Kılıçdaroğlu ve ekibi “Kurultay’a gideceğiz” deyip gitmemenin yolunu böyle bulmuş: Hukukçular açıkladı

Yüksek Seçim Kurulu (YSK), CHP’ye yönelik “mutlak butlan” kararına karşı yaptığı itirazı reddederek 12 sayfalık gerekçeli kararını açıkladı. YSK’nın topu Yargıtay’a atması ve kararın uygulama kabiliyetine dair belirsizlikler, hukukçular tarafından “kurultaysız bir genel başkanlık süreci yaratma çabası” olarak yorumlandı.

Av. Bülent Yücetürk, CHP’lilerin kurultay çağrılarına mahkeme kararını öne sürerken “kurultaysız olmaz” mesajı da veren Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibinin uzun sürecek Yargıtay ve istinaf süreçlerinde “tedbirli karar” nedeniyle görevde kalmayı sürdüreceğine dikkat çekti.

KILIÇDAROĞLU VE EKİBİ KURULTAYA GİTMEMENİN YOLUNU BÖYLE BULMUŞ:

Cumhuriyet’ten Aytunç Ürkmez’in haberine göre, Avukat Bülent Yücetürk, mevcut durumun Kılıçdaroğlu yönetimi için bir “zaman kazanma” stratejisine dönüştüğünü savundu.

Yücetürk, sürecin işleyişine dair şu teknik detayı paylaştı:

“YSK topu Yargıtay’a attı. Yargıtay büyük ihtimalle kararı bozacak ancak bu süreç oldukça uzun sürecek. Bu sırada istinaf mahkemesinin verdiği ‘tedbir kararı’ yürürlükte kalmaya devam edecek, çünkü tedbir kararları temyize tabi değildir. Kılıçdaroğlu ve ekibi, mahkeme kararını kesinleştirmek yerine temyiz yolunu açık tutarak, kurultaysız ve seçimsiz bir şekilde mahkeme kararıyla koltukta oturmayı sürdürmeyi hedefliyor.”

Yücetürk’e göre bu durum, partinin “hukuk kriziyle” yönetilmek istendiğini gösterdi.

HUKUKÇULAR AÇIKLADI… “ÇOK ŞEY SÖYLEYİP HİÇBİR ŞEY SÖYLEMEDİLER”

CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Adalet Politika Kurulu Başkanı Prof. Dr. Şule Özsoy Boyunsuz da YSK’nın kararını “eksik” bulduğunu belirterek tepki gösterdi.

Boyunsuz, YSK’nın adli mahkemelerin seçim iptali yetkisi olmadığını açıkça belirtmesi gerektiğini vurgulayarak, “YSK, Siyasi Partiler Kanunu’nu sıralayıp topu Yargıtay’a atıyor. Çok şey söyleyip aslında hiçbir şey söylemiyor. Bir şey yapmamak da haksızlığın yanında durmaktır” dedi.

Boyunsuz, Yargıtay süreci beklenmeden Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) bireysel başvuruda bulunulması gerektiğini ifade ederek, seçim güvenliği için bu karara meşruiyet kazandırılmaması çağrısında bulundu. Mevcut tablonun, genel merkez yönetiminin hukuki kalkanlara sığınarak kurultay taleplerini ötelediğini kanıtladığı savunuldu.

YSK: “İPTAL İSTEMİ GÖREV ALANIMIZ DIŞINDADIR”

YSK’nın gerekçeli kararında, seçim iş ve işlemlerine ilişkin itirazları karara bağlama yetkisinin ilçe seçim kurullarında olduğu, ancak siyasi partilerin kongrelerindeki organ seçimleri dışındaki gündem maddeleri ve kongre iptali taleplerinin seçim kurullarının görev alanına girmediği vurgulandı.

Kurul, mahkemenin mutlak butlan kararının devam eden bir süreci değil, geçmişte tamamlanmış kurultayları kapsadığını belirterek, bu aşamada müdahale şansının olmadığını ifade etti.

Kararda ayrıca, denetim yetkisinin YSK’da değil, temyiz mercii olan Yargıtay’da olduğu dile getirildi. Bu tablo, YSK’nın hem verdiği eski mazbataların arkasında durmadığını hem de mahkeme kararını hukuken denetlemekten kaçındığını ortaya koydu.

Author: Yusuf Arslan