İstanbul Beşiktaş’taki saldırıda Yunus Emre Sarban hayatını kaybederken, Onur ve Enes Çelik yaralı yakalandı. Soruşturma kapsamında 12 kişi gözaltına alınırken, şüpheli Ahmet İmrak tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildi. İncelemelerde saldırının Sarban liderliğinde organize edildiği ve olay öncesi farklı araçlarla keşif yapıldığı belirlendi.

İfadeye göre şüpheliler, konsolosluk çevresinde gece ve gündüz keşif yaptı, güzergah ve güvenlik önlemlerini inceledi. Araçlarını satarak silah temini için kaynak oluşturdukları, uzun namlulu tüfek, tabanca ve yüzlerce mermi aldıkları, ormanlık alanda atış yaptıkları tespit edildi. Saldırı için kamuflaj ekipmanları ve sahte el bombası hazırlanırken, internet üzerinden günlük 1750 liraya kiralanan araç keşif, silah temini ve saldırı günü ulaşımda kullanıldı.

Onur Çelik ifadesinde, saldırı anında aracı kendisinin kullandığını, Ahmet İmrak ve Yunus Emre Sarban ile birlikte hareket ettiklerini, araçtan indikten sonra uzun namlulu silahlarla ateş açtığını ve polislere de 5-6 el ateş ettiğini anlattı. Vurulduktan sonra yere düştüğünü belirten Çelik, konsolosluk binasına girerek öğle saatinde dışarı çıkan çalışanları rehin almayı ve video çekerek öldürmeyi planladıklarını, dikkat dağıtmak için sahte bomba kullanacaklarını söyledi.

SALDIRGANIN EŞİ UYARMIŞ
Öte yandan Çelik’in eşi Cansel Elçin’in, saldırıdan önce yaptığı yazışmalarda eşini “silah ticareti ve şiddet eylemi” konusunda uyardığı, “Yapmayın, etmeyin dedim, dinletemedim” ifadelerini kullandığı öğrenildi. Sanık avukatlarının ve şüphelilerin ifadelerine ilişkin soruşturma sürüyor.

‘UZUN NAMLULU AV TÜFEKLERİ ALDIK’
TV100’de yer alan Çelik’in ifadesi şöyle:
“Ben aracı kullanıyordum. Benim sağ tarafımda Ahmet İmrak, arka sağ tarafta Yunus Emre Sarban isimli şahıslar vardı. Araçtan inerken yanımızda silah ve sırt çantalarımız vardı. Araç içerisinde hücum yeleği ve sırt çantalarımızı giydik. Yunus Emre Sarban isimli şahıs arkada olduğu için otobanda giydi. Ben ve Ahmet İmrak isimli şahıs ise Konsolosluğa dönmeden hareket halindeyken giydik. Prof. Ahmet Kemal Aru sokakta araçtan indikten sonra bagajdan uzun namlu av tüfeklerini aldık.

Önceden konuştuğumuz gibi önden ben tekbir getirerek sokak boyunca harekete geçip sokak boyunca servislere doğru ateş ettim. Servis aralarında üniformalı polisler de vardı. Ben de polislere doğru 5-6 el ateş ettim. Ancak vurulan polis olup olmadığını bilmiyorum.
Ben önde olduğum için Ahmet İmrak ve Yunus Emre Sarban isimli şahısların hangi taraflara gittiğini bilmiyorum. Ancak onların da tekbir seslerini duydum. Ben vuruldum, olduğum yere düştüm.

‘POLİSLERE KAFAMA SIKIN DEDİM’
Yanıma yaklaşanlar kafir polisler, kafama sıkın dedim; onlar bana sıkmadılar ve beni hastaneye getirdiler. Benim niyetim konsolosluk binasına girip insanları rehin almaktı. Rehin aldığımız şahısları video çekerek öldürecektik.
‘SAHTE BOMBAYLA İÇERİ GİRECEKTİM’
Saldırıyı öğlen saatinde planlamamızın sebebi ise öğlen arasına çıkan konsolosluk çalışanlarını rehin alıp konsolosluk binasına girmekti. İfademin akışında belirttiğim daha önce hazırlamış olduğum 2 taşı siyah bantlarla sarıp bomba süsü verdiğim malzemeyi atarak dikkat dağıtıp konsolosluk binasına girecektim.
Fotoğraf kayınpederimin evinde çekildi, silahlar ona ait olabilir. Silahlar satılık olduğu için benim satmam için bana atmıştır. Ama bu silahların hiçbiri bana ait değil.