Dünya petrol pazarları, Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) İran’a uyguladığı deniz ablukasını daha da genişleteceği yönündeki haberlerle çalkalanıyor.
ABD’ye ait askeri uçakların peş peşe havalanarak Körfez bölgesine doğru sevkiyat yapması, piyasalardaki tansiyonu zirveye taşıdı. Bu askeri hareketlilikle birlikte Brent petrol fiyatları yükseliş eğilimini sekizinci güne taşıyarak 111,78 dolar seviyesine ulaştı. ABD tipi ham petrol (WTI-West Texas Intermediate) de bu küresel tırmanışa katılırken, enerji piyasalarında “petrol bulunamayacak” korkusu baş gösterdi.
NORMALE DÖNÜŞ AYLAR ALABİLİR

Küresel petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin sağlandığı stratejik Hürmüz Boğazı’nda geçişler neredeyse kesildi. Savaş süreci öncesinde günde ortalama 130 geminin kullandığı bu su yolunda, geçiş sayısının son haftalarda 30’lu rakamlara kadar gerilediği açıklandı.
ABD’nin uyguladığı ambargo nedeniyle İran petrolü yüklü gemilerin geri çevrilmesi ve denizdeki mayın riski gibi güvenlik faktörleri, sevkiyatların eski düzenine dönmesinin aylar alabileceği endişesini doğurdu.
TARİHİN EN BÜYÜK ARZ ŞOKU KAPIDA
Enerji piyasası uzmanları, Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklığın modern ekonomi tarihinin en sarsıcı arz şoklarından birine evrilebileceği konusunda uyarılar yayınlıyor.
Krizin etkileri dünya genelindeki tüketicilere doğrudan yansırken, ABD’de galon başına benzin fiyatları 4,18 dolar seviyesine tırmandı. Petrol fiyatlarının çatışmaların başlangıcından bu yana 100 doların üzerinde kalıcı olması, küresel ölçekteki hayat pahalılığını ve enflasyonist baskıyı daha da körüklüyor.
DİPLOMASİ ÇIKMAZDA: REKOR BEKLENTİSİ

Siyasi cephede ise belirsiz bekleyiş devam ediyor. Tahran yönetiminin Boğaz’ın tekrar trafiğe açılması amacıyla Washington’a dolaylı yollardan bir öneri sunduğu öne sürülse de, iki taraf arasında henüz elle tutulur bir uzlaşı sağlanamadı. Piyasa analizleri, Washington ve Tahran arasındaki bu diplomatik kördüğümün çözülmemesi durumunda petrol fiyatlarında yeni rekorların kaçınılmaz olduğunu ve küresel enerji dar boğazının daha da derinleşeceğini öngörüyor.