Son saniyesine kadar nefesinizi tutacağınız, bittiğinde ekrana bakakaldığınız 5 ters köşe başyapıt!

1. Predestination (Kader – 2014)

Ethan Hawke’ın başrolünde olduğu film, izleyiciyi adeta bir “tavuk mu yumurtadan, yumurta mı tavuktan çıkar?” paradoksunun tam ortasına fırlatıyor.

Predestination, zamanda seyahat edip olmuş ya da olası olayların önüne geçmeye veya suçluları yakalamaya çalışan bir zamansal ajanın hikayesini konu eder.

2. Incendies (İçimdeki Yangın – 2010)

Bilim kurgu usta yönetmeni Denis Villeneuve’ün Hollywood’a sıçramadan önce çektiği bu sarsıcı dram, sinema tarihinin en ağır ve en acımasız ters köşelerinden birine sahip. Annelerinin vasiyeti üzerine Orta Doğu’ya doğru yola çıkan ve ailelerinin karanlık geçmişini araştıran ikiz kardeşlerin hikayesi…

3. Shutter Island (Zindan Adası – 2010)

Usta yönetmen Martin Scorsese ve Leonardo DiCaprio’nun devleştiği bu psikolojik gerilim, adından en çok söz ettiren başyapıtlardan biri. Akıl hastalarının tutulduğu tecrit edilmiş bir adaya, kayıp bir hastayı bulmak için giden iki dedektifin hikayesi…

4. The Prestige (Prestij – 2006)

Yönetmen Christopher Nolan’ın elinden çıkan bu eser, 19. yüzyılın sonlarında Londra’da yaşayan iki rakip sihirbazın (Christian Bale ve Hugh Jackman) birbirlerini alt etmek için girdikleri ölümcül ve saplantılı rekabeti anlatıyor.

5. The Others (Diğerleri – 2001)

Nicole Kidman’ın güneşe alerjisi olan iki çocuğuyla karanlık, devasa bir malikanede yaşarken evde “başkalarının” da olduğunu fark etmesiyle başlıyor…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir