Mart Ayı Bilançosu: Tarihî Rekorun Eşiğinden Dönüldü
Türkiye’nin ödemeler dengesi mart ayında ağır bir darbe aldı. TÜİK’in açıkladığı 11,2 milyar dolarlık dış ticaret açığının yansıması, ödemeler dengesi tanımıyla 9,7 milyar dolarlık bir cari açık olarak gerçekleşti.
Bu rakam, “gümüş madalyalı” bir negatif rekor anlamına geliyor. Yıllıklandırılmış cari açık ise bu verinin ardından yeniden 40 milyar dolar sınırına dayanarak makroekonomik dengeler üzerindeki baskısını artırdı.
Nisan’da ‘Baz Etkisi’ Molası: İyileşme mi, İllüzyon mu?
Verilerdeki bu olumsuz gidişatın nisan ayında hız kesmesi bekleniyor. Ekonomist Alaattin Aktaş’ın Ekonomim gazetesindeki yazısına göre Ticaret Bakanlığı’nın öncü verilerine bakıldığında; nisan ayı ticaret açığı geçen yıla oranla yüzde 30 azalarak 8,5 milyar dolara geriledi.
Bu iyileşmenin cari dengeye yansımasıyla Nisan ayı açığının 4,5 – 5 milyar dolar seviyesinde kalması, yıllık açığın ise 39,7 milyar dolardan 36 milyar dolar bandına çekilmesi öngörülüyor. Ancak Aktaş bu düşüşün bir “iyileşme” değil, tamamen geçen yılın yüksek rakamlarından kaynaklanan bir baz etkisi olduğunu ve birikimli olarak artmaya devam edeceğini belirtti.
Mayıs ve Sonrası: 50 Milyar Dolarlık Risk Kapıda
Asıl riskli dönemeç mayıs ayıyla birlikte başlıyor. 2025 yılının mayıs-aralık döneminde toplam cari açığın sadece 7,6 milyar dolar gibi oldukça düşük bir seviyede kalmış olması, bu yılın aynı aylarında verilecek her yüksek açığın yıllık rakamı hızla yukarı taşıyacağı anlamına geliyor.
Turizm gelirlerinin bu yılki savaş ve jeopolitik risklerden nasıl etkileneceği ise en büyük bilinmez. Cari dengenin 2026 yılını 50 milyar dolar civarında bir açıkla kapatması, ekonomi çevrelerinde şimdiden “razı olunacak” bir senaryo olarak konuşuluyor.
Finansman Krizi: Merkez Bankası Yabancıya Çalıştı
Mart ayının en sarsıcı verisi finans hesabında gizli. Döviz talebinin zirve yaptığı bu dönemde, portföy ve doğrudan yatırımlardan toplam 26,7 milyar dolarlık bir çıkış yaşandı. Bu büyük döviz ihtiyacı neredeyse tamamen Merkez Bankası (TCMB) tarafından karşılandı:
Mart ayında TCMB rezervlerinden tam 43,4 milyar dolar kullanıldı. Son bir yıl içindeki toplam 52,5 milyar dolarlık rezerv kaybının yüzde 80’inden fazlasının tek bir aya sıkışması, mart ayındaki sermaye kaçışının şiddetini kanıtlıyor.
Enerjide “Gizli” Fatura: Sadece Ham Petrol Değil!
Türkiye’nin enerji ithalatı faturası, sadece ham petrol üzerinden okunmamalı. Yıllık ham petrol ithalatı 220 milyon varil civarında seyrederken, ürün dahil edildiğinde bu rakam 350 milyon varili aşıyor. Savaşın etkisiyle enerji fiyatlarında yaşanacak her yükseliş, Türkiye için sadece bir döviz sorunu değil, aynı zamanda yurt içinde yeni bir enflasyon dalgası anlamına geliyor.