Malezya’daki lüks tarım çiftlikleri, meyve yetiştiriciliğinde çıtayı arşa çıkardı. Japonya’nın efsanevi “Yubari” kavunlarından ilham alan Malezyalı üreticiler, kavunlarını klasik müzik ve düzenli masajla büyütmeye başladı. Peki, bir meyve neden bu kadar şımartılır.
KLASİK MÜZİK EŞLİĞİNDE BÜYÜYEN KAVUNLAR
Malezya’nın Putrajaya bölgesindeki seralarda yürürken karşınıza çıkan manzara oldukça şaşırtıcı. Çiftçiler, kavunlara sadece su ve gübre vermiyor; onlara adeta birer “bebek” gibi bakıyorlar.
Seralarda gün boyu klasik müzik çalıyor. Üreticilere göre müzik, meyvelerin metabolizmasını hızlandırıyor ve hücre yapısını daha düzenli hale getiriyor. Her bir kavun, her gün yumuşak fırçalarla veya ipek eldivenlerle tek tek masajdan geçiyor.

DAHA ESTETİK VE LÜKS GÖSTERİYOR
Bu bir şov değil, arkasında ciddi bir amaç var. “Ağ oluşturma” (netting) adı verilen süreçte, kavunun dış kabuğundaki çizgilerin ne kadar simetrik ve belirgin olduğu onun kalitesini (ve fiyatını) belirliyor. Masajın, meyvedeki şeker oranını (Brix değeri) merkeze doğru dengeli dağıttığına inanılıyor.
Ayrıca üreticilere göre fiziksel temas, kabuğun daha estetik ve “lüks” görünmesini sağlıyor. Bitkiye dokunmak, büyüme hormonlarını uyararak daha dayanıklı meyveler oluşmasını destekliyor.
TANESİ 2 BİN TL’DEN BAŞLIYOR
Bu yöntemle yetişen kavunlar, sıradan market raflarına değil; özel tasarım kutularda koleksiyonculara ve lüks restoranlara gidiyor. Bir meyvenin bu kadar ilgi görmesi, onu sadece bir besin olmaktan çıkarıp bir “sanat eserine” dönüştürüyor. Bu kavunlar güneşten yanmasın diye her birine özel küçük şapkalar giydiriliyor. Kendi tarzlarıyla yetiştirdikleri kavunları çitçiler 2 bin TL’den başlayan fiyatlar ile satışa sunuyor.