HUBBLE’DAN 100 KAT DAHA GENİŞ GÖRÜŞ ALANI
Nancy Grace Roman Uzay Teleskobu, adını NASA’nın ilk baş gökbilimcisi ve Hubble’ın “kurucu figürü” olarak anılan Nancy Grace Roman’dan alıyor. 2016’da duyurulan proje, ilk başta “WFIRST (Geniş Alan Kızılötesi Tarama Teleskobu)” adıyla biliniyordu. Hubble ile benzer büyüklükte bir aynaya sahip olmasına rağmen Roman, gökyüzünü yaklaşık 100 kat daha geniş bir alanla görüntüleyebilecek.
Projenin baş bilim insanı Julie McEnery’ye göre Roman, James Webb Uzay Teleskobu ve Chandra X-ışını Gözlemevi gibi diğer büyük gözlemevleriyle birlikte çalışacak. Webb ve Chandra daha çok tekil ve nadir kozmik olayları ayrıntılı incelemeye odaklanırken, Roman geniş görüş açısı sayesinde bu olayları çok daha erken tespit edebilecek. Ayrıca daha önce bilinmeyen gök cisimlerini ve yeni astronomik olayları keşfetme potansiyeline de sahip.
DERİN UZAYDA YENİ KEŞİFLER
Teleskop, Dünya’dan yaklaşık 1,6 milyon kilometre uzaklıkta konumlanacak ve iki ana cihazla görev yapacak. Bunlardan ilki, görünür ışıktan yakın kızılötesine kadar gözlem yapabilen 300,8 megapiksellik geniş açılı bir kamera. Diğeri ise yıldız ışığını bastırarak ötegezegenleri daha net şekilde tespit etmeyi sağlayan yüksek hassasiyetli bir koronagraf olacak.
Roman’ın temel hedefleri arasında karanlık enerji, ötegezegenler ve astrofizik alanındaki temel sorulara yanıt aramak bulunuyor. Evrenin yaklaşık %68’ini oluşturduğu düşünülen karanlık enerji hakkında hâlâ çok az bilgiye sahip olunması, bu görevi daha da önemli kılıyor. Bunun yanında teleskobun, evrene dair çarpıcı görseller üretmesi de bekleniyor.
Beş yıllık ana görev süresinin sonunda Roman’ın yaklaşık 20.000 terabaytlık devasa bir veri arşivi oluşturması öngörülüyor. Bu veri sayesinde bilim insanları yüz binlerce ötegezegen, yüz milyonlarca galaksi, milyarlarca yıldız ve sayısız nadir kozmik olayı inceleme fırsatı bulacak.
