Çanakkale’nin Ezine ilçesine bağlı Dalyan köyünde bulunan ve antik çağlarda Alexandria Troas Antik Kenti’nin iç limanı olarak kullanılan kalp şeklindeki göl, yeniden karakteristik rengine kavuştu. Dünyadaki az sayıda pembe gölden biri olan ve sosyal medyada yayılan fotoğraflarla popülaritesi her geçen gün artan doğa harikası, rengindeki bu değişimle birlikte ziyaretçilerin yeniden uğrak noktası haline geldi.
Sıcaklık ve tuzluluk oranının artmasına bağlı olarak “Dunaliella salina” adlı mikroskobik bitkisel canlının fazla üremesinden kaynaklanan pembe ve kırmızı tonlar, göle sıra dışı bir görünüm kazandırıyor. Her yıl normal şartlarda mayıs ayı sonlarında renk değiştiren Kalpli Göl, bu yıl yaşanan iklimsel farklılıklar nedeniyle temmuz ayı ortalarında pembe tonlarına döndü.

YAĞIŞLAR TUZLULUK ORANINI DÜŞÜRMÜŞTÜ
Gölün dinamik bir ekosisteme sahip olduğunu belirten Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Fen Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü’nden Doç. Dr. Alper Tunga Akarsubaşı, renk değişiminin arkasındaki bilimsel süreci açıkladı. Doç. Dr. Akarsubaşı, “Gölün rengi; tuzluluk oranı, hava sıcaklığı, mikroorganizma ve bakteriyel canlılık gibi birçok çevresel faktörün birlikte etkisiyle şekillenir. Bu yıl bölgede son yılların en yüksek yağış miktarı görüldüğü için göldeki tuzluluk seviyesi düşmüş, bu nedenle pembelik oluşturan mikroorganizmaların yoğunluğu azalmıştı. Ancak yaz döneminde hava sıcaklıklarının artması ve buharlaşmanın hızlanması ile birlikte tuzluluk oranı yeniden yükseldi. Buna bağlı olarak pembe rengi oluşturan mikroorganizmalar tekrar baskın hale geldi ve göl yeniden karakteristik pembe görünümüne kavuştu” dedi.

KİRLİLİK KAYNAKLARI DENETİM ALTINDA TUTULMALI
Pembe göllerde bu tür renk değişimlerinin dönemsel olarak yaşanmasının beklenen bir durum olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Akarsubaşı, ekolojik dengenin korunması adına kritik uyarılarda bulundu. Göldeki mikrobiyal yaşamın ve çevresel koşulların mevsimsel olarak takip edildiğini aktaran Akarsubaşı, “Daha uzun yıllar kalbimizde pembe bir şekilde yer edebilmesi için göl çevresinde insan aktivitesi ile tarımsal ve hayvansal aktivite kaynaklı kirliliğin de denetim altında tutulması gerekmektedir” ifadelerini kullanarak gölün geleceği için çevre koruma önlemlerinin önemine dikkat çekti.

