Türkiye’de son dönemin en büyük krizlerinden biri haline gelen Schengen vizesi çıkmazı, beraberinde kontrolsüz bir “kar borsası” yarattı. Resmi kurumlarda aylar sonrasına bile randevu bulamayan vatandaşlar, fahiş fiyatlarla randevu “pazarlayan” gayriresmi şirketlerin kıskacına girdi.
120 EURO’LUK HİZMET 250 EURO’YA ÇIKIYOR
Oda TV’de Zeynep Çakır’ın haberine göre; normal şartlarda yetkili kuruluşlar (VFS Global, iDATA, Kosmos vb.) aracılığıyla vize harcı ve servis bedeli dahil ortalama 120-140 Euro civarında olan maliyet, “VIP randevu” veya “hızlı işlem” adı altında yetkisiz aracılar tarafından 200-250 Euro bandına çekiliyor. Odatv, bu fahiş fiyatlamanın ve vaatlerin hukuki karşılığını uzman isimlerle masaya yatırdı.

“VİZE GARANTİSİ” HUKUKEN GEÇERSİZ
Hukukçulara göre, ülkelerin resmi olarak yetkilendirmediği hiçbir kurumun randevu garantisi veya vize alma sözü verme yetkisi bulunmuyor. Merhum İlber Ortaylı’nın avukatı Fahrettin Erbahayetmez, sürecin tamamen ilgili ülkenin kendi hukuk prosedürlerine bağlı olduğunu hatırlatarak şunları söyledi:
“Hukuki bir boşluktan faydalanılıyor. Ancak bilinmelidir ki hiçbir aracı kurum vize garantisi veremez. Bu vaatlerle yola çıkanlar, vatandaşı ciddi mağduriyetlerle baş başa bırakıyor.”

DEVLET MÜDAHALESİ NEDEN MÜMKÜN DEĞİL?
Avukat Yasin Doğukan Yapraklı ise durumun neden bir suç teşkil etmediğine ve çözümün zorluğuna dikkat çekti. Yapraklı’ya göre, bu durum doğrudan bir suç kapsamına girmediği için devletin müdahale alanı kısıtlı kaldığını şu sözlerle söyledi:
“Mevcut tablo doğrudan bir suç teşkil etmiyor, bu yüzden devletin özel şirketlerin fiyat politikasına müdahalesi zor görünüyor. Vatandaşların “öncelikli hizmet” alma arzusu ve yüksek bedelleri ödemeyi kabul etmesi, bu aracı kurumların politikalarını daha agresif hale getiriyor.”
