Koç Holding’den kritik savunma sanayi hamlesi: Avrupa’nın dev şirketini satın aldılar

Otokar, Romanya merkezli Automecanica SA şirketinin yüzde 96,77’lik hissesini 85 milyon Euro bedelle satın almak üzere anlaşma imzaladı. Bu stratejik hamleyle şirket, Avrupa Birliği sınırları içinde zırhlı araç üretim kabiliyeti kazanacak.

Şirketten yapılan açıklamaya göre satın alma süreci, Romanya Milli Savunma Bakanlığı ile imzalanan büyük ölçekli ihracat sözleşmesi kapsamında atılan kritik adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.

SATIN ALMA SÜRECİ TAMAMLANIYOR

Süreç Ocak ayında başlarken, 29 Nisan’da Automecanica’nın sermayesinin yüzde 96,77’sini temsil eden payların yaklaşık 85 milyon Euro karşılığında devralınmasına ilişkin resmi sözleşme imzalandı. Gerekli yasal onayların ardından işlemin tamamlanması bekleniyor.

AB’DE ÜRETİM ALTYAPISI KURULUYOR

Satın alma sonrası Otokar, Avrupa Birliği topraklarında askeri araç üretim altyapısına sahip olacak. Bu adım, şirketin Avrupa savunma sanayisindeki konumunu güçlendirecek.

Otokar daha önce Romanya Milli Savunma Bakanlığı’nın açtığı ihaleyi kazanarak Türkiye’de üretilen COBRA II zırhlı araçlarını Romanya’ya teslim etmişti. Bugüne kadar 270’ten fazla araç Romanya ordusunda aktif göreve başladı.

ÜRETİM TESİSİ HAZIR HALE GETİRİLDİ

Romanya’nın Mediaș kentindeki 140 bin metrekarelik tesiste çalışan personel için eğitim programları tamamlandı. NATO standartlarında modernize edilen fabrikada sac kesiminden kaynak işlemine, boyamadan montaja kadar tüm üretim süreçleri gerçekleştirilebilecek.

Üretim faaliyetlerinin başladığı tesiste montaj hattının Haziran ayında tam kapasiteyle devreye alınması hedefleniyor.

OTOKAR’DAN AÇIKLAMA

Otokar Genel Müdürü Aykut Özüner, yatırımın önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“Savunma sanayisinde ülkeler giderek daha fazla yerli üretim ve teknoloji kabiliyetini önceliklendiriyor. Biz de yalnızca tedarikçi değil, teknoloji ve mühendislik geliştiren güvenilir bir iş ortağı olmayı hedefliyoruz. Bu yatırımın hem Romanya Silahlı Kuvvetleri’ne hem de iki ülke ekonomisine uzun vadeli değer katacağına inanıyoruz.”

Author: Yusuf Arslan