Madagaskar’ın en büyük ağacı: Tsitakakantsa ölüyor

Uzmanlara göre bu durum, ağacın son dönemine girdiğinin en güçlü işaretlerinden biri. Yaklaşık 900 yıllık geçmişe sahip olan bu görkemli doğa devi, yalnızca biyolojik bir miras değil; aynı zamanda bölge halkı için kutsal kabul edilen bir yaşam sembolüydü.

Yıllardır turistlerin hayranlıkla ziyaret ettiği ağaç, Madagaskar’ın güneybatısındaki Morombe yakınlarında bulunuyor.

Tsitakakantsa, Andombiry Ormanı’nda yer alıyor ve Morombe’den yaklaşık iki saatlik zorlu bir toprak yolculuğuyla ulaşılabiliyor. Madagaskarlı baobablar üzerine çalışmalar yapan biyocoğrafyacı Cyrille Cornu’ya göre ağacın çevresi tam 29 metre. Bu ölçü, onu ülkede şimdiye kadar kaydedilen en büyük baobab yapıyor.

Ağacın adı da en az kendisi kadar etkileyici. Malgaş dilinde Tsitakakantsa, “Gövdenin bir yanında söylenen şarkının diğer taraftan duyulmadığı ağaç” anlamına geliyor. Yerel halk, 2018 yılında ağacın büyüklüğünün fark edilmesinin ardından onu kutsal ilan etti. Ağacı ziyaret edenlerin, ona yaklaşmadan önce rom, bal ve çeşitli hediyeler sunması gelenek haline gelmiş durumda.

Tsitakakantsa, yalnızca Madagaskar’da yetişen Adansonia grandidieri türüne ait. Dünyada toplam sekiz baobab türü bulunurken bunların altısı Madagaskar’a özgü. Ağacın yaşının yaklaşık 900 olduğu, Romanyalı bilim insanı Adrian Patrut tarafından yapılan incelemeler sonucunda ortaya kondu. Tsitakakantsa en büyük örnek olsa da, adadaki en yaşlı baobab değil; Madagaskar’da yaşı 1600’e ulaşan başka dev ağaçlar da bulunuyor.

Uzmanlar, son dönemde ağacın hızla kötüleştiğini belirtiyor. Cyrille Cornu, geçtiğimiz ekim ayında yaptığı ziyarette ağacın etrafında yoğun bir küf kokusu hissettiğini ve gövdeden koyu renkli bir sıvı sızdığını gözlemledi. Mart 2025’te bölgeden geçen Tropikal Fırtına Jude’un, ağacın iç kısmını suyla doldurduğu düşünülüyor. İçi boş yapıya sahip olan baobabın içinde biriken suyun tahliye edilememesi, bakteri ve mantar oluşumunu hızlandırmış olabilir.

Kısa süre önce ağacın büyük dallarından birinin çöktüğünü gösteren bir fotoğrafın ortaya çıkması ise endişeleri artırdı. Uzmanlara göre bu durum, baobabların ölüm sürecine girdiğini gösteren tipik belirtilerden biri. Cyrille Cornu, Tsitakakantsa için “Bitki dünyasının yaşayan bir anıtını kaybediyoruz” sözleriyle üzüntüsünü dile getiriyor.

Author: Yusuf Arslan