Eskişehir’den Ankara’ya yürüyen Bağımsız Maden İş üyesi işçiler, direnişlerinin 15’inci gününde Kurtuluş Parkı’nda sürdürdükleri nöbeti bırakmadı. Açlık grevinin 8’inci gününe giren madenciler, “Artık oyalanmak değil, hakkımızı almak istiyoruz” diyerek bugün halkın yolculamasıyla yeniden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na yürüyecek.
DİSK’TEN DESTEK: BAZI İŞÇİLER 6 AYDIR ÜCRET ALAMIYOR
Ankara’daki direniş büyürken sendikal dayanışma da genişledi. DİSK’e bağlı sendikalar, tazminat ve ücretlerinin ödenmesi talebiyle Kurtuluş Parkı’nda açlık grevinde olan madencilere destek ziyaretinde bulundu. Birleşik Metal-İş, Basın-İş, Birleşik Tarım Orman İşçileri Sendikası, Sine-Sen, Sosyal-İş, TÜMKA-İŞ, Güvenlik-Sen, DEV-YAPI-İŞ, Limter-İş ve TÖB-DER temsilcilerinin ziyareti parktaki nöbeti kitleselleştirirken, farklı işkollarının bir araya gelmesi birleşik mücadelenin tablosunu ortaya koydu.

Ziyarette konuşan DİSK Basın-İş Sendikası Genel Başkanı Turgut Dedeoğlu, şirketin ‘ortalama 3 aydır maaş ödenmediği’ yönündeki beyanının gerçeği yansıtmadığını belirterek, bazı işçilerin 5-6 ay boyunca ücret almadan çalıştırıldığını dile getirdi. Dedeoğlu, bu tablonun bir yönetim zafiyeti değil, emeğin sistematik olarak değersizleştirilmesinin sonucu olduğunu vurguladı.
“Bugün yapılması gereken nettir: Bu mücadeleyi sahiplenmek, büyütmek ve yalnız bırakmamaktır” diyen Dedeoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Çünkü Doruk Madencilik işçileri kazanırsa, bu sadece onların değil, tüm emekçilerin kazanımı olacaktır. Kaybederlerse, bunun bedelini de yine tüm işçi sınıfı ödeyecektir. Doruk Madencilik işçileri kazanırsa bu tüm işçi sınıfının kazanımı olacaktır. Bu mesele yalnızca dayanışma değil, taraf olma meselesidir.”
Eyleme katılan bir madencinin eşi ise dikkat çeken şu soruyu sordu:
“Zengine adalet istediği gibi, fakire adalet istediğiniz gibi midir?”
“YATIRILAN MİKTAR ALACAĞIN SADECE ELLİDE BİRİ”
Sendikalara dayanışma duyguları için teşekkür eden Bağımsız Maden İş Avukatı Mert Batur, idari ve siyasi yetkililerin süreçteki tutumuna dikkat çekti. “İşçiler ne zaman haklarını almak için ayağa kalksa, bu girişimler gerek ‘sarı sendikalar’ gerekse idari ve siyasi yetkililer aracılığıyla bastırıldı” diyen Batur, şirketin ödeme algısı yaratarak gerçeği gizlediğini belirtti:
“Kamuoyunu manipüle etmek amacıyla alacakların bir kısmının yatırıldığı söylendi. Yatırılan miktar, toplam alacağın ancak ellide biridir. ‘İşçiye her şeyi yaparım, başıma da bir şey gelmez’ mantığıyla hareket eden bu pervasız güvencenin kaynağı sorgulanmalıdır. Bu güvenceyi işverene kim veriyorsa, bugün yaşananlardan o makamlar sorumludur. Bu sorumluluğu almalı ve hakların ödenmesi için yol açıcı bir pozisyon almalıdır.”

“AÇLAR GÖRÜNÜR OLMALI Kİ BU DÜZEN DEĞİŞSİN”
Batur, şirket ve yetkililer tarafından verilen sözlerin madenciler nezdinde artık bir karşılığı kalmadığının altını çizerek şu ifadeleri kullandı:
“İşçiler yeni vaatlerle değil somut ödemelerle ancak ikna olur. Açlık ve yoksulluk artık herkesin ortak meselesi. Açlık bir utanç değildir. Gizlenmemelidir. Açlar görünür olmalı ki bu düzen değişsin. Bunun yolu da örgütlenmekten ve birlikte mücadele etmekten geçer. Direne direne kazanacağız.”
GENÇLERBİRLİĞİ’NDEN DESTEK
Madencilerin başkentteki mücadelesine bir ses de Gençlerbirliği taraftarlarından geldi. Süper Lig’de Gençlerbirliği’nin Kocaelispor’u konuk ettiği maç öncesinde ev sahibi takımın taraftarları, tribünde “Maden işçisi yalnız değildir” sloganı attı. Kırmızı-siyahlı taraftarlar, maç sonrasında Kurtuluş Parkı’ndaki işçileri ziyarete gideceklerini duyurarak açlık grevindeki madencilere destek mesajı gönderdi.