MÜJDE IŞIL İstanbul – İstanbul’un sinema üretimini desteklemek; şehrin sinema alanındaki üretim potansiyelini ulusal ve uluslararası düzeyde görünür kılmak amacıyla kurulan İstanbul Sinema Ofisi kapılarını açtı. Ofis; sektörün temsilcileri, akademisyenler, genç sinemacılar ve uluslararası paydaşlarla birlikte çalışmalar yapılan bir kültür mekânı ve operasyonel destek merkezi olarak hizmet verecek.
İstanbul Sinema Ofisi’nin bulunduğu bina geçmişte Karikatür ve Mizah Müzesi’ne ev sahipliği yapıyordu. Kasımpaşa’daki bu müze, Müze Gazhane’ye taşınınca mevcut bina İBB Miras’ın yeniden işlevlendirme çalışmalarıyla, İstanbul Sinema Ofisi’ne dönüştürüldü.

Yıl boyu etkinlikler
Toplam 1910 metrekarelik kullanım alanına sahip olan, teras dahil üç katlı İstanbul Sinema Ofisi’nde 72 kişilik cep sineması, kütüphane, izleme üniteleri, amfi, kurgu stüdyosu ve açık çalışma alanları bulunuyor. İBB yetki alanındaki mekânlarda gerçekleştirilecek prodüksiyonlar için izin süreçlerini kolaylaştıran bir koordinasyon alanı olarak hizmet veriyor. Böylece İstanbul’un bir film platosu olarak etkinliğini artırmak hedefleniyor. Ayrıca uluslararası festivaller ve sinemacılar arasındaki etkileşimi büyütüp İstanbul’un sinema ekosistemini güçlendirmek de…
İstanbul Sinema Ofisi, yıl boyunca düzenlenecek mesleki eğitim programları, atölyeler ve ustalık sınıfları aracılığıyla profesyonelleri, akademisyenleri ve sinema öğrencilerini aynı platformda buluşturacak. Uzun süreli sinema dersleri, sinema tarihi seminerleri, uygulamalı atölye ve ustalık sınıfları, söyleşiler, film gösterimleri sinemaseverleri bekliyor.

Suha Arın arşivi
Belgeselin büyük ustası Suha Arın’ın zengin arşivi İstanbul Sinema Ofisi çatısı altında yer alıyor. Arın ailesi tarafından 2025’te bağışlanan bu arşivde film bobinleri, ses bantları, video kasetler, belgesel DVD’leri, film ve video ekipmanları bulunuyor. Arşivin bazı kısımları, ilerleyen zaman içinde dijital olarak da erişime açılacak. İstanbul Sinema Ofisi’nin ilk süreli sergisi “Perdeden Önce: Erol Ağakay Mimeray Arşivi” ise Yeşilçam’ın hafızasını ve Türk sinemasının görsel belleğini yansıtıyor. Hasan Mithat Ağakay’dan Erol Ağakay’a uzanan üç kuşaklık aile emeğinin bir dökümü olan sergi, sinema fenerlerinden el boyaması afişlere, lobi kartlarından billboard uygulamalarına kadar Türk sinemasının kamusal yüzünü şekillendiren nadide eserleri gün yüzüne çıkarıyor. Sergi, 12 Mayıs 2027’ye kadar açık.