NORDİK MODELİNDE YOL AYRIMI: REFAHIN KALESİNDE FARKLI RÜZGARLAR
2026 yılı itibarıyla Kuzey Avrupa ülkeleri arasındaki ekonomik makas açılıyor. Mahfi Eğilmez, İskandinav ülkelerinin ekonomik sınavını internet sitesinde yazdı. Norveç, devasa varlık fonu ve yüzde 12,5’lik bütçe fazlasıyla kendi liginde yarışırken; Danimarka, ilaç ve yeşil enerji odaklı üretim modeliyle mali disiplinin kitabını yazıyor. Danimarka’nın “flexicurity” (esnek güvenlik) yaklaşımı, hem ekonomik istikrarı hem de toplumsal huzuru bir arada tutan başarılı formül olarak öne çıkıyor.
KIRILGAN HALKALAR: FİNLANDİYA’NIN BORÇ YÜKÜ VE İSVEÇ’İN İSTİHDAM SINAVI
Modelin geleneksel devleri İsveç ve Finlandiya ise zorlu bir dönemeçte. Finlandiya, gayrisafi yurtiçi hasılaya oranla yüzde 82,4’e ulaşan kamu borcu ve yaşlanan nüfusuyla bölgenin “en kırılgan halkası” olarak nitelendiriliyor. İsveç’te ise yüzde 8,2’ye dayanan işsizlik oranı, yalnızca ekonomik bir veri değil; göçmen entegrasyonu ve toplumsal kutuplaşma gibi ciddi sosyal krizlerin de habercisi olarak görülüyor.
İZLANDA: KÜÇÜK ÖLÇEK, BÜYÜK DİNAMİZM
Grubun en özgün aktörü olan İzlanda; turizm, balıkçılık ve jeotermal enerjiyle yüksek bir büyüme yakalamış durumda. 2008 krizinin ardından bankacılık sistemini radikal şekilde değiştiren ada ülkesi, bağımsız para politikasıyla esneklik kazansa da, dış şoklara ve döviz kuru oynaklığına karşı hassasiyetini koruyor.
ORTAK ÇATI ALTINDA FARKLI STRATEJİLER
Analizler, Nordik Modeli’nin artık tek tip bir başarı hikâyesi olmadığını kanıtlıyor. Finlandiya’nın Euro Bölgesi’nde olması manevra alanını kısıtlarken, Norveç ve Danimarka’nın stratejik odaklanmaları onları küresel ekonomide daha avantajlı kılıyor. 2026 yılı, bu beş ülkenin refahın sürdürülebilirliğini kendi ulusal gerçekliklerine göre yeniden tanımladığı tarihi bir dönüm noktası olarak kayıtlara geçiyor.
