Büyükşehirler ile Anadolu’daki yaşam maliyeti farkları gerekçe gösterilerek iş dünyası temsilcileri tarafından sıkça gündeme getirilen “bölgesel asgari ücret” tartışmalarına uzmanlardan net bir itiraz geldi.
SGK uzmanı ve Türkiye Gazetesi yazarı İsa Karakaş, daha önce “tatlı bir zehir” olarak nitelendirdiği bölgesel asgari ücret fikrinin uygulanması halinde, çalışma hayatında geri dönülemez bir kaosun fitilinin ateşleneceğini vurguladı.
Uygulamanın hayata geçmesi durumunda büyükşehirler ve Anadolu illeri arasında devasa bir demografik dengesizlik oluşacağına dikkat çeken Karakaş, düşük ücretin uygulandığı şehirlerden yüksek ücretli büyükşehirlere doğru bir “kavimler göçü” başlayacağını ifade etti.
İstanbul’un halihazırda tıkanmış bir altyapıya sahip olduğunu hatırlatan Karakaş, “Nüfus iyice kilitlenir ve kiralar daha da artar. Anadolu’da ise çalıştıracak tek bir usta bile bulunamaz duruma gelinir” uyarısında bulundu.
Tek merkezden yönetilen SGK sisteminin farklı şehirler için farklı prim tabanlarını kaldıramayacağını ve yazılımların çökeceğini belirten Karakaş, özellikle birden fazla şehirde üretim tesisi bulunan şirketler için mali hesaplama yapmanın imkansız hale geleceğini aktardı.
Uygulamanın hukuki çıkmazlarına da değinen uzman isim, aynı ihlali yapan iki işverene bulundukları bölgeye göre farklı cezalar kesilmesinin Anayasa’nın ‘eşitlik ilkesini’ zedeleyeceğinin altını çizdi.
Piyasada taşeron sisteminin bozulacağı ve kayıt dışı (kaçak) istihdamda ciddi bir patlama yaşanacağı da öngörüler arasında yer aldı.
Yatırımları Anadolu’ya çekmek için işçinin gelirini düşürmek yerine, devletin elindeki mali enstrümanların ve teşviklerin devreye alınması gerektiğini savunan Karakaş, bölgesel ücret yerine uygulanması gereken adımları şu maddelerle özetledi:
“Anadolu’ya yatırım yapacak sanayiciye, göstermelik olmayan cazip SGK teşviklerinin yanı sıra elektrik ve vergi indirimleri sağlanmalı.
Anadolu’daki üretime nakliye kolaylığı getirilmeli; büyükşehirlerdeki işçiler için ise barınma ve ulaşım maliyetlerini düşürecek projeler üretilmeli.
Asgari ücreti bahane eden fırsatçılara karşı yaptırımlar ağırlaştırılmalı ve sıkı denetimlerle piyasaya göz açtırılmamalı.
Belirlenecek asgari ücret hiçbir koşulda açlık sınırının altında kalmamalı ve ailesi, çocuğu olan çalışanlara yönelik pozitif ayrımcılık politikaları geliştirilmeli.
Bölgesel asgari ücretin kulağa hoş gelse de Türkiye gerçeklerinden tamamen uzak bir “demode fikir” olduğunu belirten Karakaş, değerlendirmesini “Tek ulusal asgari ücret, çalışma barışının sigortasıdır. Bu sigortayı attırırsanız, çalışma ve sosyal güvenlik sistemi karanlıkta kalır” sözleriyle noktaladı.
