TBMM Genel Kurulu, dün 23 Nisan nedeniyle yapılan özel oturum için toplandı. Genel kurul salonuna ilk giren lider DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan oldu. Bakırhan yerine geçince AKP milletvekilleri yanına giderek elini sıktı. Bakırhan’dan sonra genel kurula CHP lideri Özgür Özel girdi. Özel, kendi partilileriyle tokalaştıktan sonra önce Bakırhan’la ardından da sırasıyla MHP, İYİ Parti, Yeni Yol Grubu ve AKP’nin grup başkanvekilleriyle tokalaştı. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ve Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan da özel oturum başlarken salona girerek doğrudan yerlerine geçti. Kabine üyelerinden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Göktaş, özel oturumu locadan takip etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise oturuma katılmadı.
‘YENİ ANAYASA ŞART’
Oturumu açan ve yöneten TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “23 Nisan sadece bir kutlama günü sayılamaz. Meclis’teki 23 Nisan törenleri ve özellikle meclis özel oturumu sadece rutin bir törenden ibaret değildir. Bu vesileyle topyekün bağımsızlığımıza, egemenliğimize, milli iradeye ve demokrasiye bağlılığımızı bir kez daha teyit ve ilan ediyoruz. 23 Nisan milletin iradesinin tarih sahnesine çıktığı gündür. İşgalin, dağınıklığın ve yoksunluğun içinden milli meşruiyet çıkaran irade Ankara’da güçlü bir temsile dönüşmüştür. Devletimizin temelleri atılırken milletimizin sözü de bir kürsüye kavuşmuştur” dedi. “Meclisimizin değeri kriz anlarında hep daha belirgin hale gelmiştir” diyen Kurtulmuş, “Toplumumuz her sıkıştığında, yönünü Meclis’e çevirmiştir. Darbe dönemlerinde, vesayet teşebbüslerinde, iç gerilimlerde ve dış baskılarda çözümün adresi daima milli iradenin kurumsal çatısı olan bu yüce mekan olmuştur. Millet sesini burada aramıştır. Güçlü cumhuriyet güçlü Meclis ile yaşar. Yeni anayasa şart. Siyaset kurumu karşıtlıkların kördüğüm olduğu yer olamaz” ifadelerini kullandı.
‘KARA DÜZEN ÇOCUKLARI KORUMUYOR’
Konuşmasına Atatürk’ü anarak başlayan CHP lideri Özel, “İki bayramın adandığı ulusal egemenliğimiz de çocuklarımız da ağır saldırı altındadır. Çocuklarımızın 8 milyonu yoksulluk çekiyor. Artık yoksulluk ailelerden evlatlara miras kalıyor. Bir yanda özel servisle okula giden çocuklar, diğer yanda okula umutsuzluğu ve açlığı taşıyan çocuklar var. Biri temiz suyunu kana kana içerken biri tuvalet musluğuna ağzını dayıyor. Yoksul çocukların okullarının önünde çeteler, torbacılar geziyor. O çeteler kendilerine eleman devşiriyor. En acı haliyle tecrübe ettiğimiz gibi o çocuklar cinayet işliyor” dedi. Özel, bu tablonun toplumsal çöküşe neden olduğunu vurguladı. Özel “Bu ülkede birileri güvende birileri değil. Çünkü bu kara düzenin çarkları çocukları degil birilerini güvende tutmak için dönüyor” ifadelerini kullandı.
TUNALI HİLMİ ÖRNEĞİNİ VERDİ
Teşkilat-ı Esasiye Kanunu görüşülürken, 1921 yılından Meclis tutanaklarını gösteren Özel “Görüşmelerde bir bucağın yerel siyasi amirine 24 saat ile bir hafta arasında tutuklama yetkisi verilmek isteniyor. Bolu Mebusu Tunalı Hilmi Bey buna şiddetle itiraz ediyor. Diyor ki ‘Eğer tutuklama yetkisi bağımsız ve tarafsız birine değil de Nahiye Müdürüne verilirse siyasi rakiplerini tutuklar. Yalancı şahitler yaratırlar ve beni içeriye atarlar.’ Yani mesele şudur. Bir vatandaşı ya da bir siyasetçiyi gözaltına alıp tutuklama yetkisi başka bir siyasetçinin eline bırakılamaz” ifadelerini kullandı.
‘HANGİ İTİBARI KONUŞACAĞIZ?’
Bugün CHP’nin yargı yoluyla bir darbeyle karşılaştığını belirten Özel “Bu darbe ortadayken, darbeyi yapanların hukuksuzlukları ve haksız zenginleşmeleri kanıtlanmışken şimdi burada hangi hukuktan, hangi demokrasiden bahsedeceğiz?” sorusunu yöneltti. Partisine olan tüm baskılara karşın yeni çözüm sürecinde görev aldıklarını belirten Özel, süreç komisyonunun ortak raporuna işaret ederek “Raporda kayyımların son bulması yazdığı halde 13 seçilmiş başkanın yerinde kayyımlar oturabilmektedir. Can Atalay’ı, Hatay halkı seçtiği halde Meclis’e gelememektedir. Bu şartlarda milletin hangi egemenliğini konuşacağız? İstanbul il Başkanlığımızı 5 bin polis bastı, milletvekillerimiz darp edildi, Bursa’da, Ankara’da kadın milletvekillerimizin gözüne bir karış mesafeden gaz sıkıldı. Şimdi burada milletvekilinin, Meclis’in hangi itibarını konuşacağız?” dedi.
‘EGEMENLİK MİLLETTEN ALINIR’
Mutlak butlan tartışmalarına da değinen Özel “Bugün Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran CHP’ye kapatma davasından butlana kadar dedikodular yapılıyor. Bu partinin evini yakmaya çalışanlar başarılı olursa bu Meclis’in, bu demokrasinin kül olmasına nasıl engel olacağız? Bu millet, her sabah bir operasyona uyanıyor. Bizi iyi tanıyın. Biz, boynumuzu veririz ama boyun eğmeyiz. Biz, devleti kuran partiyiz. Bir avuç darbeciye teslim olmayız. Size saldırdıklarında da darbecilerin karşısındaydık, bize saldırdıklarında da darbecilerin karşısındayız” dedi. İktidarın bugün “kirli bir yol” açtığını söyleyen Özel “Yarın günü gelir, bir gözü dönmüş savcı bir gizli tanık bulan her istediğine her iftirayı atabilir. Yarın günü gelir, bir Asliye Hukuk hakimini şeytana uyduran her siyasi partinin il Başkanlığı’nı ele geçirebilir. Ateşle oynuyorlar. Ateşle oynayan elini yakar. Yargıyla oynayan memleketin geleceğini yakar. İşte bu yüzden biz 19 Mart 2025 tarihinden beri bir mevzi olarak partimizi değil, bir cephe olarak demokrasiyi savunuyoruz. Kimseden de partimizi savunmasını beklemiyoruz. Hepinizden temsil ettiğiniz milletin iradesini savunmanızı bekliyoruz. Birileri siyaseti topyekûn tasfiye etmek istiyor. Unutmayın ki bu milletten isteyin; canını verir, evladını verir ama Atatürk’ün emaneti sandığı kimseye vermez. Bu millet vesayetçinin postal giyenine de kravat takanına da cübbelisine de geçit vermedi, vermeyecek. Milletimiz sözünü söylemek için artık bir sandık beklemektedir. Bugün Can Atalay’ın hakkı teslim edilmezse 8 milletvekilliği boştur. Anayasanın 78’inci maddesinin emrettiği ara seçimin zamanı gelmiştir. Boş olan milletvekilleri için sandık kurulması anayasal zorunluluktur. Üç yıl önce birinci çıktığı seçim bölgelerinde seçimden kaçan, yenilgiyi baştan kabul eden bir iktidarın meşruiyeti sorgulanır. Milletin vermediği meşruiyet o çok güvenilen Amerikan Başkanı Trump’tan, onun monarşi rejimlerini öven büyükelçisinden alınmaz. Meşruiyet milletten alınır. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” diye konuştu.
‘EVLATLARIMIZ BİR GELECEKSİZLİK SARMALINDA’
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ise, Meclis kürsüsünden Türkiye’yi sarsan okul saldırılarına ilişkin “Olayı münferit bir hadise olarak görüp, işi yine Meclis’in yetkisiz kılındığı bu sistemde yürütmenin koyacağı yasaklara ve sert tedbirlere bırakabiliriz. Şaşırmıyorum ki; iktidarın ilk konuştuğu başlıklar da bunlardır. Polisiye tedbirler geliştirmek, sosyal medyaya yasak getirmek, okul girişlerine turnike yerleştirmek vesaire… Baştan söyleyeyim: Bunların hiçbiri, bir işe yaramayacaktır. Evlatlarımız bir geleceksizlik sarmalındadır. Belirsizlik kuşatmasındadır” dedi. TBMM’nin Türk milletinin hayallerinin, umutlarının, heyecanlarının, refah, adalet ve huzur taleplerinin iktidar oylarıyla reddedildiği bir tören alanına dönüştüğünü söyleyen Dervişoğlu, “Cuntacıların kapatarak ezdiği milli egemenlik, yetkisiz bir Meclis yaratılarak bu derece istiskal edilmemeliydi. Meclis, meclis olmalıydı. Bu Meclis’i yeniden milletin sesinin, aklının ve vicdanının, en önemlisi de kudretinin merkezi kılmak bizim yegâne temennimiz ve mücadelemizdir” ifadelerini kullandı.
ERDOĞAN’A ‘MÜHÜR SİZDE’ ÇAĞRISI
DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan, Meclis’in kuruluşunda çoğulcu olduğunu, sonra cumhuriyetin kuruluşunda bu durumun korunmadığını savunarak “Kurtuluşun çoğulcu ruhu kuruluşta görmezden gelindi. O gün çoğulcu bir cumhuriyet seçeneği vardı. Bu imkan heba edildi” dedi. Yeni çözüm sürecini değerlendiren Bakırhan “Cumhuriyeti kuranlar bir devlet inşa etti. Bize düşen o cumhuriyeti herkesin eşit yaşayacağı bir yer haline getirmek. Demokratik bir akla ihtiyaç var. Bu aklın harcı demokratik cumhuriyettir” ifadelerini kullandı. Bakırhan “PKK’nin silah bırakma kararı Türkiye’nin en büyük gelişmesidir. Bu kararı küçümseyen barışı küçümser. Ama barış tek taraflı yürünmez. Her basamak bir öncekinin üzerine kurulur. Şüphesiz devletin, siyasetin atacağı adımlar vardır. Hiçbir kalıcı barış kalıcı adımlar olmadan sağlanmadı. Bu dönemde tıkayan değil, yol açan bir tavra; şüpheye değil güvene ihtiyacımız var. 23 Nisan 1920’deki akdimiz 4 Mart 1925’teki Takrir-i Sükun’la zedelendi. Bugün tarihsel durakları güncelleme zamanıdır.” diye konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslenen Bakırhan “Barış ve demokratik toplum sürecindeki iradenize kıymet biçiyoruz. Sayın Bahçeli tarihi bir cesaretle Türkiye’nin önünü açtı. Öcalan çözümün kapısını sonuna kadar açma iradesi gösterdi. Muhalefet liderleri sürecin yanında yer aldı. Barış şimdi ona vurulacak mührü bekliyor. İktidar olarak sorumluluk sizdedir. Süleyman sizsiniz, mühür sizdedir. Millet hazırdır. Şimdi barışı kurmanın zamanıdır” dedi.
‘CUMHUR İTTİFAKI’MIZLA OMUZ OMUZA YOL YÜRÜYORUZ’
İÇ CEPHE VURGUSU
‘TRUMP’I MECLİS’E GETİRMEYİN’
