Mahsun Kırmızıgül’den Haluk Levent hakkında sitem dolu paylaşım!

Mahsun kirmizigulden haluk levent hakkinda sitem dolu paylasim JBBS36nb.jpg

Ahbap Derneği soruşturması kapsamında tutuklanan Haluk Levent

Kırmızıgül ile Haluk Levent’in, Özcan Deniz’le birlikte 1900 doksanlı yıllarda Prestij Müzik çatısı altında başlayan kariyer yolculuğu, 2023 yılında vizyona giren ve Mahsun Kırmızıgül’ün yönetmenliğini üstlendiği “ Prestij Meselesi” filminde beyaz perdeye taşınmıştı.

‘’GERÇEKTEN DEĞDİ Mİ HALUK?’’

Mahsun Kırmızıgül sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:

Nerden nereye….
Bir Haluk Levent hikayesi…

Biz seninle aynı dönemde aynı hayalleri kuruyor, aynı heyecanları yaşıyorduk. Bir gün milyonlara ulaşacağımızın hayalini kuruyorduk. Aynı yapım şirketinde, aynı çatı altında şöhret basamaklarını birlikte tırmandık.

O yıllarda sen, nasıl olduysa korkunç bir borç sarmalının içine düştün. Edindiğin kötü alışkanlıklar başına büyük belalar açmıştı. Borçların yüzünden seni Adana Karataş Cezaevi’ne, rahmetli yapımcımız Hilmi Topaloğlu ve Özcan Deniz’le birlikte bizzat biz götürdük.

O günlerde sekiz ayrı bankaya olan borçlarını kapatabilmen için, Star TV’de yaptığım diziden kazandığım parayla borçlarını ödedik. Yeniden ayağa kalkman için elimizden geleni yaptık.

Sonra hayat hepimizi farklı yollara savurdu…

Binlerce konser verdin. Meydanlar doldu, salonlar doldu. Reklamlarda oynadın, büyük markalar sana sponsor oldu. Hayat sana milyonlarca insanın ömrü boyunca ulaşamayacağı imkânlar sundu.

Ama ah be Haluk…Şu kötü alışkanlıklarından neden kurtulamadın? Neden?

Depremde ölen insanlar için, dünyalar güzeli, o çok özel kızının hatırı için, bile o masalara bir daha oturmamalıydın. O ekranlara bakmamalıydın. O tuşlara hiç dokunmamalıydın. Keşke ellerin kırılsaydı da bu alışkanlıklara bir daha dönmeseydin.

Bu halk seni başının üstüne koydu. En güvenilir, en çok alkışlanan sanatçılardan biri yaptı. Bağrına bastı. Sana ikinci, üçüncü, belki de son bir şans verdi.

Depremde insanlar evlatlarını, annelerini, babalarını toprağa verirken, kendi yaralarını sarmaya çalışırken milyonlarca insan elindekini avucundakini devletin kurumları yerine sana gönderdi. Sana güvendi.

Milyonlarca insan sana ışık yaktığı halde o karanlığın içinden aydınlığa çıkamadın. Neden o ışığı göremedin? Neden o kötü alışkanlıkların için doğruluktan ve dürüstlükten ayrıldın?

Hayat bu kadar ucuz muydu Haluk? Birkaç dakikalık heyecan uğruna, bunca sevgiye, bunca güvene, bunca emeğe sırt çevirmeye gerçekten değer miydi?

Ben bugün en çok seni değil, o çok özel olan kızını düşünüyorum. Çünkü bir evlat, babasının omuzlarında güveni öğrenir. Sen, onun uğruna bütün kötü alışkanlıklarını, bütün tutkularını, bütün zaaflarını geride bırakmalıydın.

İçimde cevabını bulamadığım tek bir soru kaldı…

Gerçekten değdi mi Haluk?

yok

Author: Yusuf Arslan