Soylu’dan çarpıcı açıklamalar: Gülistan Doku sorusuna yanıt verdi, ‘dönem bitince siyaseti bırakacağım’ dedi

Tunceli’de 6 yıldır kayıp olan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasının derinleşmesiyle tutuklanan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, ifadesinde dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu işaret etmişti.

Soylu, Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin o iddialara yanıt verdi. TV100 programında konuşan Soylu, “Diyelim ki orada bir ihmal var başka bir şey var, hepsi sorgulanmalıdır” diyerek “Abakarov’un bulunması için talimat verdim” iddiasında bulundu.

“AİLE BİZE BİR GARİPLİK VAR DEDİ”

Soylu, Gülistan’ın kaybolmasından iki gün sonra bölgede 180 gün araştırma yapıldığını şöyle dile getirdi:

“Olay olduktan bir zaman sonra zannediyorum 2 gün sonra, intihar mektubu bulunduktan ve kayıp ihbarının ardından, kaybolduğu belirlenen yerde kendisine ait eşyalar bulunduktan sonra savcılık burada bir araştırma yapılması lazım dedi ve buraya biz arkadaşlarımızı gönderdik. Orada ilk önce 180 gün bir araştırma yapıldı.”

“ABARAKOV’UN BULUNMASI İÇİN TALİMAT VERDİM”

Soylu; 5 Ocak 2020’de kaybolan Doku ile ilgili 6 yıl sonra derinleşen “cinayet” soruşturmasında tutuklanan Zaynal Abarakov’un, o dönem gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılmasının ardından ayın 9’unda yurt dışına çıktığını ve bundan haberlerinin olmadığını belirtti:

“İlk kez Zaynal Abakarov’un ifadesi ayın 6’sında alınıyor, ardından serbest bırakılıyor; ardından tekrar savcılık tarafından alınıyor ve yeniden serbest bırakılıyor. Zaynal Abakarov ayın 9’unda yurt dışına çıkıyor. Aile bize diyor ki: ‘Bu şüpheli yurt dışına çıktı, biz bunun doğru olmadığını düşünüyoruz, burada bir gariplik var, geri getirin.'”

Abarakov hakkında o dönem yurt dışı yasağı verilmemesine dikkat çeken eski İçişleri Bakanı Soylu, “Konu bana gelince bir tek şüpheli var ve onun da yurt dışında olduğunu anlayınca tedirgin oldum devlet töhmet altında kalacak diye. Derhal gerekli telefonları ettim ve hemen Abakarov’un bulunması için talimat verdim.” dedi.

“Dedim ki eğer gelmezse babası polis memuru ihraç ederim, annesi de Dağıstanlı geri gönderme merkezine alırım ve bunun da hesabını sorarım.” şeklinde konuşan Soylu, ifadelerini şöyle sürdürdü:

“Ve neticede aileye ulaştılar ve gelmesi lazım, dediler. Ailenin söylediği ‘Evet doğru ama burada bize husumet oluşabilir bizi başka bir yere getir.’ Gelsin ve devlet töhmet altından kurtulsun soruşturma devam etsin, nereye gitmek isterse oraya götürürüz dedim.

Gelsin, gözetim altında olacak nerede olursa olsun dedim. Abakarov gelir gelmez yurt dışı çıkış yasağı koyulması yönünde (OHAL yetkisi dahilinde) arkadaşlarıma talimat verdim. Babaya da yurt dışı çıkış yasağı koyduk.”

“GÜLİSTAN DOKU KARDEŞİMİZLE İLGİLİ ÖZEL EKİP KURDUK”

“Bu olaylar olurken Elazığ depremi oldu ve Elazığ’daydık ve defalarca kez görüştüm aileyle burada da. İlk kez özel bir ekip kurduk İçişleri Bakanlığı bünyesinde. İlki Adil Öksüz’le ilgili özel bir ekip kurduk, ikincisi Rabia Naz ile ilgili, üçüncüsü ise Gülistan Doku kardeşimiz ile ilgili bir özel ekip kurduk.” diyen Soylu, bütün kayıtlara bakıldığını ancak Abakarov’un telefon imajlarının alınmadığını tespit ettiklerini açıkladı.

“BEN HAKİMİN TAKDİRİNİ SORGULAYAMAM”

“Özel ekip tespit ettiklerini konuyla ilgili savcılığa bildirdi. Neticede bir yurt dışı çıkış yasağını hakim gerekli görürse koyar görmezse koymaz. Ben hakimin takdirini sorgulayamam.” diyen Soylu sözlerini şöyle sürdürdü:

“Soruşturmayı savcı devam ettirirken Gülistan Doku’nun ablası basına bir demeç verdi. Soylu’ya ulaştım ve barajın aranmayacak olması bizi üzüyor dedi ve yanıma gelip aramaların devam etmesi gerektiğini söylediler. Barajın tam boşaltılıp boşaltılamayacağını öğrendim bunun çok sağlıklı olmadığını söylediler. Yarım seviye boşaltılması yönünde en azından temaslar kurdum. 261 gün orada çalışma yapıldı. Netice itibarıyla yarım seviye boşaltıldı olmadı tam seviyenin dibine kadar boşalttık barajı.”

“Diyelim ki orada bir ihmal var başka bir şey var, hepsi sorgulanmalıdır. Bu konu o gün karartılmışsa böyle bir ihtimal varsa bunun hesabını sormak Gülistan kardeşimiz kadar bizim de en büyük hakkımızdır.” diyen eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu son olarak şunları söyledi:

“Şu anda yapılması gereken tek bir şey var. Meseleyi siyasallaştırmadan meselenin aydınlatabilmesi için soruşturmanın yakından takip edilmesidir.”

GAZETECİYE MÜDAHALE ETMİŞTİ: “BEN BİR MİLLETVEKİLİYİM…”

AKP Grup Toplantısı sırasında gazeteciye yönelik fiziksel müdahalesine ilişkin de konuşan Soylu, “Ben bir milletvekiliyim bana bir soru sorulduğunda cevap verirsem Cumhurbaşkanının konuşmasını manipüle etmiş olurum.” dedi.

“DÖNEM BİTİNCE SİYASETİ BIRAKACAĞIM”

Soylu milletvekilliği sona erdikten sonra siyaset yapmayacağını ise şöyle açıkladı:

“Açık konuşmak gerekirse, bir Meclis müdavimi değilim. Zaten dönemimin sonunu bekliyorum. Dönemim bittiğinde de ‘veleddalin amin’ diyeceğim. siyaseti zihnimde bıraktım zaten. Davamı bırakır mıyım peki bırakmam.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir