Türkiye otomotiv pazarında lüks tüketime yönelik ilgi tamamen ortadan kalkmasa da kesintisiz büyüme dönemi sona erdi. Önceki yıllarda genel pazardaki daralmaya rağmen büyümesini sürdüren premium otomobil segmenti, 2026’nın ilk yarısında aynı performansı gösteremedi. Ocak-Haziran döneminde toplam satışlar yüzde 9,63 gerileyerek 59 bin 91 adede düştü. BMW, Audi ve Mercedes-Benz’in toplam satış kaybı ise 10 bin adedi aştı.
Yılın ilk altı ayında Türkiye otomobil pazarında yaşanan yüzde 9,79’luk daralma, uzun süredir genel pazardan daha dirençli bir görünüm sergileyen premium ve lüks markaları da etkiledi. Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) verilerine göre, Ocak-Haziran 2026 döneminde premium markaların toplam satışı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9,63 azalarak 59 bin 91 adede geriledi. BMW, Audi ve Mercedes-Benz’deki toplam satış kaybı 10 bin adedi aşarken, Volvo, Jeep ve MINI daralan pazarda satışlarını artırarak rakiplerinden olumlu yönde ayrıştı. Böylece lüks tüketim tamamen geri çekilmese de koşulsuz büyüme dönemi sona ermiş oldu. Haziran ayında da devam eden düşüş, pazardaki yavaşlamanın geçici bir hareketten öteye geçerek daha kalıcı bir eğilime dönüştüğünü ortaya koydu.
YÜZDE 11,44 DARALARAK 105 BİN 41 ADET SEVİYESİNDE KALDI
Haziran ayında otomobil ve hafif ticari araç pazarı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 11,44 daralarak 105 bin 41 adet seviyesinde kaldı. Aynı dönemde otomobil satışları yüzde 10,35 azalışla 83 bin 978’e, hafif ticari araç satışları ise yüzde 15,53 düşüşle 21 bin 63 adede geriledi. Buna rağmen haziran satışlarının son beş yılın haziran ortalamasının yüzde 5,6, son 10 yıl ortalamasının ise yüzde 25,4 üzerinde gerçekleşmesi dikkat çekti. Bu tablo pazarda bir çöküşten ziyade son üç yılda oluşan olağanüstü yüksek bazın ardından normalleşme sürecine girildiğini ve markalar bazında sert bir yavaşlamanın yaşandığını gösterdi.
Premium, lüks ve üst sınıfta yer alan 23 markayı kapsayan değerlendirmede, toplam satışlar 2025’in ilk yarısındaki 65 bin 391 adetten 2026’nın aynı döneminde 59 bin 91 adede düştü. Böylece segment genelinde 6 bin 300 adetlik satış kaybı yaşandı. Bu oran, toplam otomobil pazarındaki yüzde 9,79’luk daralmayla neredeyse aynı seviyede gerçekleşti. Dolayısıyla premium ve lüks markalar bu dönemde genel pazardan belirgin biçimde ayrışamadı.
Önceki yıllarda kur artışları ve yüksek enflasyon nedeniyle otomobili değerini koruyan bir yatırım aracı olarak gören üst gelir grubunun talebi, lüks markaları kitlesel pazara kıyasla daha dirençli tutuyordu. Ancak 2026’nın ilk yarısında sıkı finansman koşulları, araç fiyatlarının ulaştığı yüksek seviyeler ve tüketicilerin satın alma kararlarını ertelemesi bu segmenti de olumsuz etkiledi.
Premium ve lüks markaların toplam otomobil pazarı içindeki payı, 2025’in ilk yarısındaki yaklaşık yüzde 13,4 seviyesini 2026’nın aynı döneminde de korudu. Bu durum, satış adetleri gerilemesine rağmen segmentin toplam pazar içindeki ağırlığını büyük ölçüde muhafaza ettiğini ortaya koydu.
EN BÜYÜK KAYIP BMW, AUDİ VE MERCEDES-BENZ’DE
Daralmanın en belirgin yaşandığı markalar BMW, Audi ve Mercedes-Benz oldu. Üç markanın toplam satışı 2025’in ilk yarısındaki 42 bin 613 adetten 2026’nın aynı döneminde 32 bin 519 adede geriledi. Böylece yalnızca bu üç markada toplam 10 bin 94 adetlik satış kaybı oluştu.
Adet bazında en sert düşüşü BMW yaşadı. Marka, geçen yılın ilk altı ayında sattığı 16 bin 612 araca karşılık bu yıl aynı dönemde 11 bin 385 araçta kaldı.
Böylece satışları 5 bin 227 adet ve yüzde 31,47 oranında azaldı. Audi’nin satışları yüzde 23,38 düşerek 11 bin 419’dan 8 bin 749 adede inerken, marka 2 bin 670 adet kayıp yaşadı.
Mercedes-Benz ise yüzde 15,07’lik gerilemeyle 14 bin 582 adetten 12 bin 385 adede düştü ve 2 bin 197 adet satış kaybetti.
BMW, Mercedes-Benz ve Audi’deki toplam kayıp, segmentteki tüm markaların net satış kaybı olan 6 bin 300 adedin oldukça üzerine çıktı. Bunun temel nedeni ise başta Volvo, Jeep ve MINI olmak üzere bazı markaların güçlü satış artışlarıyla bu düşüşün önemli bölümünü telafi etmesi oldu.
