Yaklaşan bayram öncesinde Osmaniye’deki kurban pazarında tezgah açan besiciler, tırmanan girdi maliyetleri ve vatandaşın düşen alım gücü kıskacında zor günler geçiriyor. Muş’tan Osmaniye’ye 160 adet kurbanlık hayvan getiren besici Nejdet Güler, pazar alanında çektikleri çileyi gözler önüne serdi. Sadece pazar yeri için 75 bin lira kira ödediğini ancak yağmur altında hiçbir bakım ve kontrol mekanizması olmadan kaderlerine terk edildiklerini belirten Güler, Muş’tan geliş nakliye maliyetinin 250 bin lirayı bulduğunu, dönüşün de aynı yükü getireceğini ifade etti. Pazarda hayvan fiyatlarının 25 bin ile 33 bin lira arasında değiştiğini aktaran emektar besici şu ifadeleri kullandı:
“Fiyatlar yüksek. kimse alamaz. Alsalar da zorlanıyolar. Ben 15 yıldır buraya geliyorum. Bu rezilliği sürekli çekiyorum. Ben buranın yerine 75 bin lira verdim. İşkence çekmeyelim diye. Bakım yok. Kontrol mekanizması sıfır. Şu an burda hiçkimse bize bakmıyor.”
Pazardaki bir diğer besici Basri Turhan ise piyasalardaki durgunluğun temel nedeninin ikiye katlanan üretim girdileri olduğunu anlattı. Geçen sene 40 lira olan mazotun bu sene 80 liraya, bir torba yemin 500 liradan bin liraya fırladığını söyleyen Turhan; mercimek samanının kilosunun da 12 liradan 22-23 lira seviyesine yükseldiğini belirtti. Her şeyin ateş pahası olduğu bu düzende asgari ücretliyi ve emekliyi de düşünerek hareket ettiklerini ifade eden deneyimli üretici, pazar alanında dar gelirli emekliler için 14-15 bin liraya, orta kesim için ise ortalama 24 bin liraya kurbanlık hayvan getirdiklerini kaydetti. Maliyetleri fiyatlara yansıttıklarında kurbanlık bedellerinin katlandığını, yansıtmama durumunda ise kendilerinin doğrudan zarar ettiğini dile getiren Turhan, vatandaşın da kurban kesebilmesi için kâr marjlarını minimuma çekerek adeta bir hayatta kalma mücadelesi verdiklerini sözlerine ekledi.