Şubat ayında patlak veren ABD-İran gerilimi ve ardından karşılıklı hamlelerle tırmanan bölgesel kriz, küresel petrol taşımacılığının kalbi sayılan Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin ciddi şekilde aksamasına neden olmuştu. Güvenlik endişeleri ve ilan edilen ablukalar sebebiyle rotalarını değiştirmek zorunda kalan ya da güvenli limanlarda bekletilen tankerler, diplomatik masadan çıkan olumlu sinyallerin ardından yeniden rotalarını boğaza çevirdi.
Haziran ayı ortasında Pakistan’ın ara buluculuğunda yürütülen diplomatik temaslar meyvesini vermiş ve taraflar arasında İslamabad Mutabakatı imzalanmıştı. Bu tarihi uzlaşma metninin en önemli maddelerinden birini oluşturan “Hürmüz Boğazı’nın uluslararası deniz taşımacılığına eksiksiz açılması ve ablukaların kaldırılması” taahhüdü, küresel piyasalarda ve gemicilik sektöründe büyük bir rahatlama yarattı.
Maskat açıklarında demirleyen ve geçiş sırasını bekleyen dev tankerlerin oluşturduğu bu yoğunluk, mutabakat sonrası deniz trafiğinin en net göstergelerinden biri olarak yorumlanıyor.
Her ne kadar sahada zaman zaman askeri restleşmeler ve kırılganlıklar devam etse de, lojistik firmaları ve uluslararası otoriteler boğazdaki deniz taşımacılığının kısa süre içinde tamamen normale dönmesini bekliyor. Enerji arz güvenliği açısından hayati önem taşıyan bu geçişlerin sorunsuz tamamlanması için bölgedeki uluslararası donanma güçleri de durumu yakından takip ediyor.