Migros, sürdürülebilirlik hedefleri kapsamında gıda israfını azaltmaya yönelik yürüttüğü çalışmalarla, 2030 yılı taahhüdüne 2025’te ulaştı.
Şirketten yapılan açıklamaya göre, 2018 baz yılına göre gıda imha tonajlarının gıda tedarik tonajına oranını 2030’a kadar yüzde 50 azaltmayı hedefleyen Migros, son 5 yılda yüzde 55,36 azalış sağlayarak bu hedefi 2025 itibarıyla gerçekleştirmiş oldu.
Yürüttüğü gıda israfıyla mücadele çalışmalarıyla bugüne kadar yaklaşık 180 milyon öğünlük gıdanın kurtarılmasını sağlayan Migros, gıda israfıyla mücadelede operasyonel süreç ve araçların optimizasyonu, son tüketim tarihi yaklaşan ürünlerin indirimli satışı, gıda bağışı gibi birçok yöntem kullanıyor.
Şirket, geçen yıl indirimli satış ile israf olmaktan kurtarılan gıdalarla 32 Migros Jet mağazasının yıllık cirosuna denk gelen bir tasarruf sağlayarak hem çevresel hem de ekonomik değer yarattı.
Gıda hiyerarşisini baz alarak gıdaların atık olmaması için son tüketim tarihi yaklaşan ürünler ile olgun meyve ve sebzeleri, mağazalarında yüzde 25, yüzde 50 ve yüzde 75 indirimlerle müşterilerine sunan şirket, “Gıdaya Saygı” projesi kapsamında, dijital platformlar üzerinden gıda bankalarına ve sosyal marketlere yönlendiriyor. Sadece bağış çalışmalarıyla bugüne kadar 30 bin tona yakın gıda ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldı.
Ayrıca, 2014’ten bu yana yürütülen “Kalan Tazeler Küçük Dostlarımıza” projesiyle son kullanım tarihi aynı gün dolan gıdalar, dernekler vasıtasıyla barınaklara ulaştırılarak, hayvanların beslenmesine katkı sağlıyor.
“İlk etapta stoktan kaynaklanan kayıpların önüne geçtik”
Açıklamada görüşlerine yer verilen Migros Genel Müdürü Mustafa Bartın, gıda atıklarını azaltarak hem gıda fiyat artışlarıyla mücadele hem de kaynakların verimli kullanımı konusunda sorumluluklarını kararlılıkla yerine getirdiklerini belirtti.
Gıda israfıyla mücadele çalışmalarına sipariş, stok ve lojistik süreçleri başta olmak üzere operasyonların tümünü gözden geçirerek başladıklarını aktaran Bartın, şöyle devam etti:
“Tamamen kendi yazılımlarımız akıllı algoritmalarla geçmiş satışlar, mevcut stoklar ve talep tahminlerini analiz edip sipariş miktarlarının doğru belirlenmesini sağladık. Böylece ilk etapta stoktan kaynaklanan kayıpların önüne geçtik. İndirim uygulamaları, gıda bankalarıyla işbirlikleri ve biyogaz çalışmaları sayesinde bugüne kadar 180 milyondan fazla öğünlük gıdanın kurtarılmasına katkı sağladık. Gıda atıklarının azaltılması için sadece kendi operasyonlarımızda değil, değer zincirinin tamamında çalışmalar yaptık.”
Önceliği her zaman “israfı kaynağında azaltma”ya verdiklerini belirten Bartın, ürünün tarladan müşteriye ulaşma sürecinde perakendecilerin tam ortada olduğunu anlattı.
Bartın, “Perakende sektörüne teknolojiyi kullanarak örnek olacak çalışmalar yürütüyoruz. Ürün arzının sürekliliğini sağlayabilme, sözleşmeli alımla üreticinin desteklenmesi ve ürünün perakendecilerle sanayi arasında tek elden dağılımı ile israfı azaltarak gıda fiyat artışlarıyla mücadelede önemli katkılar sağlayabiliriz. Tüketim sürecinde de küçülen aile yapılarına özel raftaki ürün segmentasyonun değişimi ile porsiyon bazlı dönüşüm, gıda israfının önlenmesinde hızlı adımlar atmamızı sağlayacak etmenler.” ifadelerini kullandı.