Mayıs ayında başlayan yaş çay hasat döneminin ilk günlerinden itibaren ÇAYKUR’un kapasite yetersizliğini gerekçe göstererek başlattığı kota ve kontenjan uygulamaları, 205 bin çay üreticisini zora soktu. Alım merkezlerinde yaşanan yoğunluk sebebiyle devletin açıkladığı fiyatın çok altında özel sektöre satış yapmak zorunda kalan Karadenizli üreticilerin mağduriyeti ve tepkileri artarak sürüyor.
RİZELİLER DE EN SONUNDA İSYAN ETTİ
Rize’nin Pazar ilçesinde çay toplayan üreticiler, ÇAYKUR’un kısıtlamaları ve devlet alımlarındaki aksamalar nedeniyle özel sektörün insafına terk edildiklerini dile getirdi.

Üreticilerden Ayşe Yıldız, 5 dönüm arazide 150 kilo olarak uygulanan kontenjan sınırıyla çayın bitirilemeyeceğini, bu durumun adeta iğneyle kuyu kazmaya benzediğini ve sonraki hasat dönemlerini de olumsuz etkilediğini vurguladı.

Devletin alım randevularını gevşetmesiyle özel sektörün fiyatları 25 liraya kadar düşürdüğünü belirten Yıldız, bu işletmelerin ödemeleri de ancak 6 ay sonra yaptığını söyledi.
ÇAY KRİZİ KAPIDA
Yaşanan ağır çalışma şartlarına ve emeğe dikkat çeken üreticiler, “Böyle giderse insanlar bir gün bıkıp çayı dereye dökecek” diyerek yetkilileri fabrika sayılarını artırmaya ve acil önlem almaya çağırdı.
Çay üreticisi Osman Karabulut ise çayın tarlada bekletilemeyeceğini, toplandığı an hızla işlenmesi gerektiğini belirterek ÇAYKUR’un “acele etmeyin” çağrılarına tepki gösterdi. Üretimin artmasına rağmen Giresun’dan Artvin’e kadar olan hat boyunca yeterli fabrika kurulmadığını söyleyen Karabulut, ÇAYKUR sahalarında işlenemediği için gübreye dönüşen çaylar bulunduğuna dikkat çekti.

Karabulut, “Şu anda bir kilo çayla iki ekmek bile alamıyoruz. Devlet, özel sektörün bu fiyatların altına inmesini engelleyecek yaptırımlar uygulamalı ve bize sahip çıkmalı” dedi. (ANKA)
