NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, 7-8 Temmuz’da gerçekleştirilecek Ankara Zirvesi öncesinde Washington’da yaptığı açıklamalarda, Türkiye’nin savunma sanayisindeki rolüne dikkat çekti. Rutte, ASELSAN’ın NATO’nun tüm üyelerine katkı sağlayacak bir savunma sanayisi dönüşümünün öncülerinden biri olduğunu söyledi.
Atlantik Konseyinde konuşan Rutte, Ankara Zirvesi’nin NATO’nun caydırıcılık, birlik ve savunma kapasitesini ortaya koyacağı kritik bir toplantı olacağını belirtti. Zirvede savunma harcamalarının artırılması, üretim kapasitesinin güçlendirilmesi ve savunma sanayisinde yenilikçi teknolojilerin öne çıkacağını ifade etti.
YENİ SÜRÜM: “NATO 3.0”
Lahey Zirvesi’nde alınan kararları hatırlatan Rutte, müttefik ülkelerin 2035 yılına kadar gayrisafi yurt içi hasılalarının yüzde 5’ini savunmaya ayırma hedefi doğrultusunda ilerlediğini söyledi. Avrupa ve Kanada’nın son yıllarda savunmaya önemli kaynak aktardığını belirten Rutte, bu süreci “NATO 3.0” olarak tanımladı.
“İşte NATO 3.0 budur: Daha güçlü bir Avrupa ve daha güçlü bir NATO; amaç birliği, büyük ölçekli adımlar ve gerçek bir dönüşüm.”
Rutte, Ankara Zirvesi’nde savunma sanayisi ile yenilikçi teknolojilerin öne çıkacağını aktararak “Ankara’da, güvenilir caydırıcılık ve etkili savunmanın gerektirdiği kabiliyetleri sağlayabilmemiz için sanayi ve inovasyonun sürece dahil olduğunu görmeyi bekliyorum” diye konuştu.
Müttefiklerin savunma bütçelerini artırdığını ancak ihtiyaç duyulan askeri kabiliyetlerin yeterli hız ve ölçekte üretilemediğini kaydeden Rutte, bunun yalnızca stok meselesi olmadığını, aynı zamanda yenilikçi çözümler geliştirilmesini gerektirdiğini anlattı.
Rutte, transatlantik savunma sanayisinde köklü bir dönüşüm hedeflediklerinin altını çizerek, “İhtiyacımız olan ve teşvik etmeye çalıştığımız şey, gerçek bir transatlantik savunma sanayi devrimidir” ifadesini kullandı.
Türkiye genelinde NATO için çalışan yaklaşık 3 bin savunma sanayisi şirketi bulunduğunu belirten Rutte, bu işbirliğinin hem güvenliği artıracağını hem de iki yakada istihdama katkı sağlayacağını ifade etti.
Konuşmasında küresel güvenlik tehditlerine de değinen Rutte, Rusya’yı NATO için en büyük uzun vadeli tehdit olarak nitelendirirken, Çin, Kuzey Kore ve İran’ın da yakından takip edildiğini söyledi.
Ankara Zirvesi’nin geçen yılki Lahey Zirvesi’nde alınan kararların uygulamaya geçirildiğini göstereceğini belirten Rutte, “Bence gerçekten çok önemli. Hatta belki Lahey Zirvesi’nden bile daha önemli çünkü verilen taahhütler harika.” değerlendirmesinde bulundu.
ABD ile Türkiye arasında yürütülen F-35 görüşmelerine ilişkin soruları ise yanıtlamaktan kaçınan Rutte, “.” değerlendirmesini yaptı.