BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen’in tutuklanmasına yönelik tepkiler sürüyor. Aralarında TÜRK-İŞ, DİSK, KESK ve Birleşik Kamu-İş’e bağlı sendikalar ile iş yeri temsilcilerinin de bulunduğu sendikacılar tarafından Türkmen’in serbest bırakılması talebiyle bir imza kampanyası başlatıldı.
Tutuklu sendikacı için başlatılan dayanışma eylemine, kısa süre içerisinde 1000 imza atıldı.
İmza metninde Türkiye’de iş cinayetlerinin boyutuna işaret edilerek her yıl binlerce işçinin hayatını kaybettiği, çok sayıda işçinin de kalıcı sakatlıklarla yaşamaya mahkûm edildiği vurgulandı. Bu koşullarda iş kazalarını ve hak ihlallerini görünür kılan sendikal faaliyetlerin kriminalize edilmesinin kabul edilemez olduğu ifade edildi.
“BU İMZALAR GERÇEĞİN KANITIDIR”
BİRTEK-SEN Genel Sekreteri Mikail Kılıçalp, Türkmen’in “yalan söylediği için değil, iş cinayetlerini görünür kıldığı için hedef alındığını” belirterek, “Bu imzalar gerçeğin üzerinin örtülmesine izin verilmeyeceğinin ilanıdır” dedi. Destek olan tüm emek örgütlerine de teşekkür eden Kılıçalp, mücadeleyi büyütme çağrısı yaptı.
Türkmen’in avukatı, Esmer Özer ise davanın yalnızca bir sendikacının değil, işçilerin haklarını savunmanın yargılanması anlamına geldiğini vurgulayarak, 12 Mayıs’ta görülecek duruşmaya kamuoyunu ve emek örgütlerini çağırdı.
Esmer Özer, son dönemde özellikle iş kazaları ve işçi ölümlerine ilişkin yargı süreçlerinde ciddi bir cezasızlık pratiği oluştuğuna dikkat çekti. Özer, soruşturma süreçlerinin çoğu zaman “biçimsel bir prosedür” olarak işletildiğini, patronların sorumluluğunun ise sistematik biçimde görmezden gelindiğini söyledi.
TGS GENEL BAŞKANI DURMUŞ: “TCK 217/A BASKI ARACINA DÖNÜŞTÜ”
Türk İş’e bağlı TGS Genel Başkanı Gökhan Durmuş ise 2022’de yürürlüğe giren TCK 217/A maddesinin gazetecilere yönelik sistematik bir baskı aracına dönüştüğünü söyledi. Durmuş, “Yüzlerce gazeteci bu suçlamayla yargılandı, onlarcası tutuklandı. Bu yasa artık yalnızca gazetecilere değil, sendikacılara, çevre aktivistlerine ve gençlere karşı da bir cezalandırma aracına dönüştü” dedi.
Durmuş, Mehmet Türkmen’in bir işçi eyleminde yaptığı konuşma nedeniyle bu kapsamda tutuklanmasının “yasanın keyfi uygulanmasının en açık örneklerinden biri” olduğunu belirterek, TCK 217/A’nın iptal edilmesi ve bu suçlamayla tutuklanan herkesin serbest bırakılması çağrısında bulundu.
DİSK BİRLEŞİK METAL İŞ GENEL BAŞKANI ÖZKAN ATAR: “TEKSTİL İŞÇİLERİNİN MÜCADELESİNİ BASKI ALTINA ALMAYA YÖNELİK”
Evrensel’de yer alan habere göre; DİSK’e bağlı Birleşik Metal İş Genel Başkanı Özkan Atar ise Türkmen’in tutuklanmasının Anayasaya ve uluslararası mevzuatlara aykırı olduğunu söyledi.
Uygulamanın tamamen keyfi olduğunu dile getiren Atar şöyle konuştu:
“Sendikal faaliyetten dolayı sendikacının, işçi önderinin bırakın tutuklanması en küçük bir baskıya maruz kalması kabul edilemez. Özellikle Antep’teki tekstil işçilerinin mücadelesini baskı altına almaya yönelik. Türkmen geçen sene de baskılara maruz kalmıştı. Biz Türkmen’le en başından beri dayanışma içindeyiz, bundan sonra da dayanışma içinde olmaya devam edeceğiz.”
Emekçileri baskı altında tutmak için devreye sokulan uygulamalara karşı 1 Mayıs alanlarını da dolduracaklarını söyleyen Atar, “Başta işçi sınıfı olmak üzere gençleri, yurtseverleri, kadınları, tüm emekçileri, kapitalizmin ve mevcut AKP iktidarının uygulamalarından zarar gören tüm kesimleri meydanlarda yerini almaya çağırıyoruz. Biz de Türkiye’nin dört bir yanında 1 Mayıs’ta meydanlarda olacağız” dedi.
“BİR SENDİKA BAŞKANININ YAPMASI GEREKEN YAPTI”
Birleşik Kamu İş Genel Başkanı Orhan Yıldırım, Türkiye’deki iş cinayetleri gerçekliğine dikkat çekti. Türkmen’in, bir sendika başkanının yapması gereken şeyi yaptığını ifade eden Yıldırım, “Sermaye sahiplerinin korunup kollandığı, işçilerin sigortasız ve sendikasız çalıştırılmasının görmezden gelindiği bir düzende; bir sendikanın ve sendika başkanının yapması gereken mücadeleyi cesaretle yürüten Bir Tek Sen Genel Başkanı Mehmet Türkmen’in haklı mücadelesini Kamu-İş Konfederasyonu olarak selamlıyoruz.”
“SENDİKAL FAALİYET SUÇ DEĞİLDİR”
KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, sendikal faaliyetlerin kriminalize edilmesine tepki göstererek, “Emekçilerin emeğine sahip çıkmak sendikacıların temel görevidir. Mehmet Türkmen suçlu değildir” dedi. Karagöz, hukukun herkese eşit uygulanması gerektiğini vurgulayarak, “Biz ayrıcalık değil, hukukun işletilmesini talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Gıda İş Genel Başkanı Olcay Ozak ise işçinin canının hesabının sorulmasını istemenin suç değil, adalet arayışı olduğuna dikkat çekti.
TÜMTİS GENEL BAŞKANI KENAN ÖZTÜRK: “TUTUKLU TÜM SENDİKACILAR SERBEST BIRAKILSIN”
Türk İş’e bağlı TÜMTİS Genel Başkanı Kenan Öztürk durumun kabul edilemez olduğunu söyledi. Sendikacının en temel görevimim gerçekleri söylemek olduğunu dile getiren Öztürk şöyle konuştu:
“Bir sendikacının eylemdeki işçileri ziyaret etmesi, üyelerine sahip çıkması ve ülkedeki bir gerçeği vurgulaması sebebiyle tutuklanması kabul edilemez. Özellikle ülkede yaşayan emekçiler açısından bu yaşanan hukuksuzluğu, haksızlığı, işten çıkarmaları, düşük ücret dayatmalarını bunları vurgulamak tabi ki sendikacının en temel görevidir.”
Limter İş Başkanı ve yöneticilerinin tutuklanmasını da hatırlatan Öztürk, “Bu ülkede hukuk yoksullar, emekçiler için farklı işliyor ama sermaye için farklı işliyor. Mehmet Türkmen, Limter İş yöneticileri ve tutuklu tüm sendikacıların serbest bırakılmasını talep ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
ÜÇ TALEP ÖNE ÇIKTI
Sendikaların imza kampanyasında öne çıkan talepler şöyle:
• Mehmet Türkmen’in derhal serbest bırakılması
• Sendikal faaliyetler üzerindeki baskıların kaldırılması
• Örgütlenme ve ifade özgürlüğünün güvence altına alınması
“MÜCÜADELEYİ BÜYÜTECEĞİZ”
Gaziantep’te işçilerin eylemine destek vermesinin ardından tutuklanan Türkmen’in yargılandığı davanın bir sonraki duruşması 12 Mayıs’ta görülecek. Sendikalar, “12 Mayıs’ta Mehmet Türkmen’in serbest bırakılması için mücadeleyi büyüteceğiz” diyerek dayanışma çağrısını sürdürüyor.