Tülay Hatimoğulları’ndan kürsüde ‘Gülistan Doku’ çağrısı: ‘Ucu nereye dokunursa dokunsun…’

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin TBMM’deki haftalık grup toplantısında gündeme ilişkin açıklama yapıyor.

Hatimoğulları, konuşmasının başında Gülistan Doku soruşturmasına değindi.

Tülay Hatimoğulları, “Gülistan Doku’nun akıbeti 6 yıldır karanlıkta. Nihayet dün üstü örtülmüş bu soruşturma için bir soruşturma başlatıldı ve gözaltılar gerçekleştirildi. Gerçekler yıllardır karanlıktaydı, bu karanlığı kim yarattı? Ucu nereye dokunursa dokunsun soruşturulmalı, herkes hukuk önünde yargılanmalı. Aynı soruşturma Rojin Kabaiş için de yapılmalı” ifadelerini kaydetti.

“İSLAMABAD’DAN OLUMLU HABERLER GELMEDİ”

Hatimoğulları’nın konuşmasında öne çıkanlar şöyle:

“41 gün boyunca İran kentlerine ve Orta Doğu’nun merkezlerine uçaklardan, drone’lardan ve balistik füzelerden ölüm yağdı. Bunun sonucu binlerce sivilin yaşamını yitirmesi, yıkım, yoksulluk ve derin acı oldu. Kan ve barut kokusu altında varılan iki haftalık ateşkesi bu nedenle memnuniyetle karşıladık.

Ancak hafta sonu, görüşmelerin sürdüğü İslamabad’dan çok da olumlu haberler gelmedi. ABD ve İran heyetleri, ‘uzlaşamadık’ diyerek masadan kalktı. Nükleer taahhütler, Hürmüz Boğazı ve Lübnan cephesi başlıklarında düğümler çözülmedi, yeni bir müzakere takvimi de belirlenemedi.”

“İRAN BUNU İYİ BİLİR…”

“İran rejimine gelince; dış müdahaleye zemin hazırlayan iç baskıyı artırma hatasında ısrar etmek yalnızca daha büyük zararlar doğurur. Nitekim ateşkesin başladığı anda kitlesel gözaltılar devreye girdi, başta Kürtler ve kadınlar olmak üzere muhaliflere yönelik idam kararları gündeme alındı. Emperyalizme ve savaşa karşı durduğunu söyleyen, ancak kendi halkına zulmeden yönetimler meşruluğunu kaybeder. Derin bir devlet tarihine sahip olan İran bunu iyi bilir, bilmelidir.

Kürtler, Farslar, Beluçlar, Azeriler, Türkmenler, kadınlar, gençler ve siyasetçiler; özgürlük, demokrasi ve eşit yurttaşlık hakkı talep ettikleri için katledilmemeli, gözaltına alınmamalıdır. Hakkında idam kararı bulunan bütün muhalifler için bu kararlar kaldırılmalı, İran’daki siyasetçiler serbest bırakılmalıdır. Ez cümle, demokratik ve adil yönetimler dış müdahalelere karşı her zaman daha güçlü olur; aksi ise er ya da geç kırılmayı beraberinde getirir. Bizler DEM Parti olarak, ülkemizde olduğu gibi bölgede de halklar için barışı, eşit yurttaşlığı, demokrasiyi ve özgürlükleri haykırmaya devam edeceğiz. “Savaşa hayır” demeyi sürdüreceğiz.”

GİRESUN’A VERİLEN MADEN RUHSATLARI

“Kapitalist sistemin işçiyi ve emekçiyi sömürmesi yetmiyormuş gibi şimdi de gözünü doğaya dikmiş durumda. Dağı, taşı, kuşu, böceği, kısacası yaşamın tamamını yok ederek dolar yeşiliyle kesesini doldurmak istiyor. Şu haritaya bakın.

Bu harita, Polen Ekoloji’nin emeğiyle ortaya çıkardığı talan tablosudur. Bu vesileyle, yaşamı ve doğayı korudukları için tutuklanan Cemil Aksu ve Cemre Nayır’ı da selamlıyorum. Polen Ekoloji’nin ortaya koyduğu veriler gerçeği bütün açıklığıyla gösteriyor: 2023 başından 2025 sonuna kadar açılan ihalelerde 2 bin 405 ruhsat sahası satışa çıkarıldı.

Bakın, yalnızca Giresun’un yüz ölçümünün yüzde 85’ine maden ruhsatı verilmiş durumda. Bir ilin tam yüzde 85’i talana açılmış. 86 milyon insanımız şunu bilsin ki Türkiye’de artık neredeyse maden tehdidinden uzak tek bir karış toprak kalmamıştır.”

AYRINTILAR GELİYOR…