Nevruz’un özgür ruhlu kadınları

Yenice, Çanakkale’nin küçük ve fazla göz önünde olmayan bir ilçesi. Kaz Dağları’nın kuzey eteklerine kurulan ilçe ve köyleri Osmanlı döneminde Agonya olarak adlandırılmış. Bereketli topraklarında üretilen et, süt, bal, sebze ve yöresel otlar saray mutfağının vazgeçilmeziymiş. Bu topraklarda üretim sürüyor, özellikle etli, kıpkırmızı biberleri coğrafi işaretli. Bu biber aynı zamanda bir kadın kooperatifinin de simgesi; Nevruz Köyü Kadınları’nın.

Taşımalı eğitim başlayınca boş kalan ilköğretim okulu binasında buluşan 15 kadın bu kooperatifin tohumlarını atmış. Arkadaşlarından birinin kenarda duran çeyrek altını ilk sermayeleri olmuş. Birçok şey üretip satmışlar. Tarhana da yapmışlar, patik de örmüşler ama asıl dönüşüm, çabalarına şahit olan işkadını Zeynep Bodur Okyay’ın eli değince yaşanmış.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Googleüzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.

Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

Okyay’ın sunduğu seçenekleri kendi istekleriyle değerlendirip faydalanmayı ve üretmeyi istemişler. Tasarım, pazarlama, sosyal medya eğitimlerinin yanında satın aldığınız ürünlerle gönderdikleri notu düzgün yazmak için dil bilgisi eğitimi talebi de onlardan gelmiş. Artık -de’yi, -da’yı ayrı mı bitişik mi yazacaklarını bilen Nevruz Köyü Kadınları “Zaten özgürdük ama şimdi kendi ürettiklerimizle kazanıyoruz, kendimizi daha özgür hissediyoruz” diyorlar. Hatta aralarından evi okula uzak olan Güler Argun, ilk kazandığı parayla kendine bir ATV almış. Birer özgür ruh olan Nevruzlu kadınlar okulun bahçesinde yoga da yapıyorlar, ürünlerini tanıtmak için internet sitesi üzerinden defile de…

Sürdürülebilir bir iş modeli için ‘tasarım tekstil ürünleri’ üretmeye başlamışlar. Bu arada ikinci önemli dönüm noktaları da Fırat Neziroğlu’yla tanışmaları ve unutulmuş ‘Nevruz bezi’ni dokumaya başlamaları. Dokuma alanında çalışmaları olan sanatçı Fırat Neziroğlu, Nevruzlu kadınları eğitmiş. Şimdi kendi dokudukları kumaşları ürüne dönüştürüyorlar. Kokteyl peçeteleri, Amerikan servisler o kadar güzel ki… Kaz Dağları’nın endemik bitkilerini peçetelere, çantalara, bluzlara, elbiselere işliyorlar. Bir de Ferit var. Bahçedeki horoz. Ferit’i ürettikleri birçok üründe işleme olarak kullanıyorlar. Biberden daha fazla simgeleri bu beyaz horoz olmuş gibi…

Şimdi okulun bütün sınıfları atölye. Kadınların her biri tasarımcı olmuş. Kimi kıyafetlerde geliştirmiş kendini, kimi işlemede. Herkesin eşit söz hakkı var, birbirlerini dinlemeyi biliyorlar. Kapıdaki karatahtada yazan yazıyla bitireyim yazıyı… ‘4 Anlaşma: Kişisel algılama/Varsayımda bulunma/Elinden gelenin en iyisini yap/ Sözün gücüne inan, güzel söz söyle.’

Author: Yusuf Arslan