T24 Haber Merkezi
İş insanı Rahmi Koç, hakkında İzmir’deki Amerikan Hastanesi’nin açılışında anlattığı “Kürt kadın fıkrası” nedeniyle soruşturma başlatıldı. Koç’tan özür mesajı gelirken çeşitli kadın derneklerinden de peş peşe tepkiler yükseldi. İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi paylaştığı yazılı açıklamada, “Kadın düşmanı, ırkçı ve ayrımcı söylemler mizah değildir!” ifadelerini kullandı.
Rahmi Koç hakkında İzmir’deki Amerikan Hastanesi’nin açılışında anlattığı “Kürt kadın fıkrası” nedeniyle soruşturma başlatıldı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamada; “Bazı basın yayın organlarında yer alan görüntülerde, iş insanı R.K. tarafından sarf edilen ifadelerle ilgili olarak; Cumhuriyet Başsavcılığımızca “Halkın Bir Kesimini Alenen Aşağılama”suçu kapsamında re’sen soruşturma başlatılmıştır” denildi.
Koç, şu ifadeleri kullanmıştı: “Doktor Kürt kadının derdini dinlemiş. ‘Hanımefendi perdenin arkasına gidin, soyunun’ deyince kadın demiş ki, ‘Doktor Bey, ilk sen soyun.’”
İzmir’deki hastane açılışında “Kürt kadın hasta fıkrası” anlatmıştı: İş insanı Rahmi Koç hakkında soruşturma
Hastane açılışındaki “Kürt kadın fıkrası” nedeniyle hakkında soruşturma başlatıldı: Rahmi Koç’tan özür mesajı
Kadınlardan tepki
Koç, konuya dair sosyal medyadan yaptığı açıklamada; “Herhangi bir kimliği hedef alma niyeti taşımadığım sözlerim için içtenlikle özür diliyorum. Üzüntümü samimiyetle paylaşmak isterim”ifadelerini kullanırken çeşitli kadın derneklerinden de peş peşe tepki geldi.
Kadın Zamanı Derneği, “Rahmi Koç’un Kürt kadınlarını hedef alan cinsiyetçi ve ırkçı ifadelerini kabul etmiyoruz!” vurgusu yaptığı yazılı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Görüntülerde de açıkça görüldüğü üzere bu sözler bir dil sürçmesi ya da yanlış anlaşılma değil, Kürt kadınlarına yönelik süregelen erkek egemen, ayrımcı ve sınıfsal tahakkümün yansımasıdır. Kadın bedenini ve kimliğini hedef alan bu dil, ataerkil yapılar ile egemen güç ilişkilerinin kesişiminde ortaya çıkan eşitsizliklerin bir parçası olarak karşımıza çıkmaktadır.
Kürt kadınları; erkek şiddetine karşı mücadele eden, dünya kadın hareketine ilham veren ve bu coğrafyada kadın özgürlük mücadelesinin öznelerinden biri olarak mücadele etmektedirler. Bu nedenle Kürt kadınlarını hedef alan her söylem, kadın özgürlük mücadelesine yönelmiş bir saldırı olarak değerlendirilmektedir.
Hiçbir egemen güç, sınıfsal ayrıcalık ya da toplumsal konum; kadınlara ve halklara yönelik cinsiyetçi ve ırkçı dili meşru hale getiremez. Bu ifadeleri basit bir “fıkra”, dil sürçmesi ya da talihsizlik olarak değerlendirmiyor; toplumsal eşitsizlikleri yeniden üreten bir yaklaşımın yansıması olarak görüyoruz.Rahmi Koç özür dilemeli ve işlediği nefret suçundan yargılanarak, Kürtlere, Kürt kadınlara yönelik her gün sayısızca kişinin işlediği bu suçlara emsal karar olmalıdır.”
Kadın Dayanışma Komiteleri ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi, “Kadın düşmanı, ırkçı ve ayrımcı söylemler mizah değildir!” başlıklı açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Rahmi Koç’un bir hastane açılışında ‘fıkra’ olarak anlattığı kadın düşmanı ve ırkçı söylemler kabul edilemez. Toplumsal cinsiyet eşitsizliğini ve ayrımcılığı yeniden üreten bu tür ifadelerin toplumsal görünürlüğü yüksek kişiler tarafından mizah adı altında meşrulaştırılması, ayrımcı söylemlerin normalleşmesine hizmet ediyor. Hastane açılışında toplum sağlığı ve insan onuru öncelenmeliyken söylemleri geniş kitlelere ulaşabilecek bir iş insanının kadınları hedef alan, ötekileştirici söylemlerini kabul etmiyor, bu sebeple Rahmi Koç’u kınıyor ve özür dilemeye davet ediyoruz.
İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi olarak, eşitlik, insan hakları ve birlikte yaşam kültürünü geliştirmek için mücadele etmeye devam edeceğiz.”
HDK Kadın Meclisleri, sosyal medya hesabından paylaştığı yazılı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Rahmi Koç’un Kürt kadınlarını hedef alan ayrımcı ve cinsiyetçi sözlerini kabul etmiyoruz. Kürt halkını ve kadınları aşağılayıcı kalıplarla hedef gösteren, kadın bedenini ve mahremiyetini mizah konusu haline getiren bu dil, mücadele ettiğimiz ayrımcı zihniyetin bir yansımasıdır. Halkların, inançların, kimliklerin ve kültürlerin eşitliği temelinde demokratik bir toplum mücadelesini büyütmeye; ırkçılığa, cinsiyetçiliğe ve her türlü ayrımcılığa karşı mücadele etmeye devam edeceğiz.”
(Editör: Tutku Elif)
