Odatv yazarı Nedim Atilla bugün kaleme aldığı, “Midilli Adası’nda neler oluyor” başlıklı yazısında Türklerin en çok ziyaret ettiği Midilli Adası’nın karşı karşıya kaldığı krizi yazdı.
Yazısında, “Bizim için her zaman sadece bir ada değil, bir hatıra coğrafyası olmuştur Midilli Adası. Rüzgârında çocukluğumuzun hikâyeleri, sofralarında mübadelenin izleri, sokaklarında iki yakanın ortak hafızası vardır” diyen Atilla, “Ama bu kez bavulları açmadan kapattık. Bu hafta sonunu da içeren Midilli seyahatini iptal ettik” ifadeleriyle ziyaretlerinden vazgeçtiklerini yazdı.
Atilla ziyaret iptallerini ve adanın karşı karşıya kaldığı krizi şu ifadelerle kaleme aldı:
“Çünkü haberler artık sadece bir sağlık krizini değil, bir adanın nefes alışının daraldığını anlatıyordu. Adada yayılan Şap hastalığı yalnızca hayvanları değil, hayatın kendisini vurmuştu. Çiftliklerde alarm çanları çalarken, limanlarda protestolar yükseliyor, market rafları birer birer boşalıyordu.
Ayvalık- Midilli seferi yapan gemiler de eylemlerden etkileniyor, 3-4 saat gecikme yaşıyorlardı”
“Midilli marketlerinde rafların çoğu boş. Adada büyük bir açlık krizi yakında…” diyen Atilla, “Bir adayı ada yapan en temel şeylerden biri, sürekliliktir: üretim, tedarik, günlük yaşamın akışı… Oysa Midilli’de bu zincir kopmuş durumda. Süt ve süt ürünleri üretimi durmuş, peynir fabrikaları kapılarına kilit vurmuş. Midilli mutfağının en kadim unsurlarından biri olan peynir, ironik biçimde, peynirin vatanlarından birinde yokluğa dönüşmüş” dedi.
Atilla ayrıca, “Daha çarpıcı olan ise günlük hayatın kırılganlığı: Sebze ve meyve tezgâhları boş. Et ürünleri neredeyse bulunamıyor. Tavuk yok, domuz eti sınırlı. Yani sadece bir hastalık değil, doğrudan bir gıda krizi yaşanıyor” ifadeleriyle adadaki krizin boyunu vurguladı.
