ABD’de Donald Trump yönetimi, Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (UCM) yönelik yaklaşık bir buçuk yıldır adım adım genişlettiği baskıyı yeni bir aşamaya taşıdı. Daha önce UCM Başsavcısı Karim Khan ve çok sayıda yargıcı yaptırım listesine alan Washington, bu kez mahkemenin faaliyetlerini diplomatik, siyasi ve ekonomik baskıyla sınırlandırmayı amaçlayan kapsamlı bir kampanya başlattığını duyurdu.
MAHKEMEYE TAM SAHA BASKI
ABD Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasına göre kampanya, UCM’nin “ABD egemenliğine yönelik tehdidini ortadan kaldırmayı” hedefliyor. Açıklamada, mahkemenin ABD’li askerler ve kamu görevlileri hakkında yargı yetkisi kullandığı ve “hesap vermeyen küresel bir hakem” gibi davrandığı öne sürülerek bunun kabul edilemez olduğu savunuldu. Kampanya kapsamında ABD’li diplomatlar diğer ülkelere UCM’nin kurucu metni olan Roma Statüsü’nden çekilmeleri yönünde çağrıda bulunacak. Washington ayrıca ABD’nin güvenlik desteğinden yararlanan ülkelerden UCM’nin ABD’liler üzerindeki yargı yetkisini reddetmelerini isteyecek. Bu çağrıya uymayan ülkelerin daha yakından incelenebileceği belirtilirken, UCM personeline yönelik vize iptalleri, seyahat yasakları ile mahkeme ve bağlantılı kuruluşlara yönelik yeni yaptırımların da değerlendirildiği açıklandı.
En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.
kaynak olarak ekleyin
‘TUĞLA TUĞLA SÖKECEĞİZ’
Dışişleri Bakanı Marco Rubio da Amerikan Wall Street Journal’da UCM’yi neden hedef aldıklarını anlatan bir makale yayınmladı. Mahkemenin zamanla ağır uluslararası suçları yargılayan sınırlı bir yapı olmaktan çıkıp egemen devletlerin hukuk sistemlerini aşan küresel bir mahkemeye dönüştüğünü öne süren Rubio, Trump yönetiminin UCM’yi “gerekirse tuğla tuğla sökeceğini” söyledi.
Washington’un UCM ile çatışması yeni değil. Trump yönetimi, göreve başladıktan kısa süre sonra Şubat 2025’te UCM Başsavcısı Karim Khan’ı yaptırım listesine almıştı. Bunu Haziran, Ağustos ve Aralık 2025’te mahkemenin çeşitli yargıçlarına yönelik yeni yaptırımlar izlemişti.

KAFAYI TAKMIŞTI
Öte yandan analistler ve uluslararası hukukçular, ABD’nin UCM’ye açtığı savaşı ise mahkemenin İsrailli yetkililere yönelik yürüttüğü soruşturmaları engellemeye yönelik bir girişim olarak görüyor. Nitekim Washington daha önceki yaptırımların sebebi olarak UCM’nin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında savaş suçu ve insanlığa karşı suç işledikleri gerekçesiyle yürüttüğü soruşturmaları ve Afganistan’da ABD personeline ilişkin soruşturmaları göstermişti.
Eski İnsan Hakları İzleme Örgütü Direktörü ve uluslararası hukuk uzmanı Kenneth Roth da Trump yönetiminin geçmişte UCM’nin Ukrayna’da Rus savaş suçlarını soruşturmasını desteklediğini, buna karşın mahkemenin İsrail’in Gazze’deki faaliyetlerine ilişkin soruşturması ve Netanyahu hakkında çıkarılan tutuklama kararının ardından UCM’yi hedef almaya başladığını hatırlattı.

AB’DEN TEPKİ GELDİ
Avrupa Birliği de Washington’un yeni girişimine tepki gösterdi. AB Komisyonu Sözcüsü Anouar El Anouni, Birliğin uluslararası ceza adaletine ve cezasızlıkla mücadeleye güçlü destek verdiğini belirterek UCM’nin seçilmiş yetkililerine, personeline veya mahkemeyle iş birliği yapan kişilere yönelik saldırı ya da tehditlerin kabul edilemez olduğunu söyledi. El Anouni, AB’nin UCM’nin bağımsız çalışmasını desteklemeyi sürdüreceğini vurguladı.
ABD yönetimi son bir buçuk yılda UCM Başsavcısı Karim Khan ve 10 UCM yargıcına yaptırım uyguladı.

