Özgür Özel, Doruk Madencilik işçileriyle birlikte Yıldızlar SSS Holding önünde: Madenciler hakkını almadı, verilen söz tutulmadı, hiçbirimizi kandıramazlar!

T24 Haber Merkezi

Mutlak butlan kararıyla genel başkanlık görevinden uzaklaştırılan CHP lideri Özgür Özel, Doruk Madencilik işçileriyle Yıldızlar SSS Holding önünde basın açıklaması yaptı.

Özel’in açıklamalarından satır başları şöyle:

“Doruk Madencilik işçileri, Bağımsız Maden-İş’le örgütlenen arkadaşların mücadelesini hep birlikte uzun süredir takip ediyoruz. Bugün buraya, bu saate madenciler çağrı yaptılar. Biz de onların sesini duymak ve duyurmak için buraya geldik. Çok sayıda siyasi partinin değerli yöneticileri, başkanları burada. Gün boyunca burada açıklamaları olacak.

Ben kısaca durumu şöyle özetlemek isterim. Bağımsız Maden-İş bizim Soma’da hakkı verilmeyen, yenilen, kazadan sonra hayatta kalanların işten çıkarılması ve verilen sözlerin tutulmaması üzerine ilk örgütlenmeyi yaptı. Hepiniz takip ettiniz. Buraya defalarca yürüdüler, yalınayak yürüdüler. Kurucu başkanları trafik kazasında öldü, Tahir Çetin hayatını kaybetti.

“İktidara çok yakın bir şirket olan Yıldızlar Holding’in işlettiği bir maden”

Şimdi de Doruk Madencilik’teki 160 emekçi için mücadele ediyorlar. Biliyorsunuz Doruk Madencilik iktidar tarafından kayrılan, iktidara çok yakın bir şirket olan Yıldızlar Holding’in işlettiği bir maden. Bu maden şirketinin 2 bin 600 tane maden ruhsatı cebinde. Devletten dünya kadar teşvik, kredi alıyor ama doğum yardımını bile ya da kaza geçirmiş bir madenciye ödenecek parayı bile alıp da o parayı zimmetine geçiren, madenciye hakkını vermeyen, yıllardır, aylardır ödemediği maaşlarla 180 madenciye 160 milyon TL borcu olan bir şirket.

“15 Mayıs’ın üzerinden neredeyse üç hafta geçti, yatan bir para yok”

Doruk Madencilik işçileri Beypazarı’ndan kalktılar, Ankara’ya yalınayak yürüdüler, seslerini duyurdular, Meclis’e geldiler, Ankara’da parklarda yattılar ve 28 Nisan günü bu arkadaşlarımıza devlet söz verdi, üç bakan kefil oldu. Dediler ki ‘Gidin, 15 Mayıs günü bütün alacaklarınız yatacak, biz kefiliz.’ Şimdi haziran ayındayız. 15 Mayıs’ın üzerinden neredeyse üç hafta geçti, yatan bir para yok. Madencileri yine Beypazarı’ndan bu yana sokmuyorlar.

“Çağrıyı zayıflatmak için numara yapıyorlarsa hiçbirimizi kandıramazlar”

Buraya çağrı yapılınca bir yalan haber dolaşıma girdi; paralar yattı, anlaşma oldu diye. Yolda gelirken Bağımsız Maden-İş Başkanı Sayın Gökhan Çakır’ı aradım, kendisiyle konuştum. Yatan bir para yok. Öyle bir haber uçuşturuluyor. ‘Biz paramızı alana kadar buradayız, mücadeleyi sürdürüyoruz’ diyorlar. Şu anda kamuoyunda buraya yapılan çağrıyı zayıflatmak için, ‘aa anlaşmışlar’ gibi bir şey için numara yapıyorlarsa hiçbirimizi kandıramazlar. Biz CHP olarak buradayız, Türkiye İşçi Partisi burada, DEM Parti burada, TKP’yi gördüm, EMEP burada, İyi Parti’nin değerli milletvekilleri burada. Hep birlikte biz bu alın terinin karşılığı alınana kadar mücadeleye destek vereceğiz. Kamuoyu desteği olursa bu para alınacak.

“1 Mayıs konuşmasında Erdoğan ‘Madencilerin paralarını ödedik’ dedi”

Şunu unutmayın, 1 Mayıs konuşmasında Erdoğan ‘Madencilerin paralarını ödedik’ dedi. Bakın onların söylediği yalan 20 televizyonda birden bütün Türkiye’ye yayılıyor. Ama gerçeklik; madenciler hakkını almadı, verilen söz tutulmadı, halen daha da yatan bir para yok.

“105 madenci abluka altında”

Seslerini duyurmak için buraya gelmek istiyorlar. 105 madenci abluka altında şu anda orada. Buraya çeşitli yollarla dün tek başına ulaşabilen madenci arkadaşlarımız, 36 kişi de burada SSS Yıldızlar Holding’in kapısının önünde alınlarının terinin karşılığını istiyorlar.

“Doruk Madencilik işçileri bu parayı alacaksa kamuoyu desteğiyle alacak”

Son sözüm şudur; son kuruş ödenene, haklarını alana kadar hepimiz madencilerin arkasındayız. Bütün vatandaşlarımıza söylüyoruz. Bayram öncesi onlara geri adımı, onların onurlu mücadelesine sizlerin yürekten verdiğiniz destek artırmıştı. Doruk Madencilik işçileri bu parayı da alacaksa kamuoyu desteğiyle alacak. Herkes emeğin, emekçinin ve madencinin arkasında dursun. Teşekkür ediyorum.”

(Editör: Özlem Ateş)

Author: Yusuf Arslan