Trump ve Netanyahu’nun İran planı deşifre oldu! Tahran için düşünülen isim gündem yarattı

İran savaşının ardından dünya kamuoyunda yankı uyandıran yeni bir iddia ortaya atıldı. Amerikan basınında yer alan haberlere göre ABD ve İsrail’in, Tahran’daki mevcut yönetimin zayıflaması durumunda alternatif bir siyasi denklem üzerinde çalıştığı öne sürüldü.

İddiaya göre planın merkezinde, yıllarca sert çıkışlarıyla gündeme gelen İran’ın eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad yer aldı. Amerikan gazetesi New York Times, bazı ABD’li yetkililere dayandırdığı haberinde, Ahmedinejad’ın savaş öncesinde yürütülen temaslarda adı geçen isimlerden biri olduğunu yazdı.

TAHRAN SALDIRILARINDA YARALANDI

Haberde, savaşın ilk günlerinde İran’daki kritik isimlerin hedef alındığı saldırılar sırasında Ahmedinejad’ın da Tahran’daki evinin vurulduğu ileri sürüldü. İsrail tarafından gerçekleştirildiği öne sürülen saldırının, eski liderin bulunduğu koşulları değiştirmeye yönelik özel bir operasyon olduğu iddia edildi. Aynı haberde Ahmedinejad’ın saldırıdan yaralı kurtulduğu, ancak sonrasında kamuoyundan tamamen çekildiği belirtildi.

New York Times’ın aktardığına göre Washington ve Tel Aviv’de hazırlanan senaryo yalnızca askeri operasyonlarla sınırlı değildi. Planın; İran yönetimindeki çözülmeyi hızlandıracak siyasi baskılar, psikolojik operasyonlar ve ülke içinde yeni dengeler oluşturmayı amaçlayan çok katmanlı bir strateji içerdiği öne sürüldü.

BEKLENİLEN OLMADI

Ancak iddialara göre süreç beklendiği gibi ilerlemedi. İran’daki güvenlik yapısının dağılmaması ve içeriden güçlü bir kırılmanın yaşanmaması nedeniyle planın büyük ölçüde sonuçsuz kaldığı ifade edildi. Daha önce hazırlanan Amerikan istihbarat değerlendirmelerinde de İran’daki mevcut yapının kısa sürede çökeceğine dair şüpheler bulunduğu belirtilmişti.

ABD-İSRAİL KARŞITI SÖYLEMLERİYLE BİLİNİYOR

Ahmedinejad’ın isminin gündeme gelmesi ise uluslararası çevrelerde şaşkınlık yarattı. Çünkü eski İran lideri, geçmiş yıllarda hem ABD hem de İsrail karşıtı sert açıklamalarıyla dikkat çekmiş, İran’ın nükleer programına verdiği destekle sık sık Batı ile karşı karşıya gelmişti. Buna rağmen son yıllarda Tahran yönetimiyle yaşadığı gerilim nedeniyle sistem içinde etkisini kaybettiği yorumları yapılmıştı.

Söz konusu iddialar ne Washington ne de Tel Aviv tarafından resmi olarak doğrulanırken, bölgedeki savaşın perde arkasına ilişkin tartışmalar giderek büyüyor. Özellikle İran’da olası bir yönetim değişikliği senaryosunda hangi isimlerin öne çıkabileceği sorusu, uluslararası diplomasinin en sıcak başlıklarından biri olmaya devam ediyor.

Author: Yusuf Arslan