Anneler Günü kapsamında 12 ülkede 9 bin 250 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen araştırma, Türkiye’de her iki kişiden birinin annesine yeterli desteği sağlayamadığını düşündüğünü ortaya koydu.
Versuni’nin “Philips Home Report 2026” çalışmasına göre katılımcıların yaklaşık üçte ikisi, sembolik hediyeler yerine günlük yaşamı kolaylaştıran hediyeleri daha değerli buluyor. Bulgular, Anneler Günü algısında duygusal jestlerden pratik desteğe doğru bir yönelim olduğunu gösteriyor.
Şirketin açıklamasında Türkiye’de katılımcıların yüzde 70’inin ev düzenini annelere atfettiği, yüzde 58’inin ise annelerin günlük sorumluluklar nedeniyle zaman zaman yorulduğunu düşündüğü belirtildi. Bu veriler, ev içi emeğin büyük ölçüde görünmeyen bir yük oluşturduğunu ortaya koyuyor.
Araştırmada annelere dair en güçlü hatıraların, yapılan işlerden çok hissettirdikleri duygular üzerinden şekillendiği ifade edildi. Katılımcılar çocukluk dönemine ilişkin olarak en çok güvende hissettikleri ve yanında birinin olduğu anları hatırladıklarını aktardı. Küresel sonuçlarda da hastalık zamanlarında annenin yanında olması ve mutfak kokularıyla hatırlanan anlar öne çıktı.
Verilere göre yetişkinlikte bu davranışlar devam ediyor. Temiz ve düzenli ev kurma, birlikte yemek yeme ve sıcak bir ortam oluşturma alışkanlıkları en yaygın şekilde aktarılıyor. Türkiye’de ise katılımcıların yüzde 39’u ebeveynlerinden öğrendikleri çay ve kahve hazırlama alışkanlığını sürdürdüğünü belirtti.
Araştırma, Anneler Günü beklentilerinin de değiştiğini ortaya koydu. Katılımcıların yüzde 64’ü annesinin hayatını kolaylaştıran hediyeleri daha anlamlı bulduğunu ifade ederken, yüzde 49’u annesine yeterli destek veremediğini düşündüğünü söyledi. Bulgular, sembolik hediyelerden günlük yaşamı kolaylaştıran çözümlere yönelişi işaret etti.
Versuni Türkiye Genel Müdürü Esin Karadede ise değerlendirmesinde, evin bir yuvaya dönüşmesinde görünmeyen emeğin önemli rol oynadığını belirterek, şirketin sunduğu ürünlerle bu emeği desteklemeyi hedeflediklerini ifade etti. Karadede, araştırmada ortaya çıkan yüzde 64’lük oranın tüketici eğiliminden öte bir sorumluluk anlayışına işaret ettiğini söyledi.