SANAYİCİDEN “KÂRLILIK” ALARMI: TORBA YASA MALİYET BASKISINI ÇÖZER Mİ?
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülen torba yasa teklifi, iş dünyası ile ekonomi yönetimi arasındaki “beklenti farkını” bir kez daha ortaya çıkardı. İlk taslakta farklı oranlar öngörülen kurumlar vergisi indirimi, verilen önergeyle revize edildi.
Yeni modele göre, sadece sanayi sicil belgesine sahip olan ve fiilen üretim yapan kurumların kazançlarına yüzde 12,5 oranında vergi uygulanacak. Ancak ihracatçılar için bu indirim, mevcut “maliyet fırtınası” içinde sembolik bir adım olarak görülüyor.
“KÂR YOKSA VERGİ DE YOK”
İhracatçı birliklerinden yükselen ortak ses, kârlılığın dibe vurduğu yönünde. Ekonomi gazetesine konuşan iş dünyası temsilcileri ortak bir dertten yakınıyor. İstanbul Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçı Birliği (İHBİR) Başkanı Kazım Taycı, sahadaki durumu en çıplak haliyle özetliyor:
“Keşke firmalar yeterli kâr elde edebilse de vergi planlamasını konuşabilseydik. Bugün birçok firma bırakın kâr etmeyi, zararına üretim yapıyor. Firmalarda bugün çeklerini, kâr etmekten ziyade yükümlülüklerini zamanında yerine getirebilme kaygısı öne çıkmış durumda. Böyle bir ortamda vergi indiriminin kısa vadede somut etkisi sınırlı kalıyor. İhracatçının asıl ihtiyacı sürdürülebilir nakit akışı, güçlü finansman yapısı ve rekabet gücünü koruyacak desteklerdir.”
İTHALAT BASKISI VE KUR SIKIŞMASI
Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) Başkanı Sevda Kayhan Yılmaz ise madalyonun diğer yüzüne, yani rekabet gücüne dikkat çekiyor. Kurun enflasyonun altında kalmasının ithalatı cazip hale getirdiğini ve yerli üreticiyi zayıflattığını belirten Yılmaz, finansal piyasalardaki tıkanıklığın giderilmesinin vergi indiriminden daha öncelikli bir şart olduğunun altını çiziyor.
İSTİHDAM VE NAVLUN DESTEĞİ BEKLENTİSİ
Sektörlerin talepleri sadece vergi ve krediyle de sınırlı değil. İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkan Yardımcısı Ahmet Öksüz, doğrudan maliyet düşürücü hamleler istiyor. Öksüz, mevcut 3 bin 500 TL’lik istihdam desteğinin en az 5 bin TL’ye çıkarılmasının ihracatçıya can suyu olacağını ifade ediyor. Diğer temsilciler ise döviz bazlı finansman imkanları ve iç-dış navlun desteklerinin “yapısal” bir zorunluluk haline geldiğini vurguluyor.
“ZAMANLAMA GEÇ KALDI” ELEŞTİRİSİ
İstanbul Mobilya Kağıt ve Ağaç Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Erkan Özkan ise zamanlama vurgusu yaparak; bu tür düzenlemelerin firmalar henüz kâr ederken devreye girmesi durumunda bir anlam ifade edeceğini, şu an ise birçok firmanın ciddi zarar açıkladığını belirtiyor.
Sonuç olarak iş dünyası; vergi indirimini hükümetin bir “destek iradesi” olarak görse de, bu adımın reel sektördeki yangını söndürmeye yetmeyeceği konusunda hemfikir. Gözler şimdi, torba yasaya iş dünyasının bu “hayat öpücüğü” niteliğindeki ek taleplerinin girip girmeyeceğine çevrilmiş durumda.