Nisan 2026’da Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta ardı ardına yaşanan ve çok sayıda can kaybı ile yaralanmaya yol açan okul saldırıları, İstanbulluların güvenlik algısını kökten sarstı. İstanbul Planlama Ajansı’nın yaptığı ankete göre cevap verenlerin yüzde 88,8 oranındaki büyük bir çoğunluğu, okullarda yaşanan bu şiddet olaylarından dolayı “çok endişeli” olduğunu belirtti.
Yüzde 6,5’lik kesim “kısmen endişeli” olduğunu ifade ederken, olaylardan endişe duymayanların oranı ise sadece yüzde 4,7’de kaldı. Bu veriler, okulların “en güvenli alanlar” olması gerektiğine dair toplumsal güvenin ciddi bir yara aldığını gösteriyor.
Araştırma, saldırganların profillerinde (özellikle Kahramanmaraş saldırganının dijital manifestolardan ve “Incel” topluluklarından etkilendiği iddiaları) öne çıkan dijital izlerin halk tarafından nasıl yorumlandığını da ölçtü. Yüzde 57,6’lık kesim, sosyal medya ve dijital içeriklerin bu tür saldırıları tetiklemede “çok büyük bir etkisi” olduğuna inanıyor. Yüzde 31,4’lük kesim, dijital dünyayı bir faktör olarak görse de esas sorumluluğun başka yerlerde (güvenlik zafiyeti, psikolojik süreçler vb.) olduğunu düşünüyor. Dijital içeriklerin saldırılar üzerinde hiçbir etkisi olmadığını düşünenlerin oranı ise yüzde 8 ile sınırlı kaldı.