piyasalarındaki faiz artışı beklentilerini zirveye taşıdı. Finans analistleri, ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı’nın açılmasını sağlayacak kalıcı ve somut bir barış anlaşması imzalanamadığı sürece, Avrupa’da enflasyonun kontrolden çıkmaması için faiz artışının tek çare olduğunu belirtiyor.
Küresel risk primlerini ve artan enflasyonist baskıları değerlendiren yatırım bankası analistleri, ECB’nin 11 Haziran’daki tarihi toplantıda politika faizini yüzde 2 seviyesinden yüzde 2,25 seviyesine yükselterek yeni bir sıkılaşma periyodu başlatabileceğini öngörüyor.