Okullarda meydana gelen şiddet olaylarının ardından okul bahçelerinin çevresine kamera kurulması kararlaştırılmıştı. Ancak bununla birlikte, “merkezi sınav yapılacağı” gerekçe gösterilerek öğretmenler odasına da kamera takılması yönünde adım atıldı.
“AMAÇ SINAV DEĞİL, GÖZETLEME”
Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, öğretmenler odasına yerleştirilen kameraların kalıcı olacağına dair tutanaklar bulunduğunu belirterek duruma tepki gösterdi.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın sınav güvenliğini sağlamak için teknolojiden faydalanması gerektiğini ifade eden Özbay, şu ifadeleri kullandı:
Ancak bu sınavın hemen öncesine gelecek biçimde ve sınavın bitiminde biten bir uygulama olmalıdır. Oysa kamera sistemlerini okula kuran firma ile okul yönetimlerinin tuttuğu tutanaklardan anlaşıldığına göre öğretmen odasına konulan kameraların kalıcı olduğu anlaşılmaktadır. Çünkü öğretmenler odasına takılan kameraların elektrik bağlantısının kesilmemesi gerektiği özel olarak okul yönetimine sözlü bildirilmekle kalınmamış kameranın elektrik bağlantısını sağlayan fişin çekilmemesi tutanak altına alınmıştır.
“ÖĞRETMENİ SUÇ İŞLEYECEK İNSAN OLARAK KABUL ETMEKTİR”
Kameraların sınav bittikten sonra kaldırılmayacak şekilde kurulması ve elektrik bağlantısının sürekli açık kalacağının resmiyete dökülmesi, Eğitim-İş tarafından “sınav güvenliği değil, öğretmenleri izleme amacı” olarak nitelendirildi.
Uygulamanın öğretmenlik mesleğine bir saldırı olduğunu savunan Özbay, şöyle konuştu:
Öğretmenler görevlerini yaparken, ders dışında meslektaşlarıyla birlikteyken gözetlenecek suçlular ya da suç işleme ihtimali bulunan şüpheliler değildir. Öğretmen odasına sabit kamera konulması bu haliyle öğretmene, öğretmenlik mesleğine yapılmış açık bir saldırıdır. Çünkü öğretmenler odasının izlenmesi öğretmene güvenmemenin yanında onu sürekli suç işleyecek insan olarak kabul etmektir. Öğretmenler odası okulun beynidir. Orası özgür olmadıkça eğitim öğretimle ilgili hiçbir sorun okulda çözülemez. Çünkü öğretmenler odası öğretmenlerin birbirleriyle etkileşimde bulunduğu, birbirlerine deneyimlerini aktardığı, derslerine hazırlık yaptığı, dinlendiği yerlerdir. Kamuoyu şunu bilmelidir: Öğretmenler odası merkezi sınavlarda sınav evrakının tutulduğu sınav odası değildir. Hiçbir zaman sınav evrakları, sınav öncesinde öğretmenlere sunulmaz. Öğretmenler bu evraklarla sınav saatleri içinde ilk defa ancak görevli oldukları sınıflarda/salonlarda karşılaşırlar. Dolayısıyla öğretmenler odasının uygulamada merkezi sınavla bir ilgisi yoktur.
“BAKANLIK AÇIKLAMA YAPMAK DURUMUNDADIR”
Merkezi sınavlarda evrakların zaten öğretmenler odasında bulunmadığına dikkat çeken Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, Milli Eğitim Bakanlığı’nı şeffaf olmaya çağırarak açıklamasına şu sözlerle devam etti:
Ayrıca merkezi sınavlarda sınav evrakları sınav görevlilerince okula getirilmekte ve sınav öncesinde önceden belirlenen sınav odasında tutulmakta, öğretmenler odasında bulunmayan sınav evrakları için kameranın neden öğretmenler odasına kurulduğu konusunda Bakanlık açıklama yapmak durumundadır.
“ASIL DENETLENMESİ GEREKENLER EĞİTİM POLİTİKALARINI BELİRLEYENLER”
Cumhuriyet gazetesinin haberine göre Özbay, bakanlığın böyle bir uygulamaya başlayacak olması halinde öncelikle Milli Eğitim Bakanı’nın ve bürokratlarının odasından başlaması gerektiğini belirtti.
Özbey, sözlerini, “Bakalım bu odalarda halkın, kamunun, çocuklarımızın ve eğitimin yararına mı çalışılıyor; yoksa eğitim sistemi belli yapılarla gizli ilişkiler üzerinden mi şekillendiriliyor? Çünkü asıl denetlenmesi gerekenler eğitim politikalarını belirleyenler, tarikat ve cemaatlerle protokoller imzalayanlar, eğitim sistemini çeşitli yapıların etkisine açanlardır. Öğretmeni gözetim altına almak güvenlik değil, güvensizliktir. Gerçek şeffaflık, yetkiyi kullananlardan başlar” ifadeleriyle sonlandırdı.
