Kocatepe Kültür Merkezi’nde düzenlenen Tarihi Kentler Birliği (TKB) Meclisi Olağan Toplantısı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Tarihi Kentler Birliği Genel Sekreteri Oktay Özel, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, Ankara Kent Konseyi Başkanı Halil İbrahim Yılmaz, Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikcioğlu, TKB üyesi belediyelerin başkanları, ABB bürokratları ile ilçe başkanları ve vatandaşlar katıldı.
Yavaş burada yaptığı konuşmada, toplantının TKB açısından önemli bir dönemeç olduğunu belirterek, “İki gün boyunca hem geçtiğimiz dönemde ortaya koyduğumuz çalışma anlayışını değerlendirecek hem de Tarihi Kentler Birliği’nin önümüzdeki döneme uzanan yol haritasını birlikte ele alacağız” dedi.
Toplantıda, Birliğin tarihinde ilk kez Anadolu kentlerine yönelik başlattılan “Tarihi Kentlerde Miras Seferberliği Proje Destekleri” sürecini paylaşacaklarını aktaran Yavaş, “Bu süreçte, Türkiye’nin farklı şehirlerinden 33 değerli mimarın katkısıyla proje çalışmalarımıza başlamış bulunuyoruz. Bu adımı yalnızca bir destek programı olarak değil, Tarihi Kentler Birliği’nin yeni dönem çalışma anlayışını gösteren güçlü bir başlangıç olarak görüyorum” ifadelerini kullandı.
İKİ YILDA GERÇEKLEŞTİRİLEN PROJELER
“Bizler belediye başkanları olarak yalnızca bugünün hizmetlerinden sorumlu değiliz. Aynı zamanda şehirlerimizin hafızasını korumaktan, kimliğini yaşatmaktan ve gelecek kuşaklara güçlü bir miras bırakmaktan da sorumluyuz” diyen Yavaş, Tarihi Kentler Birliği Başkanlığı görevini büyük bir sorumluluk olarak gördüğünü vurguladı. Geçen süre içinde birliğimize katılımın artmasının, bu sorumluluğun yalnızca kendisi için değil, Anadolu’nun tarihi kentlerine sahip çıkmak isteyen tüm belediyelerin ortak iradesi olduğunu gösterdiğini dile getiren Yavaş, şöyle devam etti:
“Göreve geldiğimiz günden bu yana 42 belediyemizin Birliğimize katılımıyla üye sayımız 476’a yükselmiş; bugün gerçekleştireceğimiz 2026 Yılı Birinci Olağan Toplantımızda üyelik başvurusu bulunan 18 belediyemizin de aramıza katılmasıyla bu dayanışma daha da güçlenecektir. Göreve geldikten sonraki ilk saha programımızı, 6 Şubat depremlerinden etkilenen Hatay, Kahramanmaraş, Gaziantep ve Adıyaman’a gerçekleştirdik. Bu ziyaretler, yeni dönem çalışma anlayışımızın da en güçlü göstergelerinden biri oldu. Çünkü orada bir kez daha gördük ki, bir şehir yıkıldığında yalnızca binalar zarar görmez; hafıza da yara alır, kimlik de yara alır, kültürel süreklilik de yara alır. Bu nedenle afet sonrası şehirlerin yeniden ayağa kaldırılmasında kültürel mirasın korunmasını asli bir mesele olarak görüyoruz. Tarihi yapıları, çarşıları, ibadet mekanlarını, sokak dokularını ve hafıza alanlarını yeniden kentin yaşamıyla buluşturmak, yalnızca restorasyon meselesi değil; şehirlerin ruhunu yeniden ayağa kaldırma meselesidir.
“KÜLTÜREL MİRAS, MASA BAŞINDA KORUNAMAZ”
O günden bu yana temel hedefimiz, Birliğimizi daha etkin, daha görünür, daha üretken ve sahaya daha çok temas eden bir yapıya kavuşturmak oldu. Çünkü kültürel miras, masa başında korunamaz. Kentlerin ihtiyacı yerinde görülmeden, belediyelerin imkanları ve zorlukları dinlenmeden, ortak çözüm geliştirilmeden kalıcı sonuç almak mümkün değildir. Bu anlayışla geçtiğimiz dönemde Şanlıurfa’dan Muğla’ya, Akşehir’den Edirne’ye uzanan toplantılarımızda; koruma, planlama, kentsel kimlik ve yerel hafıza başlıklarını belediyelerimizle birlikte ele aldık. Şubat ayında gerçekleştirdiğimiz Portekiz ve İspanya teknik inceleme ziyaretimizde de tarihi yapılarda deprem risk yönetimi, kentsel koruma ve sürdürülebilir şehircilik başlıklarında önemli temaslarda bulunduk. 222 belediyemizin başkanlarıyla birlikte gerçekleştirdiğimiz bu ziyaret kapsamında Lizbon’dan Sevilla’ya, Cordoba’dan Granada’ya uzanan programda; afetlere dirençli tarihi kent planlamasını, önleyici koruma yaklaşımlarını ve kültürel mirasın kamusal yaşamla nasıl bütünleştiğini yerinde inceleme imkânı bulduk. Önümüzdeki dönemde de başkanlarımızla birlikte, yurt içinde ve yurt dışında tarihi ve kültürel alanları yerinde görmeye, iyi örnekleri birlikte değerlendirmeye devam edeceğiz.
“TKB YALNIZCA TOPLANTI YAPAN, DESTEK VEREN BİR YAPI OLARAK KALMAMALI”
Ankara’da gerçekleştirdiğimiz UNESCO buluşmasıyla somut olmayan kültürel miras başlığını daha güçlü biçimde gündemimize aldık. Milli Mücadele Rotası çalışmamızla da tarihimizin ortak hafıza mekanlarını yeni bir bakışla değerlendirdik. Bütün bu çalışmalar bize şunu gösterdi: Tarihi Kentler Birliği, yalnızca toplantı yapan ya da destek veren bir yapı olarak kalmamalı. Yön gösteren, proje üreten, deneyim paylaşan, belediyelerimizin kapasitesini büyüten ve sahadan beslenen bir kurum olarak daha güçlü bir rol üstlenmelidir. Bugün özellikle üzerinde duracağımız ‘Tarihi Kentlerde Miras Seferberliği Proje Destekleri’, bu yaklaşımın en somut sonucudur. Tarihi Kentler Birliği olarak tarihinde ilk kez Anadolu kentlerine yönelik kapsamlı bir proje üretim ve destek süreci başlattık. Bu adımı çok önemsiyorum. Bugün Kastamonu Daday’dan Van Tuşba’ya, Tokat Erbaa’dan Burdur’a, Afyonkarahisar Sandıklı’dan Artvin Kemalpaşa’ya kadar Anadolu’nun dört bir yanına uzanan geniş bir hatta proje desteği veriyoruz. Bu tablo, Birliğimizin yalnızca belirli merkezlere değil; Anadolu’nun her ölçekte tarihî kentine temas etme iradesini göstermesi bakımından çok kıymetlidir. Çünkü belediyelerimizin birçoğunda korunması gereken tarihi yapılar, iyileştirilmesi gereken sokaklar, yeniden düzenlenmesi gereken meydanlar, ele alınması gereken sit alanları ve kent hafızasını güçlendirecek kültürel mekânlar bulunuyor. Ancak biliyoruz ki her belediyemizin teknik kapasitesi, uzman kadrosu ve proje üretme imkânı aynı düzeyde değil. İşte bu nedenle Birliğimiz, yeni dönemde yalnızca maddi destek sağlayan değil; proje geliştiren, yönlendiren, uzmanlık sunan ve belediyelerimizin elini güçlendiren bir yapıya kavuşmalıdır.
“BİRLİK OLARAK GÖREVİMİZ, BU HAFIZANIN EKSİLMESİNE İZİN VERMEMEK”
Bu desteklerle amacımız, tarihi yapıları yalnızca onarmak değil; onları yeniden kent yaşamının parçası haline getirmektir. Restore edilen her yapının, düzenlenen her sokağın ve iyileştirilen her meydanın halkın kullanımına açılmasını, sosyal ve kültürel yaşama katkı sunmasını önemsiyoruz. Unutmayalım; kültürel miras, halktan kopuk bir vitrin değil; halkın içinde yaşadığı, kullandığı ve sahiplendiği bir değer olmalıdır. Bu nedenle proje desteklerimizi yalnızca yapı ölçeğinde değil, kent bütünlüğü içinde ele alıyoruz. Sokak sağlıklaştırmadan kentsel tasarıma, müze düzenlemelerinden koruma amaçlı planlara, tarihi yapıların işlevlendirilmesinden kamusal alanların güçlendirilmesine kadar geniş bir çerçevede çalışıyoruz. Bu buluşmamız, Birliğimizin kurumsal sürekliliği ve ortak iradesi açısından da önem taşıyor. Programımız kapsamında meclis gündemimizi, faaliyetlerimizi ve önümüzdeki döneme ilişkin çalışma başlıklarımızı birlikte değerlendireceğiz. Tarihi Kentler Birliği’nin asıl gücü, dönemsel gündemlerin ötesinde, kentlerimizin kültürel mirasına sahip çıkma sorumluluğundan gelir. Bu çatı altında farklı şehirlerden, farklı ölçeklerden, farklı siyasi geleneklerden belediyelerimiz var. Ama hepimizi birleştiren temel duygu aynı: Bu ülkenin kültürel mirasına sahip çıkmak. Biz hiçbir kenti küçük, hiçbir mirası önemsiz görmüyoruz. Anadolu’nun her köşesi bu ülkenin hafızasında ayrı bir yere sahiptir. Birlik olarak görevimiz, bu hafızanın eksilmesine izin vermemektir.
“ORTAK BİR LİSTE OLUŞTURMA KARARINI ALDIK”
Bizim temel anlayışımız çok açıktır: Geçmişi korurken geleceği kurmak. Tarihi yapılarımızı, sokaklarımızı, meydanlarımızı, geleneklerimizi ve kent hafızamızı çocuklarımıza daha güçlü biçimde devretmek istiyoruz. Bu sorumluluğu ancak birlikte yerine getirebiliriz. Belediyelerimizin emeğiyle, uzmanlarımızın bilgisiyle, kentlilerimizin sahiplenmesiyle ve Birliğimizin dayanışmasıyla daha güçlü sonuçlar alacağımıza inanıyorum. Bugün burada yaptığımız şey, yalnızca geçmişe dair bir değerlendirme değildir. Aynı zamanda geleceğe dair güçlü bir irade beyanıdır. Tarihi Kentler Birliği olarak biz, Anadolu’nun şehirlerini yalnızca korunan alanlar olarak değil; yaşayan, üreten, kültürle nefes alan, kimliği güçlü kentler olarak geleceğe taşımak istiyoruz. Bu nedenle bütün belediye başkanlarımızla geçen hafta görüştük ve ortak bir liste oluşturma kararını aldık. Çünkü bu kentler partilere ait değil. İnşallah güzel bir işbirliğiyle önümüzdeki önümüzdeki dönem yapılacak projeleri de hep birlikte kararlaştırıp gerçekleştirmek suretiyle dönemimiz bittiğinde Türkiye’nin, Anadolu’nun birçok yerinde güzel eserler meydana bırakıp, gelecek kuşaklara, bizden sonraki dönemde gelecek belediye başkanları ve TKB yöneticilerine devretmek istiyoruz. Umuyorum çok başarılı olacağız.”
YARIN; TKB BAŞKANI, BAŞKANVEKİLLERİ, KATİP ÜYELERİ VE ENCÜMEN SEÇİMİ YAPILACAK
Proje sunumlarıyla devam eden toplantı kapsamında, Atatürk Orman Çiftliği’nde saha gezisi gerçekleştirilecek. Yarın ise Tarihi Kentler Birliği başkanı, birinci ve ikinci başkanvekilleri, katip üyeleri ve encümen seçimi yapılacak. Yavaş, başkanlık seçimine tek aday olarak katılıyor.