MÜSİAD başkanı Burhan Özdemir, Mehmet Şimşek’i överken ekonomiyi eleştirdi. Özdemir’in röportajını okuyanlar “ekonomi iyi mi, kötü mü?” sorusunu sorarken, açıklamalar kafa karışıklığı yarattı. Mehmet Şimşek’in politikalarının doğru politikalar olduğunu söyleyen Özdmeir, “Bugün enflasyonun hala yüksek seyretmesinin temel nedeni kira, gıda ve eğitim masraflarındaki katılaşmadır” diyerek ekonomi yönetimini eleştirdi.
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Başkanı Burhan Özdemir, ”Samimiyetle söylüyorum; gerçek anlamda bir yönlendirme olmadan, devlet eliyle bir mekanizma işletilmeden siz bugün sanayiciye istediği parayı verin, bundan 5-10 sene sonra bambaşka bir atıl kapasite sarmalından bahsederiz” dedi. Özdemir, sanayide çalışanlara pozitif ayrımcılık yapılması gerektiğini dile getirerek, ”Eğer sanayi çalışanıyla bir restoranda çalışan arasındaki konfor farkını ekonomik teşvikle kapatmazsak, bu sarmaldan kurtulamayız” diye konuştu. Özdemir uygulanan ekonomi programına yönelik de, ”Ben başından bu yana uygulanan politikanın günümüz şartlarındaki en doğru ve en idealistik politika olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Başkanı Burhan Özdemir, Ekonomim’in sorularını yanıtladı.
Sıkı para politikasına ara verilmemesi gerektiğini söyleyen Özdemir, “Sermayesini servet yapmış bir sanayici kitlesinden bahsediyoruz. Bu yapıdaki sanayicimizin ucuz kredi beklentisine ben katılmıyorum. 2010’lu yılların başındaki o ucuz krediler, belki de Türkiye’yi orta gelir tuzağına sokan bakış açısının temelidir. Para bedavayken, mortgage krizi sonrası oluşan varlık balonu hadisesiyle birlikte dünyadaki tüm merkez bankalarının verdiği o ucuz krediler neticesinde bizim sanayicimiz, bizim tüccarımız çok ucuz maliyetlerle bu paraları borçlandı. Ve ne yapmak istediği noktasında gerek kendisinin fizibilite çalışmaları eksik, gerekse de döneminde devletin yönlendirmesi yeterli olmadığından ötürü herkes kendi kafasına veya inancına göre tesis kurdu. Bugün o tesislerin bir kısmının atıl olduğunu konuşuyoruz. Samimiyetle söylüyorum; gerçek anlamda bir yönlendirme olmadan, devlet eliyle bir mekanizma işletilmeden siz bugün sanayiciye istediği parayı verin, bundan 5-10 sene sonra bambaşka bir atıl kapasite sarmalından bahsederiz. Mesele paranın kemerini gevşetmek ya da birazcık ipini salmak değil; saldığınızda ne olacağının konusu daha önemli” ifadelerini kullandı.
“SANAYİDE ÇALIŞAN ADAMA POZİTİF AYRIMCILIK ŞART”
Özdemir, sanayideki en büyük yapısal tehdidin ‘erken sanayisizleşme’ olduğunu ifade ederek, iş gücünün fabrikalardan hizmet sektörüne kayışını durdurmak için pozitif ayrımcılık talep etti. Özdemir, “Diyarbakır’da, Batman’da çok enteresan örnekler var. Üretebilecek potansiyeli var, fiyatla ilgili problemi yok ama çalıştıracak adam yok. İnsanlar kurye olmayı, güvenlik görevlisi olmayı fabrikada çalışmaya tercih ediyor. Sanayide, üretimde çalışan emek-yoğun kesime pozitif ayrımcılık şart. Üretimde çalışanların maaşlarına gelir vergisi istisnası getirilebilir. Ya da çocuk yardımı, kira katkısı gibi destekler üretimde çalışanlar için yeniden düzenlenmeli. Bizzat o tezgahın başındaki çalışan için bu teşvikleri sağlamalıyız. Eğer sanayi çalışanıyla bir restoranda çalışan arasındaki konfor farkını ekonomik teşvikle kapatmazsak, bu sarmaldan kurtulamayız. Mevcut sanayimizi ayakta tutmak için bu adımları atmalıyız” diye konuştu.
“UYGULANAN PROGRAM EN DOĞRU VE İDEAL POLİTİKA”
Özdemir, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek tarafından yürütülen ekonomi programına dair tartışmalara da değindi. Programın içinde bulunulan konjonktürdeki en ideal yol olduğunu savunan Özdemir, “Ben başından bu yana uygulanan politikanın günümüz şartlarındaki en doğru ve en idealistik politika olduğunu düşünüyorum. Kurumumuz içinde fikren ayrışanlar olabilir, bu doğaldır; lakin içinde bulunduğumuz tabloyu doğru okumak lazım. 115 milyar dolarlık bir deprem yüküyle başlamış bir ekonomi yönetiminden bahsediyoruz. Tüm bu yüklere ve jeopolitik dalgalanmalara rağmen paniklemeden, rasyonel bir program uygulanıyor” şeklinde konuştu.
Konuşmasında enflasyondaki katılaşmaya dikkat çeken Özdemir, “Ekonomi yönetimi enflasyonu emtiada yüzde 17’lere kadar geri çekebilmeyi başardı. Bunu yadsımamak lazım. Bugün enflasyonun hala yüksek seyretmesinin temel nedeni kira, gıda ve eğitim masraflarındaki katılaşmadır. Özellikle hizmet enflasyonu dışındaki alanlarda emtia fiyatlarının düştüğü bir yönetim söz konusu” dedi. “Kimsenin elinde sihirli değnek yok” diyen Özdemir, “Kira fiyatlarını konut arzını artırmadan, gıda fiyatlarını ise tarımsal aksiyonları tamamlamadan sadece Mehmet Şimşek’in para politikasıyla aşağı çekemezsiniz. Bu çoklu bir mücadele gerektiriyor” değerlendirmelerinde bulundu.