Yalova’dan geçen yıl 4 Ağustos’ta saat 15.10’da Bozcaada’ya gitmek üzere denize açıldığı ‘Graywolf’ isimli teknesi parçalanmış ve yarı batık halde bulunan iş insanı Halit Yukay’ın, arama çalışmalarının 19’uncu gününde, Balıkesir’in Erdek ilçesinin 7 mil açığında, denizin 68 metre derinliğinde cansız bedeni bulundu. Yukay’ın cansız bedeni kaybolduktan 30 gün sonra 3 Eylül’de, TCG Alemdar kurtarma gemisindeki özel eğitimli dalgıçlar tarafından çıkarıldı. 68 metre derinlikten asansör sistemiyle çıkarılan Yukay’ın cenazesi, Bursa Adli Tıp Kurumu’ndaki otopsinin ardından 6 Eylül’de Ümraniye Hekimbaşı Mezarlığı’nda toprağa verildi.
İş insanının ölümüne ilişkin Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, Yukay’ın parçalanmış yatına çarptığı öne sürülen ve önünde sürtme izleri tespit edilen ‘Arel 7’ isimli yük gemisinin kaptanı Cemal Tokatlıoğlu, ‘Taksirle ölüme neden olma’ suçlamasıyla Yalova’da gözaltına alınıp, yurt dışı çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı sonrası Tokatlıoğlu, 10 Ağustos’ta İstanbul’da yeniden gözaltına alınıp, tutuklandı. Cemal Tokatlıoğlu’nun, Erdek 3’üncü Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 23 Ekim’de tahliye edildiği öğrenildi.
Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, gemi kaptanı Tokatlıoğlu’nun ‘Taksirle ölüme neden olma’ suçlamasıyla 3 yıldan 9 yıla kadar, şirket yetkilisi Arda G. (45) ile gemi mürettebatı Ahmet S. (58), Erhan E. (52), İsa A. (52), Metin S. (50), Muhammet F.G. (27), Oğuzhan D. (27), Ramazan D. (56) ve Tahir B.’nin (60) ‘Yardım ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeme sonucu ölüme neden olma’ suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar ayrı ayrı hapis cezası istendi.
Erdek 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde davanın üçüncü duruşması bugün görüldü. Duruşmaya Yukay’ın eşi ile babası ile taraf avukatları katıldı. Duruşmada tercüman aracılığıyla söz verilen Yukay’ın eşi Ourania Stypa Yukay, eşinin ölümünden duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Yukay’ın babası Muhittin Can Yukay da geminin tekneye çarptığının belli olduğunu ifade ederek, “Şikayetimizi devam ettiriyoruz” dedi. Yukay’ın avukatı Emine Selma Esen de sanıkların tutuklu yargılanmasını talep ederek, dosyaya gelen Adli Tıp Kurumu raporunda Halit Yukay’ın ölüm nedeninin ‘AREL-7’ isimli kuru yük gemisiyle çarpışma sonucu boğulma olduğunun belirlendiğini söyledi.
Olayın meydana geliş şeklinin net olduğunu belirten Esen, “AREL-7 gemisi, açık denizde gitmemesi gereken bir rotada seyahat ederken Halit Yukay’ın teknesine çarpmıştır ve gözcüsüz hareket ettiği için bu kazaya sebebiyet vermiştir. Sanıklar, olay yerini terk ederek delilleri karartmaya çalışarak yetkililere haber vermemişlerdir. Halit Yukay, canlı bir şekilde suda ölüme terk edilmiştir. Biz sanıkların kamu adına dışarıda gezmelerini bir tehlike olarak görüyoruz. Bu sebeple hem kamu vicdanı hem de adaletin yerine gelmesi açısından Adli Tıp’tan gelen son rapor doğrultusunda da Halit Yukay’ı öldüren ve ölüme terk eden bu şahısların tutuklu yargılanmasını talep ediyoruz” diye konuştu.
AREL-7 gemisinin kaptanı Cemal Tokatlıoğlu’nun avukatı Nuri Koray Kurun ise Adli Tıp Kurumu raporunu düzenleyen kişilerin denizcilikle ilgili bir bilgilerinin olmadığını öne sürerek raporu kabul etmediklerini söyledi. Çarpışmanın olup, olmadığının tam olarak ispatlanmadığını öne süren Kurun, “Kendim de gemi kaptanıyım. Bu çarpışma gerçekten oldu mu? Müvekkilim çarpışmanın olmadığını söylüyor. Açıkça bunu tam olarak netleştirmek lazım. AIS sistemi, Halit Yukay’ın teknesinde bulunmuyor. Dolayısıyla ikisinin rotasının örtüştüğünü göremiyoruz. Suçluyu bulmak istiyorsak, tüm detayların konuşulması lazım. Müvekkilim hakkındaki suçlamayı kabul etmiyorum. Halit Yukay’a ait ‘Graywolf’ teknesindeki bağlama kütüğündeki raporların, sertifikaların ve teknik belgelerin dosyaya eklenmesini talep ediyorum” dedi.
Delillerin tümünün toplanmamış olması ve kaçma şüphesi gerekçesiyle gemi kaptanı Tokatlıoğlu’nun yurt dışına çıkış yasağının devamına karar verilirken, Yukay’ın sol kolunda takılı olan ‘mavi kordonlu’ akıllı saatin içerisinden veri elde edilmesinin mümkün olup olmadığı ile ilgili Adli Tıp Kurumu Bilişim İhtisas Dairesine müzekkere yazılarak rapor aldırılması istendi.
Mahkeme hakimi, ara kararında, olayın gerçekleşme ihtimaline ilişkin değerlendirme yapılmaksızın Halit Yukay’ın ölüm nedeninin suda boğulma kaynaklı mı yoksa vücuduna isabet eden parçalardan mı kaynaklandığı hususunda rapor tanzim edilmesi için müzekkere yazılmış olduğu ve tanzim edilen raporda ‘teknik değerlendirmeden dışarı çıkılarak iddia konusu olayın gerçekleşme şekline yönelik değerlendirme ibarelerine yer verildiği’ gerekçesiyle yeniden rapor alınmasını istedi. Ara kararda, ‘Adli Tıp Kurumu Adli Tıp Üst Kurulu’na müzekkere yazılıp, olayın gerçekleşme şekline ilişkin değerlendirme yapılması gerektiği hususu büyük harflerle ve altı çizili olarak özellikle belirtilmek suretiyle iddiaya konu olayın gerçekleşme şekline ilişkin değerlendirme yapılmaksızın sadece Halit Yukay’ın ölüm nedeninin suda boğulmadan kaynaklı mı yoksa vücuduna isabet eden parçalardan mı kaynaklandığı hususunda rapor tanzim edilmesinin istenilmesine’ hükmedildi.
Halit Yukay’a ait ‘Graywolf’ isimli teknenin bağlama kütüğündeki tüm teknik evrakların mahkemeye gönderilmesi için İstanbul Liman Başkanlığı’na müzekkere yazılmasına da karar veren mahkeme hakimi, duruşmayı 10 Temmuz’a erteledi.