Gerçekçilik mi, Sıkılık Mesajı mı?
Ekonomist İris Cibre, Merkez Bankası’nın 2026 yılı için 26’lık bir enflasyon tahmini yapmasını (hedef yüzde 24), piyasadaki genel beklentilerin üzerinde bir revizyon olarak değerlendirdi. Bu revizyonun amacını, “sıkı duruşun devam edeceği imajını korurken, ilerleyen aylarda olası faiz indirimleri için teknik bir alan yaratmak” şeklinde okudu.
Kendi yıl sonu enflasyon beklentisinin yüzde 30 olduğunu belirten Cibre, MB’nin yüzde 26’lık tahmininin dahi şu anki görünümde zorlayıcı olduğunu savundu.
Dezenflasyonun Faturası Yine Vatandaşa
Talebin daraldığına dair yapılan vurgulara tepki gösteren Cibre, ücret artışları ile enflasyon arasındaki makasa dikkat çekti:
Sosyal medyada yaptığı paylaşımda Cibre, “Ücretlere yüzde 27 zam yapıldı, enflasyon yüzde 31’di. Beklenen yüzde 26 tahmininin tutmayacağını hepimiz biliyoruz. Dezenflasyonda bekledikleri başarının temel taşı vatandaş sanılıyor hala. Vatandaşa bu kadar yüklenilir mi” dedi.
Kur ve Faiz Çıkmazı: “Sinyal Alamadım”
Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’a yönelttiği soruya dair detayları da paylaşan Cibre, Türk Lirası talebini canlı tutmak için ek bir faiz artışı veya stopaj indirimi gibi mali desteklerin gündemde olup olmadığını sorduğunu ancak net bir yanıt alamadığını belirtti. “Kur politikasında bir değişim olmadığı cevabı aldım. Ama ben para ve mali politika hakkında sinyal almak istemiştim, alamadım” ifadelerini kullandı.
Kur artış hızının Ocak ayından bu yana izlenen regresyon kanalının dışına çıktığını vurgulayan ekonomist, para ve mali politika arasındaki koordinasyona dair belirsizliğin sürdüğüne işaret etti.
Kredibilite Sorunu: “Tahminler İletişim Gücünü Zayıflatıyor”
Merkez Bankası’nın geçmişteki “oksimoron” derecesindeki iyimser tahminlerinin reel sektörde güven kaybına yol açtığını savunan Cibre, bu durumun “forward guidance” (ileri yönelik yönlendirme) etkisini zayıflattığını söyledi.
Reel sektörün enflasyon beklentilerinin hala yüksek kalmasının temel nedenlerinden biri olarak, gerçekleşen rakamlar ile MB tahminleri arasındaki bu kronik sapmayı gösterdi.
Ekonomist Veysel Ulusoy da, Merkez Bankası’nın verilerini sosyal medyada yorumladı. “Merkez Bankası, “enflasyon hedefimizde yüzde 50 şaştık. Başınızın çaresine bakın diyor” diyen Ulusoy, hedeften şaşma oranını enflasyon verisinin kendisinin yanıltıcı olmasına dayandırdı. “Enflasyon verisi sahte olursa, hedeften şaşma oranı yüksek olur” dedi.
Ekonomist Emre Alkin ise yeni hedefin de tutma ihtimalinin düşük olduğuna inandığını söyledi. “Gerçeklerin geç kabullenilmesi yenilginin açık beyanıdır” diyen Alkin, savaşın bir bahane olarak kullanıldığını vurguladı. “Savaşı bahane etmek beceri değildir” dedi.