ANKARA SANAYİSİNDEN EKONOMİ YÖNETİMİNE “STRATEJİK REFORM” ÇAĞRISI
Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç, reel sektörün nabzını tutan geniş kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Ardıç, sadece günü kurtaran politikalar yerine, geleceğin rekabet gücünü bugünden kuracak yapısal bir dönüşümün şart olduğunu ifade etti
Ardıç, sanayicinin en büyük sorununun artık sadece üretim yapmak değil, ağırlaşan şartlar altında ayakta kalabilmek olduğunu vurguladı.
SANAYİNİN TEMEL TALEPLERİ: “İSTİKAMETİ BELİRLEMELİYİZ”
Dünya gazetesine açıklamalarda bulunan ASO Başkanı, üretimin ve ihracatın korunduğu bir dezenflasyon sürecinin temel taleplerden biri olduğunu söyledi. Döviz riskini büyütmeyen, erişilebilir ve öngörülebilir bir finansman da sanayi için kritik. Ardıç, Ar-Ge’yi ürüne, ürünü üretime, üretimi ihracata bağlayan tutarlı bir teknoloji politikasınin da gerekli olduğunu belirtti.
Yapay zekâyı, yeşil dönüşümü ve ileri teknolojiyi Ankara sanayisinin yeni sıçrama alanları haline getirecek kararlı bir eylem programı, verilen desteklerin sonuç üretip üretmediğine bakılması ve teşvik mimarisinin çıktıya göre yeniden kurulması, stratejik hedeflerle çelişen kararlar alınmaması, yatırımcı güveninin sağlanması da sanayicilerin talepleri arasında.
BORÇ SARMALI VE KUR RİSKİ: DÖVİZ POZİSYON AÇIĞI 200 MİLYAR DOLARA DAYANDI
Finansman tarafındaki en çarpıcı veri ise döviz borçlanmasındaki devasa artış oldu. Haziran 2023’te 74 milyar dolar seviyesinde olan şirketlerin döviz pozisyon açığının Mart 2026 itibarıyla 200 milyar dolara fırladığını açıklayan Ardıç, bu tablonun olası bir kur hareketinde sanayi bilançolarını savurabileceği uyarısını yaptı. “Sanayici döviz borcuyla değil, üretim gücüyle büyümelidir” diyen Ardıç, uygun maliyetli Türk Lirası kredilerine erişimin genişletilmesini talep etti.
“Oyunun Kuralı Maç Başladıktan Sonra Değişmemeli”
Yatırım ortamındaki hukuki ve idari öngörülebilirliğin önemine değinen Seyit Ardıç, özellikle enerji alanındaki mevzuat değişikliklerine sert eleştiriler getirdi. Sanayicilerin “Net Sıfır Karbon” hedefleri doğrultusunda güneş enerjisine büyük yatırımlar yaptığını hatırlatan Ardıç, lisanssız elektrik üretimindeki “saatlik mahsuplaşma” gibi ani düzenlemelerin yatırımcı güvenini zedelediğini belirtti. Ardıç, “Oyunun kuralı maç başladıktan sonra değişmemeli” ifadelerini kullandı.
TEŞVİK MİMARİSİNDE YENİ DÖNEM: ÇIKTI ODAKLI TEKNOPARKLAR
Mevcut destek sisteminin verimliliğini sorgulayan ASO Başkanı, çözümün “daha fazla destek” değil, “sonuç üreten destek” olduğunu söyledi. Teknoparkların sadece birer emlak projesi veya firma sayısı odağından çıkarılması gerektiğini savunan Ardıç, şu önerilerde bulundu:
Teşvik mimarisi, firmaların ürettiği somut çıktıya ve performansa göre yeniden kurgulanmalı.
Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) ile Teknoloji Geliştirme Bölgeleri entegre edilerek üretimle Ar-Ge arasındaki kopukluk giderilmeli.
Teknoparklar; yapay zeka destekli üretim ve yeşil teknoloji üsleri olarak yeniden tanımlanmalı.
KÜRESEL RİSKLER VE TÜRKİYE’NİN FIRSAT PENCERESİ
Dünya ekonomisinin “Savaşın Gölgesinde” bir türbülans yaşadığını ifade eden Ardıç, küresel büyüme tahminlerinin düştüğü bu dönemde Türkiye’nin coğrafi konumu ve güçlü üretim altyapısıyla “güvenli liman” olabileceğini hatırlattı. Ancak bu potansiyelin kalıcı bir avantaja dönüşmesi için sadece üretim gücünün yetmeyeceğini, diplomatik gücün ve yapısal reformların bu süreci desteklemesi gerektiğini belirterek konuşmasını noktaladı.