İstanbul Üniversitesi’nde gerçekleştirilen görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarının sonuçları açıklandı. Sonuç tablosuna göre, yazılı sınavda üst sıralarda yer alan adaylar sözlü sınav puanlarının ardından atanmaya hak kazanamadı. Yazılı sınav sıralamasında daha gerilerde bulunan adaylar ise yönetici kadrolarına yerleştirildi. Şube müdürlüğü kadrolarına yapılan atamalarda yazılı sınav başarı sıralamasının mülakat puanlarıyla bütünüyle değişmesi, kamu personel sistemindeki liyakat tartışmalarını yeniden başlattı.
YAZILI SINAV BİRİNCİLERİNE RET, 8. VE 9. SIRADAKİLERE ATAMA
Konuya ilişkin Evrensel Gazetesi’nden Eylem Nazlıer’e konuşan Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Merkez Yürütme Kurulu Üyesi İzzet İldeş, atama sürecindeki tabloyu değerlendirdi. Şube müdürlüğü kadrolarına ilişkin sonuçlara dikkat çeken İldeş, “İstanbul Üniversitesi’nde gerçekleştirilen görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavları, bir kez daha kamu personel sisteminin en büyük yarası olan liyakat sorununu ve sözlü sınavların adaletsizliğini gözler önüne sermiştir. Yazılı sınavda başarı göstererek üst sıralarda yer alan emekçilerin, hiçbir objektif kriter sunulmaksızın sözlü sınav aşamasında elenmesi ve sıralamanın en altındaki adayların atanması kabul edilemez bir durumdur” dedi.
Atamaların açıklanmaya muhtaç olduğunu belirten İldeş, “Yazılı sınavda başarı sıralaması birinci ve ikinci olan adaylar atanmaya hak kazanamazken, listenin sonunda yer alan sekizinci ve dokuzuncu sıradaki adayların yüksek mülakat puanlarıyla atanması açıklanmaya muhtaçtır. Kamu hizmetinde tarafsızlığın esas olduğu yerde bu sonuçlar, siyasi referansların liyakatin önüne geçtiği yönündeki tartışmaları güçlendirmektedir” ifadelerini kullandı.
“LİYAKAT DEĞİL SADAKAT ÖLÇÜLÜYOR”
İldeş, Rektör Osman Bülent Zülfikar dönemindeki uygulamalara işaret ederek üniversite yönetimine şeffaflık çağrısı yaptı:
“Rektör Osman Bülent Zülfikar döneminde gerçekleştirilen bu atamaların; kimler tarafından, hangi gerekçelerle ve çalışma arkadaşlığı/akrabalık ilişkileri gözetilerek yapıldığına dair soruların cevabı acilen kamuoyuna açıklanmalıdır. Sözlü sınavlar, ne yazık ki liyakatin değil, “sadakat” ilişkilerinin ölçüldüğü bir eleme mekanizmasına dönüştürülmüştür. İstanbul Üniversitesi yönetimini; kamu personel sistemine duyulan güveni zedeleyen bu uygulamalara son vermeye, şeffaflığı esas almaya ve sınav sonuçlarını objektif gerekçeleriyle kamuoyuyla paylaşmaya davet ediyoruz.”
ATAMALAR VE MÜLAKAT PUANLARI MECLİS GÜNDEMİNDE
Emek Partisi (EMEP) İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarında ortaya çıkan sonuçları Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıdı. Kamu görevlerine yapılacak atamalarda liyakat ve kariyer ilkelerinin korunmasının kamu hizmetinin etkin ve tarafsız yürütülmesi açısından temel bir gereklilik olduğunu belirten Bayhan, Milli Eğitim Bakanlığı’nın yanıtlaması istemiyle bir soru önergesi verdi.
SORU ÖNERGESİNDE YER ALAN “HÜLLE” VE “AKRABALIK” İDDİALARI
Bayhan, hazırladığı soru önergesinde şu sorulara yanıt verilmesini talep etti:
İstanbul Üniversitesinde daha önceki Şube Müdürlüğü sınavlarında yazılı sınav puanda sıralamaya giren adayların yerine sözlü sınav marifetiyle sıralama değiştirilmiş midir? Değiştirilmediyse hangi gerekçe ile bu seneki sınavda değişikliklere gidilmiştir?
Söz konusu sınavlarda yazılı sınavda ilk sıralarda yer aldığı halde sözlü sınav sonucunda atanmaya hak kazanamayan aday sayısı kaçtır?
2 Kişinin atanacağı Şube Müdürü kadrosuna Sınavda 1. Ve 2. Olanların yerine sınav sıralamasının sonunda (8. Ve 9.) yer alan kişilerin atanması hangi saikler ile oluşmuştur? Mülakatta herkese 70-80 veren komisyon üyeleri bu kişileri atamak için 95 üzeri notu hangi temele dayanarak vermiştir?
İstisnai memurluk kanalıyla (Fakülte Sekreteri, Enstitü Sekreteri, Yüksekokul Sekreteri, Daire Başkanı vb. kadrolara atama sonrası görevi değiştirilerek şube müdürü ataması yapılmakta mıdır? Yapılıyorsa mevcut Üniversitenizde Şube Müdürü kadrosunda çalışanlarından kaç tanesi görevde yükselme sınavı ile kaç tanesi yukarıda bahsedilen yöntemle (hülle) şube müdürü olarak atanmıştır?
Rektör Osman Bülent Zülfikar döneminde kaç tane Daire Başkanı, Fakülte, Enstitü, Yüksekokul Sekreteri kadrosuna atama yapılmıştır? Bunların içinde Onkoloji Enstitüsü içinden çalışma arkadaşları var mıdır? Bunların içinde bir Fakültede büro hizmeti yürüten rektörün şoförünün eşi de aynı yöntemle Enstitü Sekreteri olarak atanmış mıdır?
Son gerçekleştirilen görevde yükselme sınavında yazılı sınav başarı sıralamasında yer alan adaylardan kaç tanesi sözlü sınav sonrasında atanmaya hak kazanamamış, buna karşılık yazılı sınav başarı sıralamasında kadro sayısının altında kalan kaç aday atanmaya hak kazanmıştır?
Sıralamanın en altındaki kişilerin atanmasında siyasi referanslar etkili olmuş mudur?
