Kediniz mama kabını neden hep yarım bırakıyor? Bilim insanları gizemi çözdü!

Japonya’daki bilim insanları laboratuvarda kedilerin beslenme alışkanlıklarını gözlemledi. Kedilere aynı kuru mama ne kadar çok verilirse, o kadar az yediklerini buldular. Ancak farklı bir mama verildiğinde veya sadece farklı bir kokuya maruz kaldıklarında, kedilerin iştahı tekrar arttı. Araştırmacılar, çalışmanın bulgularının, kedilerin yemek yemeyi bırakmasının tek nedeninin tokluk hissi olmadığını gösterdiğini söylüyor.

Iwate Üniversitesi Veteriner Hekimliği Profesörü ve çalışmanın kıdemli yazarı Masao Miyazaki, “Bu, koku alma alışkanlığının ve alışkanlığın ortadan kalkmasının kedilerde beslenme motivasyonunda önemli bir rol oynadığını gösteriyor” dedi.

Birçok kedi sahibinin bildiği gibi, kediler yemek konusunda oldukça seçici olabilirler.

Elbette, kahvaltıları normalden bir dakika geç gelirse ciyaklayıp ağlayacaklardır ancak mama kabına konulduktan sonra yarısını veya daha azını yiyebilirler. Bazen kedi, gün oyunca geri kalanını azar azar tüketir; bazen de, sanki yarı boş bir mama kabı kendisine karşı işlenmiş korkunç bir suçmuş gibi, sahibinin daha fazla mama eklemesini talep eder.

Bu, çalışmayı yürüten araştırmacılardan bazılarının bile fark ettiği bir tuhaflık.

“Evde beş köpeğim var ve yemeklerini çok hızlı yiyorlar. Buna karşılık, araştırmamızda kullandığımız kedileri beslediğimde, yavaş yiyorlar ve genellikle biraz yemek bırakıyorlar” diyor kedilerin çevrelerini nasıl kokladıklarını uzun zamandır inceleyen Miyazaki. “Bir noktada, bu farklılık beni çok meraklandırdı ve bu da bu araştırmaya başlamama yol açtı”.

İnsanlarda, aynı yiyeceğe tekrar tekrar maruz kalmanın, o yiyeceğin tadını algılama biçimimizi ve dolayısıyla onu yemeye devam etme isteğimizi azalttığı biliniyor. Bu nedenle araştırmacılar, kedilerde de benzer bir durumun olup olmadığını deneysel olarak test etmek istediler.

Çeşitli beslenme deneyleri için on iki kedi görevlendirildi. Kedilere, öğün tüketimi ve tercih düzeyini belirlemek amacıyla altı farklı türde ticari olarak temin edilebilen kuru mama (A’dan F’ye) verildi. F, açık ara en çok tercih edilen mama oldu.

İlk deney serisinde, kedilere iki saatlik bir süre boyunca altı döngü halinde bir öğünün farklı bölümleri verildi. İki turda kediler tüm döngüler boyunca aynı öğünü yediler (A ve F); üçüncü turda ise kedilere her döngü için farklı bir öğün verildi.

Araştırmacılar, aynı yiyeceklerin verildiği iki koşulda, kedilerin zamanla, daha çok tercih edilen F öğünü bile olsa, yiyecek miktarını kademeli olarak azalttığını buldu. Bununla birlikte, altı öğünlük bir menü verildiğinde toplamda daha fazla yiyecek tükettiler.

Ayrı bir deneyde kedilere beş döngü boyunca aynı yiyecek verildi, altıncı döngüde ise farklı bir yemek yedirildi. Daha önce olduğu gibi, kediler zamanla aynı yiyecekten daha az yediler. Ancak altıncı ve yeni döngüde, kedilere başlangıçta tekrarlanan yemeğe göre daha az tercih ettikleri bir yiyecek verildiğinde bile, yiyecek alımları tekrar yükseldi.

Diğer deneyler, kedilerin beslenme döngüleri arasında sürekli olarak aynı yemeğin kokusuna maruz kaldıklarında daha az yemek yediklerini, aynı yemekle birlikte farklı bir koku sunulduğunda ise kedinin yemek tüketiminin artabileceğini göstermiştir.

Miyazaki, “Temel araştırmalarımız, koku alma duyusunun kedilerin iştahında önemli bir faktör olduğunu gösteriyor” dedi.

BU DURUM KEDİLER İÇİN NE ANLAMA GELEBİLİR?

Ekibin çalışması, kısırlaştırılmamış kedilerden oluşan küçük bir örneklem üzerinde yapılmıştır; bu nedenle bulgularını doğrulamak için daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulacaktır. Ayrıca, bir kedinin mevcut iştahını etkileyebilecek başka önemli faktörlerin de olması kesinlikle mümkündür. Bazı kişiler, örneğin, kedilerin bıyıklarına sürekli değen kaplardan daha az yemek yiyebileceğini savunmaktadır ancak şimdiye kadar yapılan çalışmalar bu hipotezi desteklememiştir.

Bununla birlikte, araştırmacılar, bu mevcut çalışmanın zaman içinde geçerliliğini koruması durumunda, kediler ve sahipleri için pratik sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor.

Miyazaki, “Gelecekte, koku ipuçlarını değiştirmek, yaşlı veya hasta kediler gibi iştahsız kedilerde beslenmeyi desteklemeye yardımcı olabilir ve ayrıca evcil hayvan maması tasarımı için de faydalı olabilir. Örneğin, mamaya bir sos veya serpiştirme ekleyerek yemeğin kokusunu değiştirmek yardımcı olabilir” dedi. Tersine, aynı diyete bağlı kalmak obez kedilerin daha kolay kilo vermesine yardımcı olabilir.

Ekip, kedilerin beslenme alışkanlıklarını etkileyen duyusal ve beyin mekanizmalarını daha derinlemesine incelemeye devam etmeyi planlıyor.

Miyazaki, “Örneğin, kan şekeri ve hormonlardaki zamansal değişimleri incelemek önemli olacak” dedi. Bu araştırmanın farklı yaş ve sağlık durumlarındaki kediler üzerinde daha büyük çaplı çalışmaları içermesi umulurken, ekip fare gibi daha küçük model hayvanlarla da çalışacak.

Author: Yusuf Arslan