Elon Musk’ın sahibi olduğu SpaceX tarafından geliştirilen Starlink uydu internet sistemiyle ilgili dikkat çeken bir iddia gündeme geldi. İsrail’in önde gelen gazetelerinden Haaretz tarafından yürütülen araştırma, İsrail bağlantılı iki şirketin Starlink kullanıcılarının konumunu tespit edebilen ve kimliklerini açığa çıkarabilen gelişmiş bir dijital takip sistemi geliştirdiğini ortaya koydu.
İddiaya göre sistem, Starlink altyapısını doğrudan hacklemiyor ya da veri trafiğini ele geçirmiyor. Bunun yerine, internet kullanıcılarının bıraktığı dijital izleri, reklam teknolojileri ve büyük veri analitiğiyle bir araya getirerek dev bir gözetim ağı oluşturuyor.
1 MİLYON STARLINK TERMİNALİ İZLENİYOR

Uzun süredir savaş bölgelerinde, sansür uygulanan ülkelerde ve afet anlarında kritik iletişim aracı olarak kullanılan Starlink; özellikle İran’daki protestocular, Ukrayna’daki askerler, gazeteciler, yardım kuruluşları ve hatta suç örgütleri için vazgeçilmez bir teknoloji haline gelmişti. Ancak ortaya çıkan yeni bilgiler, bu sistemin aynı zamanda kullanıcıları görünür hale getirebileceği endişesini doğurdu.
Araştırmaya göre Güney Kıbrıs üzerinden faaliyet gösteren ve İsrailli sahipleri bulunan “TargetTeam” isimli şirket, “Stargetz” adı verilen bir takip sistemi geliştirdi. Şirketin satış sunumlarında yer alan verilere göre sistemin, dünya genelindeki yaklaşık bir milyon Starlink terminalini gerçek zamanlı olarak izleyebildiği belirtildi.
200 BİN ANONİM KULLANICI DEŞİFRE EDİLDİ
Canlı tanıtımlarda Ortadoğu, Rusya, Çin ve Hindistan’daki terminallerin interaktif haritalar üzerinden anlık olarak görüntülendiği belirtilirken, sistemin toplamda 5,5 milyon cihaza internet sağlayan terminalleri takip ettiği ifade edildi. En dikkat çekici detay ise yaklaşık 200 bin kullanıcının anonim kimliğinin çözüldüğünün öne sürülmesi oldu.
Sektörde faaliyet gösteren bir diğer İsrail merkezli şirket “Rayzone”un da benzer teknolojileri hükümetlere pazarladığı belirtildi. İsrail Savunma Bakanlığı denetiminde ihraç edilen bu sistemlerin, dijital istihbarat ve veri analizi alanında yeni bir dönemi başlattığı değerlendiriliyor.
RADARDAN KAYBOLAN BİLE TESPİT EDİLEBİLİR

Uzmanlara göre sistemin temelinde “Ad-INT” yani reklam tabanlı istihbarat yöntemi bulunuyor. Bu yöntemde Apple ve Google ekosisteminde kullanıcılar için oluşturulan benzersiz reklam kimlikleri kullanılıyor. Starlink üzerinden internete bağlanan cihazların bıraktığı dijital izler, bu reklam verileriyle eşleştirildiğinde kullanıcıların kimliği ve bulunduğu nokta büyük ölçüde belirlenebiliyor.
Sistemi pazarlayan şirket temsilcilerinin kullandığı örnekler ise teknolojinin ulaştığı seviyeyi gözler önüne serdi. Yayınlarını kapatarak radardan kaybolan Rus ve İran gemilerinin bile mürettebatın internet alışkanlıkları sayesinde tespit edilebildiği öne sürüldü. Bir satış yetkilisinin, “Gemi saklanabilir ama mürettebatın TikTok izleme alışkanlığı saklanamaz” sözleri dikkat çekti.
ÇATIŞMA BÖLGESİNDEKİLER İÇİN BÜYÜK RİSK TAŞIYOR
Uzmanlar, Starlink’in bugüne kadar fiziksel olarak dinlenmesinin oldukça zor olduğunu vurguladı. Dünya yörüngesinde bulunan 8 binden fazla uyduyla çalışan sistem klasik uydu telefonlarına kıyasla çok daha karmaşık bir yapı sunuyor. Bu nedenle yeni nesil istihbarat yöntemlerinin artık doğrudan cihazları dinlemek yerine devasa veri havuzlarını analiz etmeye yöneldiği belirtildi.
Uluslararası Af Örgütü Güvenlik Laboratuvarı Başkanı Donncha O Cearbhaill ise bu teknolojinin özellikle gazeteciler, insan hakları savunucuları ve aktivistler açısından ciddi risk oluşturduğunu söyledi. O Cearbhaill, Sudan’dan Myanmar’a kadar birçok çatışma bölgesinde Starlink’in yardım çağrısı yapmak ve ihlalleri belgelemek için son güvenli iletişim aracı olarak kullanıldığını hatırlattı.
Uzmanlar, reklam verileri üzerinden yürütülen dijital gözetim teknolojilerinin gelecekte çok daha büyük güvenlik ve mahremiyet krizlerine yol açabileceği konusunda uyardı.