ABD Başkanı Donald Trump, İran savaşı nedeniyle kendi partisinden gelen eleştirilerle karşı karşıya kaldı.
Çarşamba günü Cumhuriyetçi senatörlerle kapalı kapılar ardında yapılan toplantıda, Trump ile Louisiana Senatörü Bill Cassidy arasında sert bir tartışma yaşandığı bildirildi.
Toplantıya katılan bazı Cumhuriyetçiler, Cassidy’nin Trump yönetiminden İran’la imzalanan çerçeve anlaşmaya ilişkin daha açık bir bilgilendirme istediğini aktardı.
Cassidy, söz konusu anlaşmanın İran’a mali teşvikler sağladığını ancak Trump’ın savaşın başında açıkladığı hedefleri karşılamadığını savundu.
Toplantının ardından gazetecilere konuşan Cassidy, yönetimin İran politikası konusunda daha şeffaf olması gerektiğini söyledi.
Cassidy, “Amerikan halkının bize söylenenden daha fazlasını bilmesi gerekiyor. Kesin olarak bilmiyorum ancak sürecin bize anlatıldığı şekilde ilerlediği görünmüyor” ifadelerini kullandı.
Kapalı toplantıda yaşanan gerilim, İran savaşının kasım ayında yapılacak Kongre seçimleri öncesinde Cumhuriyetçi Parti içinde de rahatsızlık yarattığını gösterdi.
Reuters/Ipsos anketine göre, Trump’ın onay oranı göreve dönüşünden bu yana en düşük seviyeye gerilerken, Amerikalıların yalnızca dörtte biri savaşın maliyetine değdiğini düşünüyor.
SENATO’DA SAVAŞ YETKİLERİ OYLAMASI
Gerilimin ardından Senato’daki Cumhuriyetçi liderler, İran’la çatışmaların sona erdirilmesini öngören savaş yetkileri karar tasarısını engellemek için gece saatlerinde oylama düzenledi.
Senato, karar tasarısının ilerlemesini 50’ye karşı 47 oyla engelledi. Oylamanın büyük ölçüde parti çizgileri doğrultusunda gerçekleştiği bildirildi.
Trump, oylamanın ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Bu oylama İran’a mesaj veriyor” değerlendirmesinde bulundu. Ancak söz konusu oylamanın, daha önce yapılan ayrı oylamanın sonucunu değiştirmediği belirtildi.
Bir gün önce Senato, Temsilciler Meclisi’nden geçen ayrı bir karar kapsamında Trump’a İran savaşını sona erdirme çağrısı yapmıştı. Cassidy, bu karara destek veren dört Cumhuriyetçiden biri olmuştu.
Kapalı toplantı ve Senato’daki tartışmaların ardından Trump yönetimi, İran savaşının maliyetini karşılamak için Kongre’den 70 milyar dolarlık ek kaynak talep etti.
Bu talep, 867 milyar dolarlık ABD askeri bütçesine ek olarak sunuldu. Söz konusu adım, savaşın hem siyasi hem de ekonomik maliyetine ilişkin tartışmaları daha da büyüttü.
Gece yapılan oylamada Cassidy bu kez karar tasarısına “hayır” oyu verdi. Daha önce İran’a ilişkin savaş yetkileri kararlarını destekleyen Kentucky Senatörü Rand Paul ise “çekimser” kaldı.
Cumhuriyetçi senatörler Susan Collins ve Lisa Murkowski, Demokratların büyük çoğunluğuyla birlikte tasarı lehine oy kullandı. Pensilvanya Senatörü John Fetterman ise tasarıya karşı oy veren tek Demokrat oldu.
PETROL FİYATLARI GERİLEDİ
ABD ile İran arasında varılan ön anlaşmanın ardından petrol fiyatları perşembe günü savaş öncesi seviyelerin altına geriledi.
Anlaşmanın, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki baskısını hafiflettiği ve deniz trafiğinin yeniden başlamasına olanak sağladığı belirtildi.
Buna karşın İran Devrim Muhafızları, gemilere Tahran tarafından belirlenen rotalara uyma çağrısı yaptı.
Devrim Muhafızları, İran’la koordine edilmeden açıklanan yeni deniz yollarını “kabul edilemez ve tehlikeli” olarak nitelendirdi.
Savaş öncesinde Hürmüz Boğazı, küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz sevkiyatının yaklaşık beşte birinin geçtiği kritik bir güzergâh olarak öne çıkıyordu.
BÖLGE ÜLKELERİ ANLAŞMAYA ŞÜPHEYLE BAKIYOR
ABD ile İran arasındaki çerçeve anlaşma, Orta Doğu’da da kuşkuyla karşılandı. Savaş sırasında İran’ın saldırılarına maruz kalan bazı bölge ülkeleri, anlaşmanın Tahran’a fazla taviz verdiğini düşünüyor.
Anlaşmanın 300 milyar dolarlık bir fon ve bazı yaptırımların kaldırılmasını içermesi, Washington’ın Körfez’deki müttefiklerinde endişe yarattı. Bölge ülkeleri, bu fonun İran’ın askeri kapasitesini yeniden inşa etmesine yardımcı olabileceğini savunuyor.
Anlaşmanın İran’ın balistik füze programına değinmemesi de eleştirilen başlıklar arasında yer alıyor.
Ayrıca anlaşma, İran’ın Hürmüz Boğazı’ndan geçişlere 60 gün boyunca izin vermesini öngörüyor. Tahran’ın daha sonraki süreçte geçişlerden ücret talep edebileceği belirtiliyor.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Kuveyt’te yaptığı açıklamada, “Bölgedeki uzun süreli müttefiklerimizin güvenliğini zayıflatacak hiçbir şey yapmayacağız” dedi.