Kuzey İtalya‘da yeni bir otoyol projesi öncesinde yapılan savaş kalıntıları temizliği sırasında, nehir tortularının 3 metre altında Roma öncesi döneme ait bir tapınak kompleksi keşfedildi. Alanda bulunan nadir yazıtlar, antik Veneti halkının kültürüne ışık tutuyor.
BOMBA TARAMASINDAN ARKEOLOJİK KEŞFE
Padova eyaletine bağlı Ponso kasabasında inşa edilen “Strada Regionale 10” bölgesel yolunun Borgo Veneto-Carceri kesiminde, eski savaş bombalarının temizlenmesi için yapılan zorunlu güvenlik taraması sırasında toprak altında beklenmedik izler saptandı.


İzlerin takip edilmesiyle başlayan arkeolojik kazılar, Adige Nehri’nin antik çağdaki taşkın tortularının yaklaşık 3 metre altında gömülü kalmış bir tapınak kompleksini gün yüzüne çıkardı.
NEHİR TAŞKINI YAPIYI MÜHÜRLEMİŞ
Antik çağda Adige Nehri’nin taşarak tüm bölgeyi mil, çakıl ve çamurla kaplaması, yapıyı yüzyıllar boyunca erozyondan ve insan müdahalesinden korudu. İtalyan Kültür Bakanlığı’na bağlı Padova, Treviso ve Belluno Müfettişliği, selin yapıların bir kısmına zarar vermiş olsa da kompleksi tortular altına mühürleyerek bugüne kadar koruduğunu açıkladı.
MİLATTAN ÖNCE 5. YÜZYILA UZANIYOR
Kazılarda dikdörtgen tapınak temelleri, sütun kalıntıları ve törensel alanlar ortaya çıktı. Tapınaklardan biri, antik çağın en prestijli dini yapılarında görülen ve etrafı tek sıra sütunlarla çevrili “peripteral” mimari modelin özelliklerini taşıyor. Alandaki en eski buluntular milattan önce 5. ve 4. yüzyıllara tarihleniyor.
Milattan sonra 1. yüzyıla ait bir zemin tabakasında ise daha eski dönemlere ait yazıtlı taşların inşaat malzemesi olarak yeniden kullanıldığı tespit edildi. “Spolia” olarak bilinen bu uygulama, alanın tek bir döneme ait izole bir tapınak olmadığını, yüzyıllar boyunca kullanılmaya devam ettiğini gösteriyor.
ANTİK VENETÇE YAZITLAR ÇÖZÜLMEYİ BEKLİYOR
Keşfin en değerli parçalarını, üç yüzü gravürlerle kaplı küçük taş sütunlar (cippi) oluşturuyor. Bu sütunlardaki yazıtların büyük bölümü, Roma genişlemesinden önce İtalya’nın kuzeydoğusunda yaşayan kadim Veneti halkının dilinde yazılmış.

Latince örneklerin yanı sıra bulunan Venetçe yazıtlar, bu toplulukların adak gelenekleri, dini pratikleri ve sosyal yapıları hakkında nadir ipuçları sunuyor. Yazıtların epigrafik analizi sürüyor ve henüz kesin bir tercüme yayımlanmadı.
TERK EDİLMEDİ, DÖNÜŞTÜ
Müfettişlik, kanıtların bu kutsal alanın Roma öncesi evreden sonra terk edilmediğini, aksine Roma döneminde biçim değiştirerek kullanılmaya devam ettiğini gösterdiğini açıkladı. Bu süreklilik, bölgenin Roma İmparatorluğu’na geçiş sürecindeki kültürel etkileşimi anlamak açısından kritik bir veri kaynağı olarak değerlendiriliyor.
