İran merkezli çatışmalarla tetiklenen enerji krizi dünyayı rekor bir hızla uçuruma sürüklüyor. Küresel petrol stokları tarihin en hızlı düşüşünü yaşarken, abluka altındaki Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması petrolün varil fiyatını 180 dolara kadar fırlatabilir.
Hükümetler peş peşe acil durum planlarını devreye sokarken, bu devasa krizin faturası yüksek akaryakıt fiyatları ve yeni bir enflasyon dalgasıyla yine doğrudan araba sahiplerinin, ücretli çalışanların ve tüketicilerin sırtına yıkılacak.
ÜLKELER TEDBİR PAKETLERİNE SARILDI

Körfez bölgesinde tırmanan askeri gerilim, dünya ekonomilerini korumasız bir döneme sürüklüyor.
Yaklaşık 80 ülke, enerji piyasalarında yaklaşan kritik eşik öncesinde acil tedbir paketlerini uygulamaya koydu. Piyasa aktörleri, ablukaya alınan Hürmüz Boğazı nedeniyle Körfez’de sıkışan yakıtın dünya pazarlarına ihraç edilememesi durumunda fiyatlarda durdurulamaz bir sıçrama yaşanacağı konusunda hemfikir.
İngiliz Financial Times gazetesinin aktardığı verilere göre, Aberdeen fon yönetim şirketinin başekonomisti Paul Diggle, ekiplerinin Brent petrolün varil başına 180 dolara ulaştığı karamsar bir senaryoyu masaya yatırdığını belirtti. Diggle, böyle bir tablonun küresel enflasyonu hızla tırmandıracağını, Asya ve Avrupa ülkelerini derin bir resesyona sürükleyeceğini vurgulayarak, “Ödünç alınmış zamanda yaşıyoruz.” uyarısında bulundu.
YAZ SEZONUYLA BİRLİKTE ARZ BASKISI DAHA DA KATLANACAK
Kuzey yarımkürede yaz aylarının başlaması, klima kullanımı ve tatil seyahatlerinin yoğunlaşması nedeniyle ham petrol, benzin, dizel ve jet yakıtı talebini zirveye taşıyacak. Bu talep artışı, küresel rezervlerin kayıtlara geçen en süratli düşüşünü yaşadığı bir döneme rast geliyor.
Kriz karşısında Avustralya, yakıt ve gübre stoklarını tahkim etmek amacıyla 10 milyar dolarlık dev bir bütçe taahhüt etti. Fransa, ekonomisini korumak için sağladığı desteklerin kapsamını ve ölçeğini değiştireceğini duyurdu. Hindistan ise döviz rezervlerini korumak adına halka altın alımını durdurma ve yurt dışında tatil yapmaktan kaçınma çağrısı yaptı. IEA (Uluslararası Enerji Ajansı) verilerine göre, acil önlem almak zorunda kalan ülke sayısı mart sonundaki 55 seviyesinden hızla 76’ya tırmandı.
TÜKETİM ÜRETİMİ MİLYONLARCA VARİL AŞTI
Ekonomistler ve tüccarlar, krizin bir sonraki periyodunda enerji fiyatlarında yeni şoklar, sanayide duruşlar ve küresel büyümede sert yavaşlamalar görülebileceğini ifade ediyor. AB (Avrupa Birliği) Ulaştırma Komiseri Apostolos Tzitzikostas, Atina’da katıldığı bir konferansta Orta Doğu’daki çatışmaların önümüzdeki haftalarda bitmemesi durumunda küresel bir resesyonun kaçınılmaz olduğunu dile getirdi.
IEA (Uluslararası Enerji Ajansı) tahminlerine göre, mart ile haziran ayları arasında küresel petrol tüketimi üretimin günlük 6 milyon varil üzerinde seyredecek. Kimi analistler bu açığın günlük 8 ila 9 milyon varile yaklaşabileceğini öngörüyor. Bu devasa açığı kapatmak için karadaki ve denizdeki stoklar eritilirken, hükümetler stratejik rezervlerinden piyasaya günlük 2 milyon varilden fazla ham petrol sürüyor. Ancak bu acil rezerv salımlarının temmuz ayında sona ermesi planlanıyor.
REZERVLERDE OPERASYONEL STRES SINIRINA GİRİLİYOR
Savaşın başladığı günden bu yana küresel rezervler, Körfez’deki ulaşılamayan miktarlar hariç, tam 380 milyon varil azaldı. Petrol şirketleri ve rafinerilerin elinde 3 milyar varilin üzerinde bir envanter bulunsa da, bu stokların büyük bölümü boru hatlarındaki basıncı korumak ve rafinerilerin kesintisiz çalışmasını sağlamak için sistemin işleyişi gereği harcanamaz durumda tutuluyor. Stoklar sıfıra inmeden çok önce piyasalarda ciddi aksamalar yaşanabileceğini belirten Oxford Enerji Çalışmaları Enstitüsü uzmanlarından Paul Horsnell, asgari işletme seviyesinin ülkeden ülkeye değiştiğini vurguladı. JPMorgan analistleri ise Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkelerindeki stokların haziran başında “operasyonel stres seviyelerine” kadar gerileyeceğini tahmin ediyor.
PETROKİMYA VE HAVACILIK SEKTÖRLERİ İLK DARBEYİ ALDI

Brent petrol şu sıralar varil başına 110 doların üzerinde alıcı buluyor. Paul Horsnell, bu fiyatın talebi düşürmeye yetmeyeceğini, 18 yıl önce görülen 140 dolarlık tarihi zirvenin altında kalındığını ifade etti.
Ancak gelişmekte olan ülkelerde kıtlık sinyalleri başladı bile. Pakistan, Sri Lanka ve Filipinler’de 2022 enerji krizini andıran şoklar nedeniyle geçici olarak dört günlük çalışma haftasına geçildi.
Sektörel bazda en hızlı darbeyi petrokimya ve havacılık alırken, HSBC uzmanları rafinerilerin pahalı ham petrol almak istememesi nedeniyle rafine yakıt stoklarının hızla tükendiğini, birçok üreticinin mevcut stokları eritmeyi seçtiğini raporladı. Morgan Stanley analistleri ise petrol fiyatlarının varil başına 150 doların üzerine çıkması durumunda tedarik zincirlerinin kırılacağını ve kaçınılmaz bir küresel resesyonun başlayacağını duyurdu.