Şamil Tayyar ile Bülent Tezcan arasında “yeni çağrı heyeti” tartışması

T24 Haber Merkezi

CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminin partiyi kurultaya götürmemesi hâlinde mahkemeye başvurarak çağrı heyeti talep edeceklerini açıkladı. Eski AKP milletvekili Şamil Tayyar, Tezcan’ın bu açıklaması için “akıl tutulması” dedi. Tayyar, “Mahkeme kararıyla CHP’nin tanzim edildiğini söylerken, başka bir mahkeme kararıyla operasyon planlıyorlar” açıklamasını yaptı. Tezcan daTayyar’a cevap olarak “Siyasi partilerde usul budur. Bu seçilmiş yönetimin yerine kayyım atanması, ya da partiyi yönetecek bir heyet getirilmesi değildir. Sadece kurultaya götürecek bir heyet atanmasıdır. Tek görevi de kurultay yapmaktır” dedi.

CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, bir yandan Parti Meclisi tarafından kurultay kararı alacaklarını, bir yandan da Olağanüstü Kurultay için delege imzası toplamaya devam ettiklerini belirterek, bu adımlara rağmen Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminin partiyi kurultaya götürmemesi hâlinde mahkemeye başvurarak çağrı heyeti talep edeceklerini açıkladı.

Özel’den ‘mutlak butlan’ kararına karşı yeni hamle: Kılıçdaroğlu, partiyi kurultaya götürmezse mahkemeden yeni çağrı heyeti istenecek

Tezcan’ın bu açıklamasını sosyal medya paylaşımıyla eleştiren eski AKP’li Tayyar, “Gürsel Tekin İstanbul’da Çağrı Heyeti Başkanı olarak atandığında ‘kayyım atandı’ demişlerdi ya şimdi Kılıçdaroğlu’nun yerine aynı şekilde ‘kayyım’ istiyorlar. Tam bir akıl tutulması. Verdikleri mücadelenin altını boşaltıyorlar. Mahkeme kararıyla CHP’nin tanzim edildiğini söylerken, başka bir mahkeme kararıyla operasyon planlıyorlar. Tutarlı olacaksınız. Demek ki derdiniz CHP değil kendi koltuklarınız. O koltukları korumak için her yolu mübah görüyorsunuz. Acınası bir durum” ifadelerini kullandı.

Tezcan, Tayyar’a şu yanıtı verdi: “Şamil Bey, Anlamadınız herhalde? Benim söylediğim, toplanan imzaya rağmen kurultay çağrısı yapılmazsa mahkeme eliyle kurultay çağrısının yapılmasını sağlamaktadır. Yani delege iradesinin gereğini yerine getirtmektir. Siyasi partilerde usul budur. Bu seçilmiş yönetimin yerine kayyım atanması, ya da partiyi yönetecek bir heyet getirilmesi değildir. Sadece kurultaya götürecek bir heyet atanmasıdır. Tek görevi de kurultay yapmaktır. Gürsel Tekin ve ekibinin seçilmiş İstanbul İl Başkanlığına “bütün yetkileri haiz bir heyet” olarak atanmasından tamamen farklı bir şeydir. Ayrıca ihtiyati tedbirle partinin başına geçmekle de bir ilgisi yoktur. Kulağınıza fısıldayanlara bu cevabı verebilirsiniz?”

(Editör: Ceren Bayar)

Author: Yusuf Arslan